1.3 C
Hamburg
Samstag, Januar 16, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: Metin yorumu

Süleyman Deveci: Metin yorumu

Bir yazarın başını en çok ağrıtan konu, anlaşılmamak, yanlış anlaşılmak; tam olarak anlattıklarının veya anlatmak istediklerinin, neyi anlattıklarının belirsiz şekillere bürünmesidir. Yazarların bazıları hatta bunun tüm suçunun kendisinde olduğunun çoğu zaman farkında bile değilken onu bunu durduk yere suçlamak ister. Bir yazarın bir metni anlaması ve yorumlaması ile sıradan okurun ki tabii farklıdır. Yazar kendisi de benzer koşullar altında yaşadığından benzer yazanın tek bir kelimeyle neyi anlatmak istediğini doğrudan yakalayabilir. Aynı şeyi yazarın bütün yapıtlarını okusa da bir şey anlamamış birinden beklemeyebiliriz.

İyi bir okur olmanın önemli kıstaslarından biridir okuduğu kitabı anlatabilmek, yorumlayabilmek, beğendiği yanlar ile eleştirdiği, yerdiği yanları ortaya dökebilmek. Ama bunu yapabilmek için önce okuduklarını anlamak gerkmez mi, yani okuduklarını önce bir hazmetmek, yazılanı olduğu gibi anlamak, anlaşılmak istendiği gibi değil. Bunun öyle kolay edinilen bir edim olmadığını söylemek gerekir. Öbür türlü dört bir yanımızda cahiller ordusuyla değil bilgeler ordusuyla kuşatılmış olurduk. Tecrübe ve alıştırma sorunu demek gerek. Her okunulan kitapla bilinçteki artma, genişleme ve büyüme bunda çok önemli rol oynadığı gibi bizzat yaşanılan ve edinilen tecrübelerin de önemli rol oynayacağını görmezden gelemeyiz.

Herhangi bir metni yorumlarken kendi anlamak istediğini anlamak, yazara kulak vermeksizin kendi anlayışımız çerçevesinden onu yakalamak istemek, çoğu zaman önemli haksızlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu anlamda okurken de önyargısız olunmak zorunda. Metni anlamayanın, yanlış anlayanın yapacağı yorumlar az çok kestirilebilinir. Ne kadarı doğru, ne kadarı anlaşılmış, ne söylenmiş, ne anlaşılmış iyi gözlemlenmeli. Yanlış anlamaların yanlış yorumlamalara ve aktarmalara, bunların da tamiri kolay olmayan zararlara, zihinlerde zehirlenmelere, her an sanatçıya düşman kafalarda ne gibi yer edineceklerine titizlikle dikkat gösterilmeli.

Anlamadan yorum yapanlar zerre kadar ciddiye alınmayacak, alınmamaları gereken cahili cüheyla takımıdır, alayla karşılanmalı, her türlü tiye alınmalıdırlar. Yerleşik bir kültürdür bu aynı zamanda. Yani anlamadan yorumlamak istemek. Metin yorumlamasından ne kadar anlaşıldığı belli olur. Yapılan yorumdan, yorumlayanın derinliğini anlayıp yakalamak mümkün olduğu kadar, ne kadarını anlayabildiğini de gözlemleyebiliriz. Böylelerinin çoğunlukta olması moral bozar, yazarları umutsuzluğa düşürebilir. Ama bence en çok bu zihniyetle kavga etmek, cehalete karşı verilen saygın mücadelelerin en başında gelir.

Yazarlar bireylerle uğraşmazlar, Ali, Mehmet, Hans, Jürgen sıradan okur düzeyinde önemsenir ve öyle yaklaşılabilirler ama düşman veya hedef tahtasına oturtulamazlar, abestir. Bence ideolojilerle de o kadar uğraşmamalıdırlar. Nice faşist kafalı solcu bilirim, nice aydın fikirli dindar, milliyetçi vatan haini, çevreci kanibal, kadın düşmanı hümanist. Bunlar neyi niçin savunduğunu bilemeycek kadar sürü güdüsüyle harket eder, gözlerini açtığı andan itibaren bir yerlere tutunma ihtyacı hisseden, çoğu kendisi birey olamamış fikir garibanlarıdırlar. Bir yazarın düşmanı cehaletten başka bir şey değildir. Verecekse saygın bir kavga buna karşı vermelidir. Okuduğu bir metni yorumlamak, doğru anlamlar çıkartmak, yeni ve güzel fikirlere destek sunmak bu evrensel kavgaya destek vermek anlamına gelir. Çevremizi güzelleştirmenin değişik bir versiyonu, anlamlı bir sanatsal faaliyettir.

Yine de bunların hepsinden önemlisi yazarın anlatmak istedikleri zor, ağır, karmaşık oldukça anlaşılmaması, yanlış anlaşılması riski gittikçe artar. Yalın, sade, duru bir dili kullananların yanlış anlaşılma veya anlaşılamama rizikoları çok daha azdır. Meramını anlatmakta zorlanan ve bu yüzden anlaşılamayan yazarın yakınma hakkı yoktur. Aynen okumanın, yorumlamanın ne demek olduğundan bihaber okurun haksız yere cart curt edip haketmediği metinler hakkında küstahlık yapıp ahkam kesmesi gibi. Dengeyi yazı tutar başka bir şey değil.

Süleyman Deveci / 11.01.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular