9.9 C
Hamburg
Donnerstag, April 15, 2021
Start Gesundheit Covid-19 Pandemide kaliteli hizmet karşılıksız kalmıyor!

Pandemide kaliteli hizmet karşılıksız kalmıyor!

ALMANYALILAR – Koronavirüs salgınından tarihinin en ağır darbesini yiyen, seyahat endüstrisinin önemli ayağı havacılıkta dünyanın her yerinde havayolları ve havalimanları peş peşe iflas ederken, hızlı ve mantıklı adımlarla yeni sürece uyum sağlayan havayolu şirketleri yoluna devam ediyor. Başarılı bir yönetim kadrosuyla yoluna devam eden şirketlerden biri de 1989 yılında Lufthansa ve Türk Havayolları (THY) tarafından kurulan SunExpress şirketi. 2001 yılında başladığı Antalya-Frankfurt uçuşlarıyla, Türkiye’nin yurtdışına tarifeli sefer düzenleyen ilk özel havayolu olan SunExpress bünyesinde uzun yıllardan beri görev yapan Hakan Ortatepe ile salgın sürecindeki çalışmaları ve yolcuların dikkat etmeleri gereken
hususlar konusunda ALMANYALILAR okurları için sohbet ettik:

Sizi tanıyabilir miyiz? Hakan Ortatepe kimdir?
Bursalı bir ailenin çocuğuyum ve Almanya’da Hannover yakınlarında küçük bir sayfiye şehri olan Bad Oeynhausen’de doğdum. Anadolu Üniversitesi İşletme bölümü mezunuyum. 2005 yılından beri SunExpress çatısı altında çalışıyorum. Yoğun ve zorlu çalışma sürecinden kalan zamanlarda ise çok sevdiğim ve dinlendiğim bir çalışma olan spor yazarlığı ve yorumculuğu yapıyorum.

Seyahat etmeyi sever misiniz? Seyahat sektöründe çalışanların çok sık seyahat ettikleri gibi bir düşünce var. Görmek isteyip de henüz görmediğiniz yerler var mı?
Elbette birçok insan gibi ben de seyahat etmeyi çok seviyorum. Fırsat buldukça da seyahat ediyorum. Malta ve Rodos adaları çok sevdiğim iki ada. Görmek isteyip de henüz gidemediğim yerler ise Brezilya ve Karibik Denizi’ndeki adalar. İnşallah pandemiden sonra oraları da görmek için fırsatlar oluşturmaya çalışacağım.

Pandemi döneminden en çok etkilenen bir sektördesiniz. Pandemi sizi ne şekilde etkiledi?
Pandemi birçok sektörü etkilediği gibi, havacılık ve buna bağlantılı olarak tabii ki turizm sektörünü de olumsuz etkiledi Neticede Türkiye’den Avrupa’nın birçok ülkesine uçuyoruz. Pandeminin ilk dönemlerinde uygulanan uçuş yasakları nedeniyle tüm havayolları da uçuşlarını bir süre durdurmak zorunda kaldı. Tabii ki bu havayolu şirketlerini oldukça etkiledi. Malumunuz; bir uçak yerdeyken değil, uçtuğu zaman para kazanabiliyor.

Avrupa Havalimanları Konseyi (ACI) verilerine göre Türkiye havalimanları özellikle salgın döneminde Avrupa havalimanları arasında en yoğun havalimanları oldu. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Salgın döneminde Avrupa’nın büyük bir kısmı uçuşları tamamen durdurdu. Frankfurt, Amsterdam, Paris ve Londra gibi trafiği yoğun olan ve aynı zamanda aktarma noktası olarak da kullanılan bu havalimanı faaliyet gösteremediler. Bu nedenle hem Avrupa ülkelerine hem de diğer ülkelere hava ulaşımı ağırlıkla İstanbul üzerinden sağlandı. Diğer yandan bu ülkelerde yaşayan nüfusumuzun 5-6 milyon civarında, hatta daha fazla olduğunu düşünürsek, bu insanlarımızın büyük bir kısmı birçok zorluklara rağmen yine de ülkemize seyahat etmeyi tercih etti. Bunun haricindeki en büyük etkenlerden birisi de geçtiğimiz yaz ve devamında kış döneminde özellikle Antalya gibi bir tatil beldesinin tercih edilmesi oldu. Bunda tabii ki bölgenin Avrupa ülkeleri ve özellikle de Almanya tarafından riskli bölge kapsamı dışında tutulması ve bu bölgede bulunan otellerin pandemi güvenlik sertifikası alarak faaliyetlerini yüksek standartlarda sağlık ve hijyen önlemleriyle devam ettirmeleri de önemli bir rol oynadı.

Pandemi döneminde müşterilerinize özel hizmetleriniz var mı? Bu dönemde çalışmalarınız ne şekilde devam ediyor?
Pandemi nedeniyle bildiğimiz seyahat alışkanlıkları ve şartları oldukça değişti, hatta bu zorunluluk oldu. Artık öyle son dakika karar verip bir yerlere gidebilme, tatilden geri dönüp hemen işbaşı yapabilme imkanı hemen hemen yok gibi. Zira uçakla seyahat edebilmek için belirli yükümlülükleri yerine getirmeniz gerekiyor. Öncelikli olarak ülkelerin talepleri doğrultusunda son 48 ila 72 saat arası yaptırılmış ve sonucu ‘negatif’ olması gereken PCR Testi, ayrıca gidilecek ülkeye göre değişen ülkeye giriş formu doldurulması mecburiyetleri var. PCR Testi, kişiye özel ve seyahatte ‘olmazsa olmaz’ dediğimiz bir yükümlülük ve buna bizim müdahil olabilme durumumuz söz konusu değil. Ancak ülkeye giriş formu doldurulması konusunda havalimanlarında check-in esnasında yardımcı oluyoruz tabii. Uçuş planlarımızda herhangi bir değişiklik yok ve pandemi öncesinde olduğu gibi devam ediyoruz. Hatta bu yılki normal uçuş programlarımızın yanı sıra yeni destinasyonları da planlamalarımıza dahil ettik. Bu program için, yeni uçacağımız destinasyonlar için gerekli şartların yerine getirilmesi gibi çalışmaları tüm hızıyla sürdürüyoruz. Bununla birlikte değişen, yenilenen kurallarla ilgili yolcularımızı ve acentelerimizi güncel olarak bilgilendiriyoruz. Burada yolcularımıza en büyük hizmeti veren acentelerimize ayrı bir parantez açmak istiyorum. Aslında işi sadece tatil paketi veya uçak bileti satmak olan, ancak sabah, akşam, hafta sonu ya da tatil günü demeden yolcularımızın PCR Testi başvurularından evlerine ulaşmalarına kadar tüm soru ve sorunlarıyla ilgilenen değerli partnerlerimize kocaman bir teşekkür etmek istiyorum. Zira bu dönemde her gün değişkenlik gösterebilen tüm şartlara rağmen yılmadan, yorulmadan yolcularımıza hizmet verdiler ve vermeye de devam ediyorlar. Pandeminin asıl kahramanları onlar. Bu süreçte tabii ki yine gece gündüz demeden özveri ile çalışan ekip arkadaşlarımı da unutmamak gerek.

Salgın döneminde seyahat etmek isteyenlere neler tavsiye edersiniz?
Öncelikle Türkiye ile seyahat edecekleri ülke arasındaki seyahat kural ve koşullarını tam olarak yetkili makamlardan öğrenmeleri, kulaktan dolma bilgilerle ve duyumlarla hareket etmemelerini tavsiye ediyorum. Bu koşulları yerine getirmedikleri takdirde problem yaşama riskini göz önüne almaları gerekiyor. PCR Testini istenilen zaman diliminde ve resmi olarak kabul gören yerlerde yaptırmaları, özellikle havalimanına biraz daha erken gitmeye özen göstermeleri de stressiz bir seyahat açısından önemli. Bunların haricinde maske, hijyen ve fiziki mesafe kurallarına riayet etmelerini mutlaka tavsiye ediyorum. En kısa zamanda eski normallerimize, sağlıklı günlere geri dönebilmesi temennisi ile sağlıklı
ve mutlu günler diliyorum.

Teşekkür ediyoruz.

Pandemi döneminde yolculuk yapanlara önemli tavsiyeler:
– Ülkelerin taleplerine göre 48 ila 72 saatten daha eski olmayan PCR testlerini yaptırırken mutlaka kabul gören testleri yaptırın. Hızlı, antikor ve antijen testler maalesef kabul edilmiyor. PCR testlerinin ortalama 24 ila 36 saat arası çıktığını dikkate alarak planlarınızı yapmanızı tavsiye ediyorum. PCR testinin Almanya’dan Türkiye’ye uçarken 72 saatten (6 yaş üstü herkes yaptırmak zorunda) ve Türkiye’den Almanya’ya uçarken 48 saatten eski olmaması (2 yaşından itibaren) gerekiyor.
– İki ülke arasındaki seyahatlerde ülkeye giriş formu doldurulması zorunluluğu var. Türkiye’den Almanya’ya uçarken „www.einreiseanmeldung.de“ adresinden kayıt yaptırmanız gerekiyor. Almanya’dan Türkiye’ye uçarken ise „htps://register.health.gov.tr/“ adresinden kayıt yaptırmanız gerekiyor.
– Türkiye’den Almanya’ya uçarken karantina önlemleri hakkında bilgi almanızı tavsiye ediyorum. Karantina önlemleri hangi ülkeden hangi eyalete gittiğinizle ilgili farklılıklar gösteriyor. Ayrıca karantina süreciyle ilgili istisnalar konusunda bilgi alarak mağduriyetlerinizi önleyebilirsiniz.

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular