9.2 C
Hamburg
Donnerstag, April 15, 2021
Start Lifestyle Frauen Sanatçı Betül Gök, Tiyatro Drama Eğitimcisi oldu

Sanatçı Betül Gök, Tiyatro Drama Eğitimcisi oldu

Tiyatro Drama Eğitimcisisi Betül Gök ile söyleşi

ALMANYALILAR – Hamburg’da yaşayan ve farklı etkinliklerde yıllarca başarılı sahne alan sanatçı Betül Gök, Bütünsel Terapötik Tiyatro Dramı Eğitimcisi olma yönündeki öğrenimini tamamlamanın mutluluğunu yaşıyor. Evli ve iki çocuk annesi Betül Gök ile mesleği, sanatı, hayatı ve geçmişi ile ilgili sorular sorduk ve samimi bir şekilde sorularımızı cevapladı:

Almanyalılar: Bütünsel Terapötik Tiyatro Dramı Eğitimcisi neler yapar ve detayları nelerdir?

Betül Gök: Bütünsel Terapötik Tiyatro Dramı Eğitimcisi mesleği fazla tanınmış ve yaygın bir meslek değildir. Oldukça nadir mesleklerden biridir diyebilirim. Tiyatrocu, gönüllü veya profesyonel, ya da tıbbi müdahale zorunluğu içersinde bulunan psikoterapi adı altında 2 ila 60 yaş grubu eğitimini üsleniyorum ve farklı konularda eğitimini yapıyorum. Hem eğitmen olarak, hem de terapötik ruhsal sağlığı desteklenızor. Mesleğin oldukça geniş bir içeriği bulunuyor ve bir nevi insanın kendine özgüvenini güçlendirmektedir.

Peki, bu mesleğe sahip olmak için ne kadar eğitim aldınız?

Akademi öğrenimim tam 5 yıl sürdü. Normalde 6 yıl idi, fakat pandemi süreci içersinde bazı pratik dersler iptal edildiğinden dolayı, bir de iyi notlar dahilinde 5 yılda diplomamı almış oldum. Gönül isterdi ki diplomayı doçentimin elinden yüzyüze gelip gözgöze bakarak almaktı. Fakat pandemiden dolayı kısmet, posta aracılığıyla elden teslimat ve görüşmeli takdirname oldu. Şimdi yıllarca eğitim alıyorsun ve nihayet başardım, güzide bir törenle diploma alırım diye hayal kuruyorsun ama olmuyor biraz buruk oldu ama sağlık olsun.

Fazla tanınan bir meslek değil insanlar arasında neden tercih ettiniz?

Bütünsel Terapötik Tiyatro Drama Eğitimi maalesef yaygın bir meslek değildir. Çok az insanlar bu mesleği yapmaktadır. Almanya’da eksik olan ve çok aranan bir meslek alanıdır. Tiyatro ve Drama Psikoterapisi, hastaları kendileriyle temasa geçirmek için evreleme gücünü kullanır. Bu süreçte sanatsal anlatımda şifa için yeni alanlar açılır. Yaklaşım, son 10 yılda giderek daha popüler hale geldi. Günümüzde pek çok eğitim ve tedavi alanında başarıyla kullanılmaktadır. Aslında bu benim bitirdiğim ilk bölümdür. Çünkü hâla şu anda bile eğitime tıbbi bölümde devam etmekteyim. Yani seneye bu zamanlarda da ‚Arztamtliche‘, ve ‚Heilpraktiker” sınavlarına gireceğim. Oradan da doktoramı yapıp psikoterapistlik diplomamı almayı hedefliyorum. Kısmet olursa inşallah. Bu tıbbi eğitim süreci bir yıl sonra biterse eğer, doktoramı yapıp diplomamı da alırsam, yani tiyatro terapisti olarak o zaman çalışmalarımı bu bölümlerde ilerletmek istiyorum. İyileştirici eğitimde sosyal ve bütünleştirici kurumlarda ve merkezlerde. Ceza sistemine kadar klinik ve rehabilitasyon merkezlerinde. Açık uygulamalarda görev yapmam mümkün olacak.

„Bütünsel Terapötik Tiyatro Dramı Eğitimcisi mesleği fazla tanınmış ve yaygın bir meslek değildir.“

Bu mesleğin her alanında görev yapmak için hedefiniz büyük mü?

Elbette. Her şeyden önce eğitimli ve güçlü tüm alanlara hakim olma hedefindeyim. Gruba özel travma tedavisi ve kriz müdahalesinde, kültürel eğitim içersinde çocuk – genç – yaşlı kişilerle psikopatoloji, klinik patoloji, pratik eğitim, denetim, ve öz farkındalık alanında çalışmaktır istiyorum. Tiyatronun anlatım araçları ve çalışma yaklaşımları hedefli ve metodik bir şekilde kullanılmaktadır. Orijinal deneyim, modern psikoterapi bilgisi ile desteklenir ve bu nedenle, danışanlara ve hastalara iyileşme süreçlerinde eşlik eder. Bu nedenle, sosyo-terapötik bir yaklaşıma sahip bütüncül bir travma pedagojisi, eğitim ve ileri eğitimde zaten oluşturulmuştur. İster özellikle çocukların ruhlarını destekleyebileceğimiz okul tiyatrosu uygulamalı alanında, ister yetişkin tiyatrosunda tiyatro ve drama terapisindeki eğitimi sırasında çok çeşitli eylem biçimlerinde de yer almaktadır. Tiyatro eğitimi ve oyunculuk terapisinin merkezinde iki önemli nokta vardır acil eylem ve kendiliğinden ifade. Birlikte oynamak, her katılımcıya farklı rollere geçme fırsatı verir. Bu, farklı tutumları ve tepkileri mümkün kılar. Böylelikle gerçek durumlar simüle edilebilir ve birey bu durumlarla kendini tanıyabilir. Tiyatro ve drama terapisi eğitimi sırasında bile, farklı hareket tarzlarını eğlenceli bir şekilde denemek önemlidir. Farklı durumlar denenir ve olaylar farklı bir bakış açısıyla algılanır. Bu tam olarak iyileşmenin başladığı yerdir.

Farklı meslek olduğu kadar içeriğide çok farklı diyebilir miyiz?

Yıllarca eğitim gerektiren bu alan çok zor ama bir o kadarda keyifli. Yaratıcı metodik uygulayıcı davranışlarda ise tiyatro ve drama terapisinin temelleri, öğeleri öğretmek, metodoloji, rol taksonomisi ve temel konsepti gibi. Tiyatro tedavi sürecinde rahatsızlığı olan kişi yapılarını çalıştırmak ve mantık alanının geliştirmek ve topluma sağlıklı kişilikler kazandırmaktır. Tiyatro böylelikle aynı zamanda hastadaki süreçlere sosyo-terapötik olarak müdahale eder ve çok çeşitli reaksiyonları tetikleyebilir. Tiyatro ve drama terapisi eğitimi sırasında, bu süreçleri harekete geçirmek için çok çeşitli yaklaşımlar da sergileyebilir, mesela özgüven gibi, kişinin kendisini keşif etmesi gibi. Bütünsel terapötik tiyatro ve drama eğitiminde de şu an uygulama alanlarım ise mimik, nefes, ses, vücut dili, diksiyon adı altında iletişim ve konuşma becerileri, duygularımızı ifade etme, iletişim ve uygulama, organlarla bağlantılarını belirlemek ve anlamak ve aynı zamanda bilerek yönlendirmek gibi. Mesela aşık olduğumuzda mide ve bağırsak bölümlerinin devreye girmesi veya aynı anda kalp çarpıntısı gibi veya nefret duygusu oluştuğunda. Misal öfkelendiğimizde beynimizin bazı alanlarını bloke eder ve sağlıklı kararlar verememenin içersinde geri dönüşü olmayan davranışlarda bulunmak gibi, kişisel kimlikleri anlamak ve kabullenmek, kötü veya iyi karekter, iletişim ve konuşma becerileri gibi.

Örneğin bazı insanlar mutlu olmasa dahi, mutlu gibi ve sorunları olsa dahi sorunsuz gibi görünüyorlar. Bu insanların özgüveni mi eksik?

Her insanın sorunu vardır ve sorunlar çözüm ister ama bazıları bu sorunları görmek istemiyor. Dolayısıyla özgüvenini güçlendirmelidir. Sahneleme, öz farkındalık ve dolayısıyla kendi problemlerinizle şakacı bir şekilde yüzleşme gibi, bunlar tiyatro ve drama terapisinin ana odak noktalarıdır. Aynı zamanda, yaratıcı sürecinde, doğaçlama, dramatoloji ve sahneleme – oyun ve grup yönetimi, disiplinlerarası proje alanı uygulama, görüntü oluşturma, oyun alanları belirleme. Manzara oyununda biyografik çalışma, edebiyat ve psikodrama uygulamalı sahneye uygun dramatik metinlerde yer almaktadır.

Keyifli bir meslek diyerek başkalarına tavsiye eder misiniz?

Evet bu mesleği muhakkak tavsiye ediyorum. Çünkü maalesef çok aranan, fakat bu mesleği çok az yapan bir topluma sahibiz. Bir iyiliğin bin iyiliğini üretmek gibi. Hem çok zevkli bir meslek. İnsanı anlamanın, tanımanın en uygun yolu, sadece o değil, dünyanızda değişiyor, daha çok fikir üretmeye başlıyorsunuz. Hatta eğittiğiniz, beraber çalıştığınız insanlardan da çok şey öğreniyorsunuz.

Kendiniz tiyatro oyunculuğu yaptınız mı? Tecrübeniz var mı?

Ben tiyatroculuk deneyimime çok küçük yaşta başladım. Gizli olarak korkarak okul dönemlerinden itibaren. Çünkü o dönemlerde ne yazık ki karakteri çok baskın, otoriter, düz mantıkta düşünen bir müzisyen babanın baskıları altında ezilen ve sadece kendi doğruları ile yaşayan bir kişi tarafından sadece ses sanatçılığına ağırlık olarak yönlendirilen ve sadece kendi hayallerini gerçekleşmesini isteyen bir kişinin sonucuydum ben. Birgün ‚ben büyüyünce tiyatrocu olacağım‘ dediğimde, sanki çok kötü bir meslekmiş gibi lanse edilip, kötü kadın sıfatı yakıştırıp, çok kötü şiddete uğradığımı bilirim. Maalesef güzel bir çocukluğum olmadı. Çocuk çağımda hiç çocukluğumu yaşamadan büyük insanların arasında büyütüldüm. Sokakta oynamak, bir erkek çocukla dahi arkadaşlık kurmak çok felaket bir şeymiş gibi evden okula, okuldan eve ve dakikası geçmeksizin, geçse bile hesap vermenin bedelini dudaklarının patlamasına varana kadar, ağır dayak yiyerek öderdim. Bir çocuk olarak oyuncak gibi isteklerinin gerçekleşmemesi „sen çocuk musun bebekle oynuyorsun? Gerek yok“ gibi fakat çocuk yaşta, 18 yaş altı, alkol ve uyuşturucunun bulunduğu, hatta bir dönemler silahların bile patladığı eğlence mekanlarında, benim uyumam gereken saatlerde sırtımdan onca para kazanan, „kızım büyüyünce artist yapacağım“ diyen bir zihniyetin elinde büyüdüm ben.

Çocukluğunuzu yaşayamadan korku ve baskı altında büyüdünüz öyle mi?

Evet. Hayatım boyunca kendimle çok çırpındım. Hep korkuyla yaşadım. Ne zaman anne oldum. O zaman güçlendim. Ve o andan itibaren çocuklarıma sım sıkı sarılıp, onları tüm kötülüklerden uzak kolladım. Hâlâ daha korumaktayım. Ve asla kendi yaşadıklarımı asla onlara yaşatmamak için hep savaştım. Çocuklarımıza lütfen sahip çıkalım. Onlarla göz hizasına inip onları dinleyelim ve ciddiye alalım. Çünkü inanın, onlar küçük bile olsa dahi, ne istediklerini fevkalade çok iyi biliyorlar. Onların küçük olması demek, sizin ona istediğinizi yapabilirsiniz anlamına gelmez. Çünkü bu çocukların bile devlet tarafından kanunen hak sahibi edilerek, devlet tarafından korunmaktadırlar. Başka şiddette maruz kalan bir çocuk görürseniz eğer, hemen müdahale edin, çünkü bir canın hayatı söz konusudur. Eğitilmelerine bir ebeveyn olarak yardımcı olup ve topluma örnek, iyi ve şiddetten uzak bir insan kazandırmak gerekir. Örneğin tıpkı bir erkek çocuğuna mesela oyuncak silahla oynatmamanın ve ona bir silahın kötü bir nesne olduğunu ve nelere yol açacağı anlatılmalıdır. Onun yerine daha çok eğitici ve öğretici ilgi alanlarına yöneltilmelidir.

Ses sanatçılığını sürdürüyor musun? Pandemi dönemini nasıl atlatıyorsunuz?

Mesleğime gelince evet hâla tiyatrocuyum. Hâla daha solist olarak çalışmaktayım ve tiyatroyla birlikte el birliği ile inşallah topluma daha çok sanatkar kazandırır, belki de bu eğitimle birlikte bu mesleğe heveslenip, bu mesleği yapmak isteyen kişilere bir kapıda açılabilir. Kim bilir? Artık sadece özel projelerde sahneye çıkıyorum, şu an müzisyen arkadaşım ile birlikte, onun bestelerinden oluşan 3 şarkılık bir single albüm çalışmamız var. Yakın zaman da ilk klibimizin çekimleri yapılacak ve piyasaya çıkacak. Pandemi dönemini daha çok müzik üretimine ağırlık vererek değerlendiriyorum.

Teşekkürler.

Emine SONUGÜR / HAMBURG

07.03.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular