6.7 C
Hamburg
Samstag, März 6, 2021
Start Wirtschaft Firmen Hamburg’dan Portreler: Serdal Atıcı

Hamburg’dan Portreler: Serdal Atıcı

ALMANYALILAR – Hamburg’un başarılı iş insanlarından Serdal Atıcı 1965 yılında Adana’da doğdu. Babası geçen yıl vefat eden Basri Atıcı hem şair hem de öğretmen idi, annesi ise mütevazi, çalışkan bir ev kadını. Dört kardeşi olan Atıcı daha 12 yaşında iken Çukurova’nın meşhur portakal ve pamuk tarlalarında çalışmaya başladı. Ticareti ise tüccarlık yapan dedesinden öğrendi. 1993 yılında eşi hemşirelik okulu mezunu Aynur Hanım ile evlenerek Hamburg’a geldi. Henüz Almanya’ya gelmeden önce de ticaretle uğraşan Atıcı geldiğinde kafasında işyeri kurmak, burada da ticarete atılmak gibi bir planı ve programı yoktu. Almanya’ya her yeni gelen insan gibi o da dil sorunu ile karşılaştı. Gerçi hemen her dil sorunu konusunda eşinden yardım görse ve çevresinde şahit olduğu sorunlara benzer sorunları yaşamasa da, eksikliğini hep hissetti. Bir an önce ne yapıp edip Almanca öğrenmeyi kafasına koydu. Aklına gelen ilk fikri uygulamaya geçirerek cebinden cüzdanını çıkartıp yerine Almanca-Türkçe küçük sözlüklerinden birini koydu. Cebindeki sözlük her an her yerde elinin altında, açılıp okunacak, sürekli yeni sözcükler öğrenmeye yardım edecekti. Akabinde kısa sürede ama sürekli olarak Almanca radyo dinlemeye, televizyon izlemeye başladı. Her gün yeni sözcükler öğrenerek kelime hazinesini hızla zenginleştirdi. Bir dilin yeni bir insan, kocaman bir dünya, yeni bir hayat olduğuna inanan Atıcı, yeni gelen herkese önce dil öğrenmelerini, Almanca olmadan burada hiçbir şey yapayacaklarını savunuyor. Başından geçen bir trafik kazası olayına değinen Atıcı, az daha yanlış çeviri yapan bir tercümanın hatasına kurban gidecekken olaya müdahale edip, kendi sahip olduğu Almanca ile kendisine istinade edilen suçu aşağı yukarı yarı yarıya azaltabildi.

Aile babası Atıcı portakal kokusunun özlemini bir yandan derinden duyarken, diğer yandan çocuklarının büyümesine şahitlik ederken günlerden bir gün her girişimcide karşımıza çıkan, ilginç bir durumla karşılaşır. Ana okuluna giden çocukları her şekerli içecek içtiklerinde ham aşamadaki fikirleri büyür filizlenir ve somut düşünce aşamasına geçerek, çocuklar neden sağlıklı meyve suyu değil de bu katkılı şekerli içeceklerden içiyorlar diye hayıflanır. Bu sorumluluk bilinci kısa süre içerisinde as-saft firmasının doğumuyla sonuçlanacaktır. Önce Hamburg Ticaret Odası ile irtibata geçip bu fikrini aktarır, hak ettiği ilgiyi ve katkıyı görür. Sonra portakal bahçelerine sahip olacağı boş arazileri ve mevcut portakal tarlalarını aile bireylerinden alarak, çocuklar portakal suyu içmeli şekerli katkı maddeleri içeren içecekleri değil der ve işe koyulur. İlk başlarda anaokullara ve okullara portakal suyu sıkan aletler satmaya ve kiralamaya başlayan Atıcı işlerini büyütür ve kısa sürede gerçekleşen büyümeye ayak uydurmak zorunda olduğunu anlar. Sıraya pastaneler, kafetaryalar, yemekhaneler, restoranlar eklenir. Gittikçe sektörde ustalaşan iş insanı, Zummo adlı dünyanın tek patentli sıkma makinesiyle çalışmaya başlar. Firmanın Almanya ve Türkiye distüribatörlüğünü yapmaya başlar. Makinenin en önemli özelliği, yani meyvenin konulduğu aletin, meyvenin kabuğuna el değdirmeden suyunu alabilen bir sisteme sahip olması. En büyük hedefinin öncelikle çocuklarının mutlu bireyler olmasını isteyen aile babası, onlara bir iş insanı olarak tertemiz vizyonu olan başarılı bir firma bırakmak. Yaptıklarının tesadüf değil kesinlikle bilinçli tercihler ve yönelimler olduğunu belirten Atıcı, atılan her adımın öncesinde uzun uzun düşünülüp hesabının kitabının eni boyu derinlemesine tartıldıktan sonra hayata uyarlandığını belirtiyor. Günümüzde hemen her işletmenin küresel salgından olumsuz etkilendiğine de değinen Atıcı, salgın öncesi büyük anlaşmalara imza attıklarını, daha önce yirmi bir elemanı olduğunu ama salgınla birlikte yapılan anlaşmaların iptal edildiğini ve eleman sayısını ister istemez dokuza indirmek zorunda kaldığını, meyve ve sıkma aleti teslim ettiği otel ve benzeri yerleşkelerin salgından dolayı uzun süredir kapalı olmaları nedeniyle doğal olarak sıkıntı yaşadıklarını, her işletme gibi etkili tedbirler almak zorunda kaldığını aktardı. Aynı zamanda sosyal faaliyetlere de elinden geldiğince destek sunan Fenerbahçeli Atıcı, yerel ve ciddi bazı spor kulüplerine sponsorluk yapamayı, çevresindeki meslektaşları ile değerli ve anlamlı çalışmalarla bir şeyler yaratma çabasında bulunmayı da ihmal etmiyor.

10.02.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular