9.9 C
Hamburg
Donnerstag, April 15, 2021
Start Wirtschaft Branchen Schanzen Bäckerei zincirlerinin başarı hikayesi

Schanzen Bäckerei zincirlerinin başarı hikayesi

Hamburg’da birçok kez “En iyi fırın” seçilen Schanzen Bäckerei pastane-kafeteryalar zincirinin sahibi Gürol Gür’le söyleşi

ALMANYALILAR– 17 yaşında Almanya’nın Hamburg kentine gelen ve tornacılık meslek eğitimi yaparken hafta sonları harçlığını çıkarmak için çalıştığı unlu mamuller üretimi sektöründeki yeteneğini görüp bu alanda kendini geliştirmeyi tercih eden Konyalı Gürol Gür, bugün 300’den fazla elemanın çalıştığı, 35 şubesi bulunan Schanzen Bäckerei pastane-kafeteryalar zincirinin sahibi. Gençlere “Hayal kurun ama hayal dünyasında yaşamayın, hayallerinizin peşinden koşun” tavsiyesinde bulunan başarılı iş insanı Gürol Gür’le başarı hikayesi üzerine sohbet ettik.

Almanyalılar: Sizi tanıyabilir miyiz?

Gürol Gür: 1982 yılında Konya’dan Hamburg’a, ailemin yanına geldim. Tornacılık mesleğine başladım ve hafta sonları harçlığımı çıkarmak için fırıncılık yapmaya başladım. Tornacılık meslek eğitimimi tamamladım ama fırıncılık mesleğinin beni daha mutlu ettiğini ve bu meslekteki yeteneğimi görünce o alanda çalışmaya karar verdim. 1987’den itibaren Dat Backhus fırınında çalışmaya başladım. Patronum, daha önce meslek eğitimi yapmış olduğum için yeniden meslek eğitimi yapmama gerek olmadığını söyledi ve ben burada çalışırken kendimi de sürekli öğrenerek geliştirdim. Tabii ki meslek eğitimi çok önemli ama tecrübe de bir o kadar önemli. Ben çalışarak kalifiye oldum ve 3 yıl sonra müdürlüğe yükseldim. 1991 yılında ilk fırınımı açtım. Bugün Hamburg’daki 35 şubemizde 300’den fazla elemanımızla sektörde hizmet veriyoruz.

Neden “Schanzen Bäckerei”? Şirketin isminin bir hikayesi var mı?

Hamburg’da 1991 yılında ilk fırınımı Schanzen semtinde açtım. Mahallenin fırıncısı olmak istedim ve bu nedenle semtin adını verdim.

„Ben çalışarak kalifiye oldum ve 3 yıl sonra müdürlüğe yükseldim.“

Bugün kaç şubeniz var? Bünyenizde meslek eğitimi imkânı sunuyor musunuz?

1991 yılında 20 metrekarelik ilk fırınımı açmıştım. Bugün 300’den fazla insanın çalıştığı 35 şubemiz var. Bunlardan 10 tanesi Franchise sistemiyle çalışıyor, 25 tanesini biz işletiyoruz. Gençlerin eğitimini çok önemseyen ve her şeyin temelinde eğitim olması gerektiğinin bilincinde bir insan olduğum için bünyemizde meslek eğitimi yapan gençlerimiz var tabii ki.

2019 yılında 7,5 milyon avro yatırım yaparak ekolojik unlu mamuller üretim tesisinizin açılışını yaptınız. Tesisten biraz bahseder misiniz?

Çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için çevre dostu ve sürdürülebilir çalışmalar çok önemli. Zaten işyerlerimizde kullandığımız malzemelerin hemen hemen hepsi çevre koruma standartlarını dikkate alarak üretilmiş malzemeler. Kâğıt poşetlerimiz, rulo kağıtlarımız kaplamasız kahverengi kâğıttan, biyolojik olarak parçalanabilen, %100 dönüştürülebilen hammaddelerden üretiliyor. Ayrıca bardaklarımız da %100 dönüştürülmüş plastikten yapılıyor. Havlu ve tuvalet kağıtlarımız eko-doğal kağıtlar ve tetra paketlerinin geri dönüşümlerinden elde edilen ürünler. Salata kutularımızdan kaselerimize kadar her şey doğa dostu şekilde üretilmiştir. Beş çocuğum var ve işyerim benim 6. çocuğum desem yeridir. Çocuklarımıza, 6. çocuğum olan işyerim vesilesiyle güzel, temiz ve yaşanılabilir bir dünya bırakmak istiyorum. 3 bin metrekarelik alan üzerinde hem üretim hem de yönetim departmanlarımız var. 3 çocuğum da en büyük yardımcılarım. Ürünlerimiz genelde Alman ürünleri. Simit, börek gibi ürünleri zaten üreten Türk fırınları olduğu için biz Alman ürünlerine yoğunlaşmayı tercih ettik.

Çocuklarınızla aynı ortamda çalışmak nasıl bir duygu?

Öncelikle çok güzel bir duygu. Zira çocuklarımı sık sık görmek, onlarla aynı ortamda çalışmak çok güzel. Ama onlar için zaman zaman zor olduğunun da farkındayım. Evde baba, burada patron oluyorum tabii ve bu ayrımı yapmak bazen zor olabiliyor. Onlar da büyüdükçe beni daha iyi anlıyorlar.

„Biz bir ekibiz ve ben bu ekibin antrenörüyüm.“

Başarınızın sırrı ne?

İş disiplini ve çalışmayı sevmek, sevdiğin işte çalışmak her daim başarının sırrı diyebilirim. Azim, ailemin desteği, çalışanlarıma karşı adil olmam da tabii ki başarının temellerini oluşturan taşlar. Çalışanlarım için gerektiği yerde patron, gerektiği yerde aileyim. Biz bir ekibiz ve ben bu ekibin antrenörüyüm. Başarıda motivasyon çok önemli. Ben onları bir eleman olarak değil, ailem, arkadaşım olarak görüyorum.

Başarı yolunda yaşadığınız zorluklar oldu mu?

Aslında çok da zorluk çektiğimi söyleyemem. Çalışmayı seversen, çalışkan olursan insanlar sana engel olmuyor, hatta yardımcı oluyorlar. Ben hep pozitif örnekler yaşadım. Biz Almanya’da yaşıyoruz bedenen de ruhen de burada olmalıyız. Yoksa uyum sorunu yaşarız. Ben de geldiğimde sudan çıkmış balık gibiydim. Uyum sağlamam 10 yılımı aldı ama yaşamımın, beynimin burada olduğunu kabul edince her şey daha kolay oldu. Geldiğimde kültür şoku yaşadım. Çoğulcu toplumun yaşam biçimine, düşünce tarzına alışmak zordu. Biz daha duygusalız ve Almanların mantıksal yaşam ve düşünce biçimi daha doğru aslında. Ama bu kesinlikle bir suçlama değil, algı biçimlerimiz farklı sadece.

Pandemi nedeniyle birçok işyeri zor durumda şu an. Pandemi sizi hangi ölçüde etkiledi?

Tabii ki bizi de olumsuz etkiledi salgın. Geçen yıl 8 milyon avro ciro kaybı yaşadık. Zira bizim fırından öte kahvaltı, öğlen yemeği, pasta-kahve gibi satışlarımız mevcut ve bunları yapamadık. Bu sebepten ötürü ciromuz yaklaşık yüzde 30 civarında küçüldü. Eğer devlet söz verdiği pandemi yardımlarını verirse 2020 ve 2021 yılını zarar etmeden kapatabileceğimize inanıyorum.

Bir de eğitim vakfınız var. Biraz da ondan bahseder misiniz?

Büyüklerimiz bir temel atmış ve bizlere güzel şeyler bırakmış. Bizler de gelecek nesillerimize bir şeyler vermeliyiz. Eğitim her şeyin başında ve temelinde olduğu için bir eğitim vakfı kurarak gençlerimize eğitim desteği sunmak istedim. 50 bin avro ile başladığımız Gürol Gür Bildungsstiftung adlı vakfımızda çalışanlarımız gönüllü bazında çalışıyor. Almanya’da ve Türkiye’de sosyal ve ekonomik açıdan zayıf ailelerin çocuklarına eğitim desteği veriyoruz. Şu an 8 gencimizi farklı meblağlarda destekliyoruz. Şu ana kadar dışardan bir bağış almadık, kendi yağımızda kavrulduk ama eğitime destek vermek isteyenlere de kapımız her zaman açık, çok seviniriz. Bu yönde gelecekteki hedefim, dünyanın herhangi bir yerinde okul açmak. Ulaşır mıyım bilemiyorum ama bunun için elimden geleni yapacağım.

Okul kurma hayaliniz haricinde tüm hayallerinize ulaştınız mı? Gelecek için planlarınız neler?

İş bağlamında evet, hayallerime ulaştığımı söyleyebilirim. Artık aileme daha fazla zaman ayırmak, başka hayallerimi yaşamak istiyorum. Çocuklarımı yetiştirdim, şu an 2 oğlum ve bir kızım şirkette ve gayet başarılılar. 6. çocuğum olan işyerimi gözüm arkada kalmadan onlara emanet edebileceğim için huzurluyum.

Gençlere mesajınız nedir?

Ben hep hayallerimi büyük kurdum. Hayallerini büyük kurarsan rüyalarına kavuşmak için adım adım mücadele ediyorsun. Sevdiğiniz işi yapın ama o işi iyice araştırıp eğitimini ve şartlarını mutlaka öğrenin. Yani bir işe bilinçsiz, plansız girmeyin. Kendinizi sürekli geliştirin, öğrenmeye açık olun, öğrenmenin hiçbir zaman bitmediğini bilin. Tecrübe biriktirin. Bir iş sahibi olmak istiyorsanız o işi temelinden öğrenin. Hayal kurun ama hayal dünyasında yaşamayın. Çaba gösterin, hayallerinizin peşinden koşun.

Teşekkür ederiz

09.03.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular