9.2 C
Hamburg
Donnerstag, April 15, 2021
Start News Autoren Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Modern toplumlarda bile kadın ve erkek henüz eşit değillerken bizim gibi modern olmayı henüz tam olarak başaramamış toplumlarda kadın-erkek eşitliğinden bahsedilemez. Her iki günde bir gerçekleştirilen kadın cinayetleri, üçüncü sayfa haberi olmaktan kurtulamayan nice trajik olay bu iddiamı kanıtlamaya yetmeli. Bunu söylemek ne kadar olumsuz gibi rahatsızlık çağrıştırsa da, acı ve hüzün veren toplumsal bir gerçeğimiz olduğunu görmeli ve buna karşı gelmeliyiz.

Sürekli denk gelinir kadınların eşitlik kavgaları, bu yönde verdikleri mücadeleler yüz yıldan fazladır sürüyor diye. Bugün itibarı ile yine de Avrupa toplumlarında da bu sorunun alt edildiğinden, sorunun çözüldüğünden bahesedemeyiz. Son yayınlanan Federal Kriminal Dairesinin raporlarına kabaca gözatılsa günümüz Almanya’sında bile her birkaç günde bir kadının cinayete kurban gittiğine tanık oluyoruz. Demek ki Almanya’da bu sorunu tam olarak çözebilmiş değil. Özellikle iş dünyasında kadına uygulanan ayrımcılık, ücretlendirme, cinsiyetçi söylem ve davranışlar yasalar ve uygulamalar nezdinde bizden sanıldığından da çok daha ileride değil.

Şahsi olarak hemen her yıl benzer tekrarlarda bulunurum. Yaş ve yıl ilerledikçe de bu sözlerimin uzun yıllara ve gözlemlerime dayanarak hala geçerli olduğunu görmek şaşırtıyor. Şüphesiz bence hemen her kadın, daha genç bir kız iken kalifiye bir meslek dalına yöenlmenin arayışı içerisinde olmalıdır. Nitelikli eleman, aranılan vasıflı bir personel olması onu her zaman seçkin kılacaktır. Ama salt iyi bir meslek sahibi olmakla eşit olunacağını sanmak kadar da saf olunmamalı. Bu onu en azından bağımsız ve güçlü bir birey yapacaktır. İleride onun kimselere bağımlı kalmadan kendi ayakları üzerinde durmasına vesile olacaktır. Ayrıca genel gözlemim güçlü annelerin güçlü çocuklar yetiştirdikleri ortada. Güç derken de kaba kuvvet ve kaslardan değil kişilik ve karakter anlamında kastettiklerim.

Politik çevrelerce sıkça tekrarlanan gerçeklikler vardır, örneğin hak verilmez alınır diye bir deyim vardır. Boşuna söylenmemiş bu laf. Hayatın her alanında olduğu gibi kadınların hak arayışında, eşitlik mücadelelerinde de örgütlenmek şart. Bu siyasilerin, siyaseti seçenlerin uygulamaları gereken olmazsa olmaz bir gerçeklik. Ama sıradan kadınlar, etliye sütlüye karışmayan, bilinçleri o kadar gelişmemiş, saf, kültürel anlamda ortanın berisinde kalmışlar ne yapacaklar. Ben bunları ele almanın daha önemli olduğunu görüyorum. Her insan siyasete sıcak bakmaz veya kafası almaz.

Anneliğin doğası gereği hiç bir anne evladının kötü bir birey olmasını, hele hele katil olmasını kesinlikle istemez. Ama hemen her anne bilerek veya bilmeyerek özellikle bizim toplumuzda küçük erkek çocuğunu o biçim şımartır. Önceleri şaka, oyunmuş gibi gelen saldırganlık dürtüleri, karşı cinse eziyet, kız çozuklarına tanınmayan ayrıcalıklar, sayısız özel hak zamanla onu potansiyel bir kadın düşmanı yapar çıkar. Farkına varıldığında iş işten çoktan geçmiştir. Oysa karşısındakine saygı, dinleme, herkesi eşit görme daha çocukluk yıllarında ciddi anlamda ele alınsa daha çok kalıcı olur. Erkeğin zihniyetine çok küçük yaşlarda kazınmış olur ve orada kalır. Demem o ki kadın erkek eşitliği konusunda yol almak istiyorsak eğer her anne çocuklarını eşit yetiştirmelidir. Kız çozuklarının korumaya kollanmaya ihtiyaçları var diye onları da korkak ve pısırık yetiştirmek yerine özgüvenli, güçlü iradeli ve karakterli evlatlar yetiştirmek yine şarttır.

Tabii ki bu kadarı sorunları çözmeye yetmeyecektir. Kadının toplumda eşit hakka kavuşması sadece yasalara ve çocukları titizlikle bağlı değil. Her şeyden önce erkekler, anneleri, eşleri, kız kardeşleri olan karşı cinslerine değer vermeli, en az onlar kadar eşit hak mücadelesinde saf tutmalılar. Çocukları biz yetiştiriyoruz, eşlerimizi biz idare ediyor, biz kadınlar eğer istersek topluma da şekil verebiliriz. Ezmeyelim kimseleri, ezmelerinede ama izin vermeyelim, nefretin değil sevginin dilini benimseyelim. Çevremizde olup bitenlere karşı duyarlı olalım, çocuğa, doğaya, hayvanlara en başta da birbirimize iyi davranalım, koruyup kollayalım derim. Bu anlamda toplumun her katmanında ve kesiminde genel olarak kadına yönelik ayrımcılık, baskı ve şiddetin son bulması dileklerimle tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım.

Esma Arslan / 07.03.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular