7.1 C
Hamburg
Freitag, März 5, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: Sürekli kendini yenilemek

Süleyman Deveci: Sürekli kendini yenilemek

Söylemesi kolay, gerçekleştirilmesi ise sanıldığından da zor bir uğraşı. Hamburg kocaman bir metropol kenti. Sanıldığından da büyük ve kalabalık. Olanaklar ne denli çok ve kapsamlı iyi bakmak gerek. Kendi kişisel dar dünyamızı şehre mal etmek ne kadar doğru tartışılır. Aynaya bakmadan bu şehrin tıkandığını, insanlarının bittiğini söylemek, bir ihtimal dahi olsa yanılmak demek olabilir mi? Sorunu kendimizde aramak varken neden hep başkalarını suçlarız? Sonra insan bu, her yenilgiden sonra, her yanlıştan, her zarar ve ziyandan sonra yine de ayağa kalmayı bilmiyor mu? Zira bu insanın doğasında var olan hayatta kalma güdüsünden başka bir şey değildir.

Yeni yol, yordam, söylem, çıkış kapıları aramak ve bulmak, sorunlarımızı çözemiyorsak eğer farklı tedbirler almak, başka adımlar atmak kaçınılmaz olmak zorunda. Zor, olmaz, yapamam, gitmiyor, yanlış diye bir şey yok. İnat, sabır, kararlılık, deneme, öğrenme, bolca yanılgı var. Hayatın bir başka tanımı korkmadan karşılaşma, her türlü engeli göğüsleme, yeni şeyleri öğrenme, anlama çabamızın hiç yok olmaması değil mi? Bu anlamda yeni bakış açılarına, yeni perspektiflere, yorumlara veya psikolojideki adıyla belki de yeni savunma mekanizmalarına neden ihtiyaç duyulmasın. Sabit ve dogmatik fikirlerin insanı geliştirdiği nerede görülmüş?

Sürekli olarak insanın kendisini yenilemesi ne kadar mümkün? Böylesi bir çabanın gerekliliğine inanması, bunun doğru olduğuna ikna olması, buna ihtiyaç duyması, bunun bir metot olduğunu kabul etmesi ne kadarlık bir zamana sarkar? Ölene kadar öğrenmenin yaşı olmadığı söylenir. İtiraz edenin çıkacağını sanmam. Ama neden bunun doğru olduğunu bile bile buna uygun davranamıyor, bu mantığı ha bire unutup duruyoruz? Demek ki hayat o kadar da kitaplardaki gibi değil. Dile getirilmemiş, değinilmemiş yanları, yönleri hâlâ mevcut olabilir. Belki çoktan hepsi en ince detayına kadar defalarca anlatıldı, yazıldı, çizildi ama nedense bize denk gelmedi, okumadık, karşılaşmadık bir yerlerde, öğrenmek, tanışmak nasip olmadı. O halde ben hepsini, her şeyi bilirim demekten daha aptalca ne olabilir?

Madem edebiyatla, yazıyla uğraşıyoruz, her yeni yapıtla, her yeni yazıyla daha iyisini vermeyi, daha iyisini yazmayı tasarlıyoruz, yaptıklarımızla da her yıl daha mükemmeliyle uğraşmak en doğrusu. Club olmadı mı, Atölye yan mı yattı, Criticus tutmadı mı, Platform gitmiyor mu, yeni başlanılan proje yerinde mi sayıyor, başka yollara bakmalı, pes etmek, kabuğuna kapanmak, kendini tüketmek en yanlış olanı. Tersine kabak çiçeği gibi açmak için, açılmak için ne kadar çok haklı neden mevcut. Altyapı var. Bilgi ve tecrübe var. yer, mekân, ilgi ve potansiyel mevcut. Bir tek eksik olan kendi kişisel arzumuz, bizi harekete geçirecek o ivme. Bu kadarı lüks. Almanyalılar da böylesi yeni yaklaşımlardan doğmadı mı?

İnsan karmaşık, zor ve garip bir varlık. Aynı hayatın kendisi gibi. Hem bulmaca hem de bilmece. Kısa ömrümüz hepsini anlayıp kavramaya, yorumlayıp anlatmaya yetmiyor. O yüzden herkesin kendine ait bir felsefesi var. farklı kişilikleri, hayat tarzları, kendi doğruları, sorunlarla birlikte yaşayabilme kültürü. Onu tek veya bir kaç kalıba koyup mutlak doğrulara oturtmaya çalışmak yanlış olacaktır. Onun belki de yaratılıştan sahip olduğu en büyük silahı sürekli kendisini yenileyebilmesidir. Tabii önce böylesi bir özelliğe sahip olduğunu bilmesi ve kendisini yenilemeyi istemesi gerekir.

Yorulmak yok. Koca bir yıl önümüzde denemek lazım. Yeni yayıncılıkla ortaya neler, kimler, ne gibi yeni sesler veya nefesler çıkar, çıkabilir beklemek gerek. Lafla peynir gemisinin yürümediği, yürümeyeceği ortada. İş icraata, somut adımlara bakıyor. Yakınıp dövünmek çare değil. Ağlamayan çocuğa mama yok, buralarda da, bu zamanda da bu kural hala diri ve canlı. Bebeği mamadan ayırmak öyle kolay değil. Buna küresel salgının bile gücü yetmez, insan ve umutları tükenmez.

Süleyman Deveci / 17.01.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular