-0.5 C
Hamburg
Dienstag, März 2, 2021
Start Home Esma Arslan: Kaş yapalım derken göz çıkartmak

Esma Arslan: Kaş yapalım derken göz çıkartmak

Küresel salgın söyleyeceklerimin aslında bire bir kanıtı. Virüs doğada zaten vardı deniliyor. Ama onu böylesine ölümcül hale getiren biz insanlarız. Doğayı zehirleyen, her türden çöplerimizle dengesini bozan, envayi türden virüslerin, mikropların oluşmasına çoğalmasına, mutasyonlara uğramasına yol açanlar bizleriz. Sizlersiniz, benim, bilgisizce tükettiğimiz zararlı maddeler. Plastik bunların en başında en üst sırasında yer alıyor.

Torbalardan başlayabilirizi hemen. Plastik torbaların satışı yasak değil mi? Neden bakkalda yasak lokantalar da değil, neden bazı dükkanlarda paralı bazılarında hiç yok, sizleri bilmem ama ben yanıtlarını veremem, zira bilmiyorum. Resmi daireler bu konuda ne diyor, her eyalette farklı mı, yoksa işletmeden işletmeye mi değişkenlik gösteriyor? Zira yasak denilen torbalar parasını verince o biçim de satın alınabiliyor. Resmen yasaklı poşet paralı oldu gitti.

Bildiğim kadarıyla yasal olarak yürürlüğe giren yani 1 Ocak 2021 tarihi itibarıyla plastik tabak, pipette, balon çubuğu, kahvenizi karıştırma çubukları, kulak temizleme çubukları, plastik çay kahve bardakları, köpüklü polystyrol denilen malzemeden yapılan paketlemeler normal tüketicinin çok yakında unutacakları mazlemeler. Zira üretimleri yasaklandı. Unutmadan bu yasaklar sadece Almanya değil Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin hepsini kapsıyor. Bunun gerekçesi okyanuslardaki gittikçe artan plastik çöp oranını azaltmak.

Peki endüstrinin bu yasaklar karşısındaki tavrı ne oldu? Örneğin Starbucks plastik pipetteleri kullanmayacaklarını geçen yıl ilan etmişlerdi. Rewe, Lidl gibi büyük süpermarket zincirleri bu ürünlere veda etme hazırlığı içerisindeler. Aldi bir süredir salatalıkları artık plastiklere sarılı satmıyor. Plastik bardaklara ve ıslak mendil gibi plastik içeren ürünlere de uyarı bilgisi getirilecek deniliyor. Allah inandırsın alış verişimi kendim yaparım, bu güne kadar öyle bir şeye denk gelmedim. Yani her hangi bir uyarı içeren etikete veya duyuruya.

„Doğayı zehirleyen, her türden çöplerimizle dengesini bozan, envayi türden virüslerin, mikropların oluşmasına çoğalmasına, mutasyonlara uğramasına yol açanlar bizleriz.“

Aslı astarı olmayan nice bilgi orada burada yayınlansa da uygulama çok farklı. Üreticiye gidin sorun? Hatta benim gözlemlerim pandemiden sonra plastik kullanımının çok daha vahim boyutlarda arttığı yönünde. Ortalıkta çirkin ve göz ağrıtan şekilde maske çöplerini görmezden gelmek mümkün mü? Lokantalara restoranlara gidemiyoruz, ister istemez ısmarlanan her yemek, içecek plastikle gelmiyor mu? Siz çöplerinizde plastik malzemelerin arttığını mı, yoksa azaldığını mı görüyorsunuz?

Önerim her plastik madde içeren ürün üreten firmalara, extra plastik vergisi koysunlar bakın hem piyasa, hem de tüketici alışkanlığı nasıl değişiyor. O alınan plastik vergileri de yine doğada sadece okyanusta değil, ormanda, toprakta, çöplerde karşılaşılan plastiklerin yok edilmesine harcansın sorun çözülmese de zararları daha aza indirgenebilir.

Doğayı, denizi, suyu, havayı kirleten bizleriz, biz normal insanlar. Tüketici alışkanlıklarımız, para kazanmaya doymak bilmeyen dev şirketler, sorumsuz yöneticileri, doğa sevgisinden nasibini almamış poltikacılar. İnsan ne yapayım da günlük hayatımda plastik kullanımını en aza indirgeyeyim diye düşünmeye başlarsa nice çıkış yolları bulacağına adım gibi eminim.

Okul öncesi başlamak lazım, küçüklere doğada insanlardan başka canlıların da yaşadıklarını, onları bizim sevip kollamamız gerektiğini anlatmak, göstermek lazım. Sonra toprak, su, ağaç, bitki, hayvan sevgisini aşılamak zorundayız. Okullar, öğretmenler, pedagoglar bu kadarını yapmayacaklarsa neden varlar? Bu bilinçle ve sevgiyle yetişen insanları kimseler kirletemez. Ne büyük uluslararası firmalar, ne politikacılar. Yarın o çocuklar büyüdüklerinde böyle zararlı uygulamaları gördüklerinde itiraz edecek, çevresini aydınlatacaklardır.

Yukarıdakilarin bir dedikleri diğerini tutmuyor? Sizleri bilmiyorum ama ben bu konuda en büyük sorumluluğun yine bizlere, yani kendimize düştüğünü iddia ediyorum. Böyle ürünlerden, malzemelerden, tüketim alışkanlığından mümkün olduğunca lütfen uzak duralım. Doğayı koruma bilinci ile günlük alışverişimizi yapalım. Bu dünya bizim. Çocuklarımıza, torunlarımıza verebileceğimiz, bırakabileceğimiz yeni bir hayat ve dünya yok bunun dışında.

Esma Arslan / 27.01.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular