9.9 C
Hamburg
Donnerstag, April 15, 2021
Start Lifestyle Frauen Hamburg'da sanata ait parçaları tamamlayıp bir çatı altında sergiliyor

Hamburg’da sanata ait parçaları tamamlayıp bir çatı altında sergiliyor

ALMANYALILAR- HafenCity Hamburg’da Elbphilharmonie yakınında, sanatı mutfak lezzetleriyle birleştiren sanatçılar için ve sanatçılar ile etkinlikler düzenleyen sanat dünyasında „Nissi“ olarak tanınan Nisvican Roloff-Ok, kurduğu „Nissis Kunstkantine“ adlı galeride ayda bir kez etkinlik düzenliyor. Almanya ve Avrupa’nın farklı ülkelerinde de sergiler organize eden Nisvican Roloff-Ok, dünyada sanatı halkla birleştirip köprüler oluşturmakla kalmayıp, sanatı geliştirip zenginleştiriyor. HafenCity’de Am Dalmannkai 6 adresinde „Nissis Kunstkantine“ sahibi Nisvican Roloff-OK ile farklı konular ve sanat alanları üzerine ALMANYALILAR okurları için keyifli bir sohbet ettik.

Almanyalılar: Kendinizi bize nasıl tanıtabilirsiniz sizden dinleyebilir miyiz?
Nisvican Roloff-Ok: Elbette Almanya’ya gelen ilk neslin çocuklarından biriyim. Pamukkale denilince akla gelen Denizli doğumluyum. Ben öğrenci yaşlarda Hamburg’a getirildim ve burada eğitime devam ettim. 18 yaşıma geldiğimde kendi ayaklarınımın üzerinde durma ve kendi yaşamıma devam etmek amacıyla evden ayrılıp kendi evimi kurdum. Sanata küçük yaştan beri büyük bir ilgim vardı. Henüz daha 4. sınıfa giderken çizdiğim bir resmi öğretmenim çok beğenmişti. O zaman benim sanata olan serüvenim başladı.

Peki, sanat serüveniniz nasıl bir yol aldı?
Eğitimi tamamladıktan sonra sanatla ilgili birşeyler yapmayı çok istiyordum ve bir galeriye meslek eğitimi için başvuruda bulundum ve beni aldılar. Burada getir götür işleri yapıyordum ama bunların hepsi benim için çok önemliydi. Sergi ornanize işlerinde sanatçılara nasıl ulaşılır, sanatçılara nasıl eşlik edilir, nasıl danışmanlığı yapılır, sergi nasıl açılır, davetiler nasıl yazılar, nasıl dağıtılır, kimler davet edilir, basınla ilişkiler gibi A’dan Z’ye tecrübe edindim. Ayrıca bu çalışmaları yaparken büyük bir keyifle ve heyecanla yapıyordum ve hala da bu heyecan devam ediyor bende.

Bir nevi kendinizi kanıtlamak için mesleğinize büyük önem mi verdiniz?
Tabii ki.. Harika bir meslek büyük hayalim ve her geçen gün büyülüyordu beni. Mesleğim sayesinde Berlin, Viyane, Paris, New York gibi çok sayıda ülke ve güzel şehirlerin yanı sıra ünlü sanatçılarla işbirliği içinde oluyordum. Çalıştığım galeride kendimi çoktan kanıtlamıştım ve Paris’te ünlü İspanyol Salvador Dali’nin sergisini organize ettik ve Paris’te altı hafta kalan sergi muhteşem bir ilgi ile devam ediyordu. Daha sonra bu ‚Gezen Sergi‘ oldu ve Berlin’e geldi burada İspanya Başkonsolosu gibi tanınmış simalar katıldı ve bu sergi burada da çok iyi yere sahip oldu. Daha sonra müzisyen Udo Lindenberg ile ilgili sergi organize ettim ve güzel anlar yaşadım. Alman basını ve dünya basınında sergi ve sanatla ilgil haberler devamlı yer alıyordu.

Parlak ve başarılı süreç devam ederken kendi yeriniz neden?
Öğrenci dönemimde başladığım sanat galeri organize şirketinde tam 10 yıl çalıştım. Ama aile kurmak ve anne olma isteyimde hep vardı. Ayrıca değişik yerlerde yaşıyordum hep. Kendime yeni bir sayfa açmak istedim ve tekrar Hamburg’a dönüp yerleştim ve evlendim bir oğlum ve ikizlerim doğdu. Çocuklarım çok önemliydi çocuklarıma vakit ayırmak için belirli süre çalışmadım ama hep bir taraftan evden yapabileceğim sanatla ilgili işleri yürüttüm. Çünkü ben boş duran birisi değilim mutlaka meşgul olmam lazım. Yenilik seven biriyim bir yeni sayfa açmak için herşeyi yeniden başlaşmak istedim. Sanat çok dallı bir ağaç gibidir ve bu sanat ağacın dallarını çoğaltmak, güçlendirmek ve birleştirmek istedim. HafenCity yeni bir semtti ve „Nissis Kunskantine“ adı altında yeni bir yer fikri oluştu bende.

İlk ve farklı bir konsept olmalı „Nissis Kunskantine“ nereden aklınıza geldi?
Evet. Sanat çok yönlüdür ve ben farklı sanat parçalarını biraraya getirerek bir çatı altında sanatseverlere sunmak istedim. Düşündüm birisi sergi ziyaretine gittiğinde yemek veya içmek için başka mekana gitmesine gerek kalmasın, hepsini bir çatı altında bulabilsin istedim. Ve ilk kez bu yönde bir konsept hazırladım. Hamburg’da konsep bir ilk oldu ve HafenCity semtini seçmemde su kenarı olmasıdır. Böylece 2013 yılında yeni bir sanatla bezenmiş bir galeri hizmete sunmaktan mutluyum. Çok tanınmış sanatçılar sanatlarını sergileme organizesi için yoğun bir talepte bulunuyor hala.. Her ay bir sergi veya etkinlik düzenliyorum. Ressamların yanı sıra kitap okuma akşamları, müzisyenlerden konser talepleri, bu güne kadar opera, jaz hatta defile, şarap tanıtımı gibi birçok etkinlikler düzenledim ve gelen talebleri karşılamaya çalışıyorum.

Dünyaca ünlü sanat merkezi Elbphilharmonie’ye komşusunuz bu nasıl bir duygu?
Hamburg’da sanatın önemli noktası HafenCity’de bulunan sanat merkezi Elbphilharmonie’ye komşu olmak çok güzel ama biz onlardan çok daha önce buradaydık ve dolayısıyla Elbphilharmonie’in küçük kızkardeşiyiz. Çünkü o daha açılmadan önce biz o bölgede çok sayıda sanatsal etkinlikler düzenledik. O gelince de biz onun küçük kızkardeşi olduk. Bize daha önce gelen çok sayıda ünlüler hala gelmeye devam ediyorlar. Örneğin Alman sanatçı dünyasından Udo Lindenberg, Nena, Nena’nın kızı Larissa Kerner, Fatih Akın, Frank Otto gibi sanat dünyasında tanınmış simalar gelmeye devam ediyorlar. Elbette bize gelen sanatseverler sanatın yanı sıra yemek, içmek gibi hepsini bir arada buluyor. Hatta „Nissis“ marka şarap gibi markalarımda var. Hayalimi gerçekleştirdiğim sanatla ilgili bilinçli ve başarılı çalışmalarımız uluslararası hatta dünya çapında tanınıyor. Hatta İstanbul ve Bodrum’dan sergi organizasyon görüşmelerimiz var.

Peki bugüne kadar kaç sergi düzenlediniz? Sizi çok etkileyen serginiz hangisi oldu?
Dışarıdan göründüğü gibi kolay değil ama asıl amaç zoru başarmaktır. 50 kişinin oturabileceği ve 100 kişinin ayakta rahat bir şekilde durabileceği iki katlıdır galeri. Ama bazı etkinliklere 300 kişide geldi ve galerinin önünü doldurdular herkeste çok memnu ayrıldı. 10 kişilik bir ekibim var. Ama hepsi bu mesleğin uzmanlarıdır. Uzmanlarla çalışırsanız başarmayacağız birşey yok. 68 sergi organize ettik ve „www.nissis-kunstkantine.de“ bu internet adresinden sanatçılar ulaşıyorlar bana. Ayrıca Nissis Kunst auf Raedern Projesi kapsamında Oldtimer – Freunden adı altında ve BMW klubü gibi çok saygın ve değerli sergiler düzenledik. Galerinin karşısında bir meydan var orayı kiraladık ve birbirinden ilginç tarihi araçlar sergilendi. Sanat işte bu sanatın çok farklı dalları var ve bu parçaları birleştirmek çok önemli ve ancak o zaman sanat sanat oluyor ve halkla sanatın güçlü köprüsü oluşuyor. Ayrıca farklı etnik kökene sahip 40 engelli çocuk ressama kapılarımızı açıyoruz eserlerini hiçbir karşılık beklemeden sergiliyoruz. Onlarla çalışmak da çok keyifli.

Dünyayı dize getiren pandemi sizi nasıl etkiliyor?
Sağlığımız çok önemli ama ne yazık ki uzun süredir heryer kapalı bizde dahil. Fakat bu süreçte de çok çalışıyorum değişik projeler üretiyorum. ‚Nissi art World’u onlineden dünyanın farklı ülkelerindeki 500 sanatçıya ulaşmayı hedefliyoruz. Şu sıralar gerçekten çok yoğun talep var. Her talebi yerine getirmekte zorlanıyoruz. Bu yüzden online üzerinden satış, tanıtım, sergi gibi çalışmalar yapıyoruz. Ayrıca bir dernekle ilgili toplantıları yine internet üzerinden organize ediyoruz. Yıllar öncesi gibi değil, günümüzde ne yazık ki sanatında birçok alanda olduğu gibi üzülerek söylüyorum kalitesi zayıflıyor. Herkes bir tablo çiziyor ve sanat yaptığını düşünüyor ve gerçek sanatçılara haksızlık oluyor. Ama internet çağında olduğumuz için tabloları dahi görmeden, incelemeden internet üzerinden alıyorlar. Sanattan anlayanların bunu ayırtedebileceklerini ve kaliteyi tercih edeceklerini umuyorum. İnşallah pandemi biran önce biterde herkes normal yaşantısına döner. Turist yok, insanlar istedikleri gibi hareket edemiyor işvenelerin maddi sorunları büyüyor zor bir dönemden geçiyoruz ama umutlu olmalıyız.

Teşekkürler.

Emine SONUGÜR / HAMBURG

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular