9.2 C
Hamburg
Donnerstag, April 15, 2021
Start Home Cumhuriyetin önemli kalemlerinden Falih Rıfkı Atay anılıyor

Cumhuriyetin önemli kalemlerinden Falih Rıfkı Atay anılıyor

İSTANBUL (AA) – FATİH TÜRKYILMAZ – „Çankaya“, „Bizim Akdeniz“ ve „Zeytindağı“ gibi kitaplar kaleme alan gazeteci, yazar ve siyasetçi Falih Rıfkı Atay, vefatının 50. yılında anılıyor.

Hoca Hilmi Efendi ile Huriye Cemil Hanım’ın çocukları olarak 1894’te İstanbul’da dünyaya gelen Atay, sübyan mektebinin yanı sıra Rehber-i Tahsil Rüştiyesi ve Mercan İdadisi’nde öğrenim gördü.

Atay, müdürlüğünü Hüseyin Cahit Yalçın’ın yaptığı Mercan İdadisi ikinci sınıfındayken yazmaya olan merakıyla ilk şiirlerini 1909’da kaleme aldı.

İlk kez „Kenar-ı Kabrinde“ ve „İhtizar-ı Müebbed“ isimli şiirleri 1910’da „Servet-i Fünun“ dergisinde yayımlanan Atay’ın düzyazı türünde ilk denemesi ise „Tecelli“ dergisinde 1911’de okuyucuyla buluştu.

– Gazetelerde başyazılar, sohbetler ve anılar kaleme aldı

Atay, İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi’nde de eğitim aldı ve ardından Çerkeş’te subay olan ağabeyinin yanına giderken, Ziya Gökalp, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Haşim, Refik Halit Karay ve Fazıl Ahmet Aykaç’ı sevdiği bilinen Atay’ı düzyazıya yönelten ise Yahya Kemal oldu.

İlk siyasi yazısı sayılabilecek küçük bir protesto mektubunu 1913’te „Tanin“ gazetesine gönderen Atay, „Akşam“, „Şehbal“, „Şair“, „Nedim“ ve „Yeni Mecmua“daki fıkra, makale, tartışma ve başka türdeki yazılarıyla kalemini geliştirdi.

Atay, yazı konusunda kendisini 1918’de bulduğunu belirtirken, Mektubi, Sadaret, Dahiliye kalemleri ile Talat Paşa’nın yanında çalıştı.

– „Akşam’daki ilk yazılarım, Babıâli Caddesi’nin ahlak ve ruh çirkefi içinde birtakım sızlanışlardır“

Bir yazar olarak asıl şöhretini „Akşam“ gazetesinde yazdığı „Günün Fıkrası“yla kazanan Atay, ülkenin kurtuluşu konusundaki edebiyatın serüvenini anlamak açısından da oldukça öğretici olan bu yazıları, şu satırlarla anlattı:

„Mütarekenin ilk yılında, ben de sihirden, tılsımdan başka bir şey beklemiyordum. Akşam’daki ilk yazılarım, Babıali Caddesi’nin ahlak ve ruh çirkefi içinde birtakım sızlanışlardır. Anadolu’dan Mustafa Kemal’in sesi geldiği zaman, o zaman, kalbim doğrulup kalktı. Kuru dala yeniden özsu yürüdü, tomurcuk kurusu üzerinde kırmızı gül açtı. Akşam’ın üçüncü sayfasının baş sütununu siper gibi kazıp içine yerleştim. Hainlik, tehlike, ıstırap, korku, orada göğüs göğse bir kavganın bütün acılarını tattım. Yalnız bir acı nedir bilmem, ümitsizlik duymadım…“

Talat Paşa’nın Bükreş’e yaptığı bir geziye katılan ve ilk yurt dışı röportajını da buradan gönderen yazar, Birinci Dünya Savaşı sırasında ihtiyat zabiti olarak gittiği Suriye ve Filistin’de Cemal Paşa’nın özel katipliğini yaptı.

Atay, Cemal Paşa Bahriye Nazırlığı göreviyle İstanbul’a dönünce, Bahriye Nezareti Kalem-i Mahsus Müdür Muavinliği görevine getirildi ve Yunan ordusunun geri çekilirken yaptığı zulmü incelemek için kurulan Tetkik-i Mezalim Heyeti’ne üye oldu.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar ve Mehmet Asım gibi isimlerin yer aldığı bu heyetle Batı Anadolu’da incelemeler yapan Atay, Bolu’dan 1923-1927, Ankara’dan da 1927-1950 arasında milletvekili oldu.

Atay, bu dönemde „Hakimiyet-i Milliye“, „Milliyet“, „Ulus“ ve „Dünya“ gazetelerinde baş yazılar, sohbetler ve anılar kaleme aldı.

– Anadolu Ajansının kurucuları arasında yer aldı

Anadolu Ajansının kurucuları arasında da yer alan Atay, İzmir’in kurtuluşundan sonra tanıştığı Mustafa Kemal Atatürk’ün dostluğunu kazanırken, inkılapların yerleşip benimsenmesinde, kültür, sanat ve bilim alanlarında alınan kararların uygulanmasında Mustafa Kemal Atatürk’e yardımcı oldu.

Atatürk’ün çok yakınında bulunan ve önemli olaylara tanıklık eden Atay, Atatürk’ün bu döneme ilişkin anılarını „Atatürk’ün Bana Anlattıkları“ (1955), „Çankaya“ (1961) ve „Atatürk Ne İdi?“ (1968) adlı kitaplarda topladı.

Atay, „Çankaya“ adlı eserinde, Atatürk’ü doğumundan itibaren okul yılları, savaştığı cepheler, yaptığı icraatlar, tartışma sofraları ve insani yönlerine kadar her detayı anekdotlara yer vererek anlattı.

Özellikle „Bizim Akdeniz“, „Zeytindağı“, „Yolcu Defteri“, „Taymis Kıyıları“ kitaplarında Cumhuriyet’in ilk yıllarına odaklanan Falih Rıfkı Atay, 20 Mart 1971’de kalp krizi sebebiyle İstanbul’da vefat etti.

– „İnsanlar ve hadiselerin kendisini olduğu gibi anlatmak ona yetiyordu“

Prof. Dr. Şerif Aktaş, Atay’ın Türk edebiyatındaki asıl şöhretinin seyahat yazıları olduğuna dikkati çekerek, „Falih Rıfkı, bu yazılarında, gözlem esasına bağlı kalarak, realist bir dikkatle gezip gördüğü yerleri tasvire gayret eder. Bu yerleri Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Türkiye ile mukayese eder. Özellikle Bizim Akdeniz, Zeytindağı, Yolcu Defteri, Taymis Kıyıları adlı kitaplarda bu mukayeseyi görmek mümkündür. O, yazmış olduğu bu yazılarla Türk seyahat edebiyatı alanında bir çığır açacak kadar tesirli olmuştur.“ değerlendirmesinde bulunmuştu.

Şair ve yazar Ahmet Hamdi Tanpınar ise Mütareke Dönemi gençliğini en fazla etkileyen eserlerden birinin Falih Rıfkı’nın Yeni Mecmua’da çıkan „Bende Konağı“ hikayesi olduğunu belirterek, Atay’ı şu sözlerle anlatmıştı:

„Falih, Harb-i Umumi denen afeti cephede yaşamış adamdı. Anlatacak bir hayat tecrübesi, nesli namına alacağı bir yığın öç ve söyleyeceği gerçekler vardı. Bu tecrübe şiirin ve romanın dünyasına sığmazdı. İnsanlar ve hadiselerin kendisini olduğu gibi anlatmak ona yetiyordu. Bu biraz belki de gazeteci doğduğu içindi. Belki de muhayyilesi icat ve inşa muhayyilesi değildi. Buna pek de ihtiyacı yoktu. Bir çeşit sinema dokümantasyonuna benzeyen zalim intibaları ona kafi geliyordu.“

Atay’ın bazı eserleri şöyle:

„Ateş ve Güneş“, „Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri“, „Batış Yılları“, „Atatürk’ün Hatıraları“, „Faşist Roma – Kemalist Tiran – Kaybolmuş Makedonya“, „Deniz Aşırı“, „Yeni Rusya“, „Moskova-Roma“

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular