9.2 C
Hamburg
Donnerstag, April 15, 2021
Start News Autoren Ali Şeker: SEVİNÇ

Ali Şeker: SEVİNÇ

“ Mutluluk olduğu yerdedir, olmasını istediğimiz yerde değil. “

Sevinç: Evrene ayak basan – kök salan her canlı varlığın yanı sıra, hayvan türünün de yaşadığı bir olay karşısında takındığı ruhsal dünyasının bedeninde ve yüzünde somutlaşarak dışa vurduğu esenlenme durumudur. Dış ve iç dünyamızdan bizlere dokunma duyusuyla, olumlu olumsuz ruh halet iyemiz karşısında gösterdiğimiz hoş olma – rahatlama durumunun bazen de nidalara da sığınmasının tepkisidir, sevinç… Bu dünyada gözümüzü açtığımız andan itibaren her canlı acı ve sevinç duygusunu yaşamının her evresinde, iyi ve kötü bir şekilde tatmak durumundadır. Her canlı acıyı tatmadan sevinç duygusunun ayrımına varması mümkün değildir. Bazen sokağa aktığımız bir anda ya da yaşadığımız mahallede bir yürüyüş anında, bir dostun omzuna dokunan bir elidir, sevinç…

Veya hiç tanımadığın bir insanın gözlerimize kilitlenen bir çift gözün tebessümüdür sevinç. Demin yukarıda da bahsettiğim üzere, bu beş temel duyumuzun bizlere veya karşı tarafa yansıyan ruh hailimizin, görerek, işiterek, bazen de dokunarak vücut bulmasının halleri bizim sevincimiz olur. Veyahut da karşı tarafın üzüntüsü olur bazen bu ruhi haleti yemiz…

Sevinç, biz insanlar için her hangi bir olayın içsel dünyamıza girmesiyle birlikte, bazen gülerek veya kahkaha atarak bu sevincimizi dışa vurduğumuz bir eylemselliğe kapı aralarız. Tabiidir ki bunun yanında yaşamın hareketliliği içinde, gündelik yaşamın bizlere yüklediği acı ve sıkıntılardan bir anlığına da olsa, sevinç dediğimiz esenlik durumuyla da yüzleşmiş oluruz, çok kısa bir zaman dilimi de olsa bu süre…

Beş temel duyumuz dışında, o duyuların desteklediği günlük olaylar karşısında, esenlik olarak yaşadığımız duygu yoğunluğu türevlerinin hemen hepsine; sevinç diye tanımlamak mümkün. İçsel dünyamızın biz canlılara yüklediği duygu ve ruh yoğunluğunun bir anda eriyerek sevince dönüşme haline de sevinç diyebiliriz. Ki yaşadığımız sevinci diğer insan ve canlılarla birlikte paylaşamıyorsak, bu tek başına sadece bir bireyin sevincine dönüşür ve sonuç itibarıyla çoğulcu bir enerjiye dönüşmez. Bireyin o an yaşadığı sevinci kendi çerçevesinde eriyip kaybolur…

Ali Şeker / 16.03.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular