9 C
Hamburg
Freitag, Mai 14, 2021
StartGesundheitCovid-19Koronavirüs aşısı turizme umut aşısı olacak mı?

Koronavirüs aşısı turizme umut aşısı olacak mı?

ALMANYALILAR – Geçen sene Mart ayında patlak veren Koronovirüs pandemisi krizinden en çok etkilenen sektörlerden biri turizm sektörü olurken tur operatörleri, yeni ürünler ve yeni uygulamalarla krizi fırsata çevirmeye çalışıyor. İsviçre merkezli Türkiye uzmanı Bentour Reisen şirketinin Almanya Genel Müdürü Songül Göktaş-Rosati ile kariyeri, salgın döneminde turizmin geleceği ve aşı gibi konularda ALMANYALILAR okurları için sohbet ettik:

Evli ve 16 yaşında bir kız çocuğu annesi olan 51 yaşındaki Songül Göktaş-Rosati, 1990 yılından beri turizm sektörünün içinde olduğunu söylüyor. Sektördeki kariyerine İstanbul’da uçuş kabin görevlisi olarak başlayan Göktaş-Rosati, uzun yıllar, “Cats, Phantom der Oper” gibi ünlü Broadway Müzikallerinin organizatörü Stella Musikal AG şirketinde çalışmış. 2001 yılında ÖGER TOURS’la birlikte klasik tur operatörü pazarına girmiş. Rezervasyon müdürlüğünün ardından tüm havalimanlarını kapsayan satış ve pazarlama sorumluluğunu üstlenen Göktaş-Rosati, bu süreçte klasik turizm dünyasına kazandırdığı ilk çağrı merkezini Antalya’da kurmuş ve 2015 yılında ÖGER TOURS’un genel müdürlüğüne atanmış. Göktaş-Rosati, Mart 2020 tarihinden beri Bentour Reisen şirketinin Almanya Genel Müdürü olarak görev yapıyor.

Almanya’ya geliş sebebiniz?

Aslen Ankaralıyız. Babam 1962 yılında misafir işçi olarak Almanya’ya gelmiş ve uzun yıllar, babam gibi misafir işçi olarak gelen İtalyanlarla birlikte bir yurtta yaşamış, onlardan İtalyanca bile öğrenmiş. Amacı birkaç yıl çalışıp biraz birikim yaptıktan sonra geri dönmekmiş ama birçok misafir işçinin yaptığı gibi Almanya’da kalmış. 1970 yılında, ben henüz 6 aylıkken 4 kardeşim ve annemle birlikte Almanya’ya gelmişiz. İkinci neslin çoğunda olduğu gibi ben de iki arada bir derede kalanlardan biriydim. Çünkü ailem hep geri döneceğimizi söylerdi ama kaldık ve gördüğünüz gibi hala da buradayım.

Mesleğiniz gereği sık seyahat ediyorsunuzdur. Seyahat etmeyi seviyor musunuz?

Çocukluğumda ailemle Türkiye’ye sık sık yaptığımız yolculuklar ve belki mental olarak iki ülke arasında gidip gelmek bana seyahati sevdirdi. Bana seyahati sevdirdi. En büyük hobim seyahat ve bunu meslek olarak yapabildiğim için şanslıyım. Yeni şeyler keşfetmeyi, yeni insanlar, yeni kültürler tanımayı çok seviyorum. Seyahat insana huzur veriyor, endişeleri azaltıyor, hoşgörüyü artırıyor. Gerek mesleki ve gerekse özel olarak sık seyahat ediyorum. Pandemiden önce yılda ortalama 150 gündü ama pandemi de azalsa da Türkiye’nin güvenlik ve hijyen önlemleriyle mükemmel bir şekilde uyguladığı konseptler sayesinde çok fazla bir şey kaçırmadım diyebilirim. Geçen sene hem özel hem de iş amaçlı Türkiye seyahatlerim oldu ve hep kendimi güvende hissettim. Dürüst olmak gerekirse, buradan çok daha güvenli.

Turizm sektöründe çalışmanın zorlukları neler?

Turizm branşı bence çok güzel bir branş. İnsanların yıl içindeki en güzel haftalarını biz organize ediyoruz. Ülkelerin gelişiminde de turizm önemli bir rol oynuyor. Dünyadaki en önemli ihracat gelirlerinden olan turizm, birçok ülkede insanlara iş imkanı, önemli gelir kaynağı sunduğu için itekleyici bir güç. Fakat pandemi döneminde sektörün tüm krizlere karşı dirençli olamadığını ve birçok faktöre tabi olduğunu da gördük. Ve özellikle güzel ülkemiz, son birkaç on yılda birçok krizle baş etmek zorunda kaldı. Ama şahsen, krizi her zaman daha da gelişmek için bir fırsat olarak gördüm. Bunu da başardığımı düşünüyorum.

Pandemiden etkilenen en önemli sektörlerden birindesiniz. Ne şekilde etkilendiniz?

Tam bir yıl önce, Bentour’a yeni başlamışken seyahat dünyası birden durdu ve tabii ki bu, bir şok etkisi oluşturdu. Tamamen durmak bir seçenek değildi ve hemen kriz moduna geçtik. İptaller, sorulara cevaplar, belirsizlikler, kalıcı yeni düzenlemeler, hijyen konseptlerinin geliştirilmesi gibi seçenekler bizi aktif tuttu. Seyahat acenteleri de özellikle güvenini yitirmiş konuklarımızın direkt muhatabı olarak önemli görevler üstlendiler.

Koronavirüs aşısı yaptırdınız mı? Sizce aşı turizm sektörü için de bir umut olabilir mi?

Henüz aşı yaptırmadım. 84 yaşındaki babam bile daha sırasını bekliyor. Ama bana sıra geldiğinde tabii ki bu imkanı değerlendirerek aşı yaptıracağım. Aşı, turizm sektöründeki gelişmeler için önemli bir strateji olacak. Yunanistan’ın durumuna bakmak yeterli. İsrail’le anlaşmaları var ve insanlar İsrail’den sorunsuz seyahat edebiliyor. Ancak aşılara ek olarak biz de çok işe yarayan bir test stratejisi uyguluyoruz. Gezginler Almanya’ya da Türkiye’ye de sadece negatif PCR testi ile girebiliyor. Gerçek şu ki, insanlığın büyük bir kısmı aşılandığında dünyada gerçekten rahat bir nefes alacağız. Ancak bu gerçekleşene kadar, test stratejisi iyi bir alternatif.

Tüm kısıtlama ve önlemlere rağmen özellikle Türkiye’deki havalimanları, Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Örgütü (EUROCONTROL) gibi örgütlerin liste başında yer almaya devam ediyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çünkü Türkiye, salgına çok çabuk tepki gösterdi ve birinci sınıf bir hijyen ve güvenlik konsepti geliştiren ilk destinasyon oldu. Böylece ‘Güvenli turizm” için de bir ölçüt oluşturdu. Bu hijyen ve güvenlik konsepti, seyahat zincirinin tüm süreç ve alanlarını içeriyor. Biz de bu konsepti “Güvenli Seyahat” broşüründe özetledik ve seyahat acentelerimle müşterilerimizin hizmetine sunduk.

Pandemiye rağmen ‘seyahat etmeden olmaz’ diyenlere ne tavsiye edersiniz?

Öncelikle tüm gezginlere paket tur rezervasyonu yapmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü organizatör olarak misafirlerimizle günün her saati ilgileniyoruz, olayları ve gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz ve ihtiyaç halinde Türkiye’deki ekibimiz aracılığıyla her zaman yanınızdayız. Hala emin olmamalarına rağmen seyahat etmek isteyenler için maksimum esneklik sağlayan Flex Carefree seçeneğini öneriyorum. Bu seçenekte, seyahatinize 14 gün kalaya kadar hiçbir gerekçe göstermeden cayabilirsiniz. Biz pandemi dönemini programımızı daha da geliştirmek için kullandık ve gezginlerin istek ve eğilimlerine baktık ve çok çeşitli bir program oluşturduk. Klasik plaj tatillerine ek olarak, maksimum 50 odalı küçük, özenle seçilmiş otelleri içeren bir alakart program sunuyoruz. Villa programımız, Türkiye’de yalnız olmayı tercih eden gezginlere ve yelken açmayı tercih edenlere sunduğumuz tatil evlerini, size özel olarak kiralanabilen BenSwiss yatımızı tavsiye ediyoruz.

Bu dönemde yeni projeleriniz var mı?

“Uzman” rolümüzün hakkını vermek adına ürün portföyümüzü genişletmek için çalışmalarımız devam ediyor. Şirket kurucumuz Kadir Uğur, memleketi İstanbul için “Şimdi İstanbul” adlı bir program başlattı. 3-5 günlük programı çok uygun fiyatlara sunuyoruz. Nisan ayında bir ürün daha piyasaya süreceğiz. “Türkei Erleben” adl dergimizde, deneyimin ön planda olduğu özel geziler sunuyoruz. Aynı zamanda, şimdiden kış programı için yeni ürünler üzerinde çalışıyoruz. Kısacası işimizi ve Türkiye’yi çok seviyoruz. Sahipleri Türk kökenli olan bir Türkiye tur operatörü olarak bizim için sorumlu ve sürdürülebilir turizm yaratmak bizim için önemli. Türkiye’yi tüm yönleriyle sunmak bizim için gönül meselesi. Ürünümüzle sayı değil yüksek kaliteyi temsil ediyoruz.

Teşekkür ediyoruz.

 
 

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular