1.1 C
Hamburg
Mittwoch, Januar 27, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: Okumak ve insanlar

Süleyman Deveci: Okumak ve insanlar

Okumak ve insanlar bir yazarın en önemli esin kaynakları, yazarlıklarının, enerjilerinin tam ortasında yer alması gereken çok önemli iki unsurdur. İnsanı okuyabilenler ise en ustaların yapabileceği başka bir okuma türüdür. Okumak insanın bilincine farklı anlayışları, sıra dışı arayışlara yönelmeyi tanıştırır. Ufkumuzun genişlemesi, başka düşüncelerin, kavrayış, yansıtış, anlatış biçimlerinin de olabileceğini okuyarak görebilir, gerçekleşebilir. Okumayı burada boş zamanlarımda okurum diye adlandırmak küfürdür. Aksine bundan sistemli olarak her gün, düzenli olarak okumak anlaşılmalıdır. Bu anlamda kitap okumak bir yaşam tarzı, ona günlük hayatımızda hak ettiği yeri, zamanı ve önemi göstermek nasıl bir yaşam istediğimize dair bilinçli bir seçenek ve yönelimdir.

İnsan yine kitaplar gibi bin bir çeşittir, sayısız renk ve sesle süslüdürler. Ne kadar değişiklik, farklılıklar gösterseler de ruhları aynıdır, eşbenzerdir, bir çoğu aynı kalıplara uyar, o yüzden evrenseldir. Anlamak, görmek, dokunmak gerekir. En az okumak kadar önemlidir insanlar. İkisi olmadan yazarlık da, edebiyat yapabilmek de olanaksızdır. Yapılan, yazılan onların eksikliğinde cılızdır, inandırıcılıktan yoksundur, fısıltıdan bile zayıf kalır. Bu yüzden soyut yazarlar soyut resim çalışanlara özenmemeli, aksine insana ve onun ruhuna ait ne varsa malzeme olarak kullanabilmelidirler. Bunun da gözlem ve alıştırmadan ayrı düşünülmesi imkansızdır. Yazının bu denli yaygın ve güçlü olmadığı evrelerde bunu müzisyenler yaparmış. Şimdilerde müzisyenleri hayatını da yine yazı en objektif şekilde aktarabiliyor.

Okudukça bu işlere daha yeni başlarken nice usta kalemin aynı yoldan defalarca geçtiklerine şahit oluruz. Yanıtlayıp soramadıklarımızı onların hikayelerinde görmek mümkün. Merak ettiklerimiz, yanıtlarını vermediğimiz nice sorunun ele alınış biçimlerini gördükçe hayretle şaşırır, içten içe seviniriz. İnsan yine aynı insan olabilir ama zamanı ve mekanı, yine bireysel algı ve yetenek gücümüz birbirinden farklı. Öğrenmek, kendimizi geliştirmek bulunduğumuz noktanın bir üstüne çıkabilmek ancak alçak gönüllülükle, bu iki olguyu benimsemekle mümkün. Yanicesi ben her şeyi bilirim, zaten bilmediğim bir şey yok takılmak cehalete davetten başka bir anlam taşımaz. İnsan hayatı sanıldığından da kısa. Hayatı kendimize zindan eden de biziz, onu yaşanılır kılmak için, çevremizi güzelleştirip ona anlam veren de.

Okudukça ne kadar cahil olduğumuzu, ne kadar az şey bildiğimizi, öğrenmemiz gereken ne kadar çok bilginin mevcudiyetini şaşkınlıkla göremiyorsak iyi okuduğumuzu kim söyleyebilir? İnsanı anlamıyor, tanımıyorsak, ona şüphe ve ön yargı, en çokta korku ve sevgisizlikle bakıyorsak, eleştirilerine kulak vermiyorsak onun da bize bir yararı olmaz. İnsanın davranışlarından, tepki, üzüntü, sevinç, hırsları, tutku, açlık, kavga, kahramanlıkları ve ihanetlerinden dersler çıkarılabilir, öğretici sayısız unsur gözlemlenip dersler alınabilir. Bazıları vardır orada burada karşılaşırız karşısındakinin tek bir kelimesinden meramını, ne anlatacağını hemen biliriz. Bunun aksi örneğine yakalanmak da mümkün, 45 dakika sadece selam vermek için gevezelik edebilmek de ayrı bir yetenek gerektirir. Yine onu da anlamak isteyen sabıra selam olsun.

Okumak ve insanlar bir yazarı ömrü boyunca izleyecekler kervanından, ondan kopmayacak, terk edilemeyecek, görmezden gelinemeyecek olmazsa olmaz iki dost, iki silah, ilaç, joker, donanım, kaynak, zırhtırlar. Değerini, kadrini, anlamını bilmek gerek. İnsan ekmek parasını öyle de böyle de kazanır, belki çok para kazanıp zengin de olabilir ama insan toplamak, biriktirmek, kazanmak hiçte öyle bir şey değildir. Yine okumakla kazanabileceklerimizi parayla satın alamazsınız. Okumak ve insanlar stratejik dostturlar, değiştirilmeleri akla, hayale dahi getirilmemelidir.

Süleyman Deveci / 13.01.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular