2.8 C
Hamburg
Mittwoch, Januar 27, 2021
Start News Autoren Esma Arslan: Küçük esnaf kan ağlıyor

Esma Arslan: Küçük esnaf kan ağlıyor

Malum küresel salgın dönemindeyiz. Neredeyse bir yılı doldurduk bu lanetin hayatımızın her alanına müdahale etmesiyle. Rakamları izleyenler özellikle son haftalarda Almanya’nın da, Hamburg’un da adeta kontrol altına alınması mümkün olmayan bir hızla o biçim hem hastalananların hem de ölenlerin sayısının çoğaldığını görmüşlerdir. Bir yandan can derdi, diğer yandan ekonomik ve sosyal olarak ayakta kalma çabalarımız.

Nereye baksam, nereye dokunsam, sorsam, görsem hayatından bıkmış ve bezmiş insanlar. Kınayıp yadsımıyorum kesinlikle. İster istemez karamsarlığa düşüyor insan. Uzun yıllardır esnaflık yapan insanlar, kimselere muhtaç olmadan vergilerini veren, insanlara çalışmaları ekmeklerini kazanabilmeleri için işi istihdamları yaratan insanlar. Ayakta kalma, hayatta kalma mücadelesi veren insanlar.

İyi de devlet yardım etti, ediyor diyenleri duyar gibiyim. Gidin sorun o yardımlar ancak 2-3 ay ayakta kalmalarına, belki kira ödemelerine ancak yetti. Birikmiş faturaların ödenmesine, belki de çalışanların maaşına. Yetmediğin herkesler biliyor. Bunun yanı sıra cebinden birikmişlerinden yiyenler çoğunluk. İyi de bu daha ne zamana kadar devam edecek? Kimin gücü buna uzun vadede yeter?

Yılın sonlarına iki hemşerimizin aşıyı buldukları müjdesi ile nice umutla, plan programla yeni yıla girdik. Ama on gün geçti aşı yok. Millete verilmesi gereken aşılar çoktan hiç olmuş dahası başka ülkelere satılmış bile. Resmen vatandaşlarının sağlığıyla oynayan politik bir skandal ile karşı karşıyayız. Bol bol vaatler, her türlü güven ve inandırıcılık vermekten uzak açıklamalar, kandırmacalar.

Esnaf kan ağlıyor. Özellikle küçük esnafı bitirdiler. Arkasından orta sınıf geldi geliyor. Çocukluğumdan beri ne böyle bir sancılı döneme, ekonomik anlamda sarsan bir evreye denk geldim, ne de krizi fırsata çeviren, krizin yaradığı bir esnaf biliyorum. Gıda maddeleri satan işletmelere gidin sorun, küçük bir teslimat sorunu yaşasalar, ulaşım zincirinde bir aksama olsa sistem çöker.

Biz Almanyalılar yeni nesiller kendi yağımızda kavrulmayı, ona buna el açmamayı, kendi yağımızda kavrulmayı öğrendik. Devlete muhtaç olmayalım, kendi imkanlarımızla kendi paramızı kazanalım. Bakkalından büfesine, berberinden, kuyumcusuna, kozmetik salonundan butiğine, lokantasından müzik ve eğlence sektörüne, akla gelen hem en her sektörde ve branşta kriz. Yerinde sayan dahası durmuş bir hayat. Ne yapsın bu insanlar, suçları ne? Tabii kaderin cilvesi diyerek dalga da geçer politikacılar, kendi suçları diye alay da edebilir komplo teorisi savunucuları.

Aklıma bu insanlarımızın bir araya gelip birlik ve dayanışma ruhu içerisinde farklı çözüm ve çıkış yollarını denemeleri önerisi var. ama insanların bir araya gelmeleri yasak. Nasıl olacak bu. Geriye internet ve sosyal ağdan başka bir şey kalmıyor. Bir de biz gazeteciler, medya yayın organları.

Almanyalılar olarak sokaktaki insanın dertlerini dertlerimiz edindik. Gazeteciliğin mantığı da bu olmalı zaten. Bu anlamda dertleriniz dertlerimiz. Henüz yeniyiz elimizden geldiğince sorunlu alanlara el atmaya, dile getirilmeyenleri konuşmaya tartışmaya çalışıyoruz. Ama görüyorsunuz, üstüne maaş vermemize rağmen doğru dürüst çalışabilecek gazeteci bulamıyoruz. Millet buradaki dertleri sorunları bırakmış, Türkiye’de kendilerinin olmayan bir günü kutlamanın dertlerinde. Çalışmayanların çalışanların günlerini kutlamak istemleri anlaşılır gibi değil. Aklıma sorunlarınızı ve çözüm önerilerinizi bize yazın, yazamıyorsanız anlatmak, aktarmak istiyorsanız haber verin yardımcı olalım. Bu koşullar altında bizim sunabileceğimiz en iyi destek bu olacağına inanıyor, hepsine tek tek sabır ve umutlu olmalarını diliyorum.

Esma Arslan / 11.01.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular