-1.3 C
Hamburg
Samstag, Januar 16, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: Yazarın dinlenmesi

Süleyman Deveci: Yazarın dinlenmesi

Bir yazar okuyarak dinlenebilir en iyisi, yeni projelere kafa yorarak, şimdiye kadar ürettiği yapıtlarına gözatıp daha iyisini nasıl yapabileceğiyle ilgilenerek dinlenebilir. Ara öyküler, romanlar veya benzer çalışmalara bulanarak dinlenebilir. Eline kısa bir müddet kağıdı, kalemi ya da her ne ile yazıyorsa o aleti edavatı almayarak dinlenebilir. Bunların hepsini yapabilmesi ve hak etmesi için ama önce yorulmadır yazar, yani dinlenmeyi hak edecek çalışmalara imza atmış olması gerekir. Mutlaka rahatına düşkün yazarlarda vardır, o bohem ortama giremedikçe, iyice bir rahatlayıp gevşeyemedikçe satırlara döşenemeyenler de. Galiba bu içinde bulunduğu koşullar ile ilgili bir durum. Bu satırları beş yaşından beri çalışan bir insan olarak yazıyorum. Çalışmanın erdem değil hayatın temel direği olduğuna inanan biri olarak.

Kimi bir kitap yazar, kafası bomboştur, aşırı yorulduğundan bahseder, kimi beşinciyi bitirmiştir hâlâ yorgunluktan en küçük bir iz, eser yoktur. Dinlenmek de diğerlerinden farklı değil. Kimi ayağını uzatır, tatil yapar, eline kalem almaz, bilgisayarını, tabletini veya cep telefonunu açmaz, bitmiş bir pil gibi yeniden dolmasını veya değiştirilmesini bekleyerek dinlenenler de vardır. Bu ve daha bir çok detayın o şahısın yazma ile ilgili kurup geliştirdiği bağ ile çok yönlü bir ilişkisi ve muhabbeti söz konusu. Anlamaya çalışmak da zor, kavramak da. İnsan ve yazar kadar çeşitli, bir o kadar türlü türlüdür yazar alışkanlıkları, yazma ve dolayısıyla dinlenme alışkanlıkları ve huyları.

En iyi dinlenmenin çalışarak olduğuna inananlardanım. Elime kâğıt kalem almadan, günde birkaç sayfa yazmadan dinlenilebileceğine inanmam. Yorgunluk, dinlenme ihtiyacı bir yazar için ayıp ve yadırganması gereken davranış biçimlerinden biridir diyorum. Yine de dinlenmek bir haktır, fazla da abartılmamalıdır. Yazarların hiçlik kuyusuna düştükleri, birden yazabilecekleri bir şeylerinin kalmadığı çokca karşılaşılan bir şeydir yeni değildir. Çalışma hız ve temposuna göre yorulan dinlenmelidir. Bu konuda ahkam kesip birilerine set çekmek, kalın çizgiler çizmek istemek saçmalıktır. Herkese ihtiyaç duyduğu kadar dinlenmek mutlaka her halükârda iyi gelecektir.

Yazarın dinlenmesi her yazarın kendisinin bileceği bir yöntem olmalı. Kalıplara koymaya çalışmak, tavsiye, öneri dediğim gibi ukalalık etmek ve yanlış yapmak olur. Kiminin temposu aşırı hızlıdır, kiminin yazma temposu vasatın oldukça altıdır. İkisine de aynı dinlenme yöntemlerini tavsiye etmek aptallıktan başka bir anlam taşımaz. Ayrıca kim ne zaman yorulmuştur, ne kadar dinlenmeye ihtiyacı vardır bunu o yazardan başka en iyi kim bilebilir. Mevzuya standartlar koymaya çalışmak, kalıplar ve kılıflar uydurmaya çalışmak nafile bir çaba.

Dinlenirken kafa yormak mı gerekir, yoksa dinlenmeden zaten yorulmuş kafayı mı anlamak gerekir yine değişkenlik gösteren bir konu. Yatarak yazar olduğu gibi dikilerek dinlenmenin olabileceği de hesaba katılmalı. Bu bir şaka değil. En iyi, en verimli yapıtlarını yatarak, rüyalar görerek yazdıklarını iddia eden yazarlar var. Hatta benimkinden katbekat fazla okurları olduğunu da gizlemeksizin söyleyebilirim. Bana absürd ve işe yaramaz şeyler gibi gelse de yazdıkları, beğenen ciddi bir okur kitlesi var. Yazmak yaratmaksa, yaşatmaksa, dinlenmek de aynı kalıplara uymak zorundadır. Ölünce yeteri kadar dinleneceğimiz ortada.

Tatil, dinlenme evi, başka yerler, turistik seyahatler şimdilik lüks ve o kadar ulaşılamayacak mesafedeler ki. Onları önce hak etmek gerekir. Bunun kahramanvari biri tutumlar, aşırı abartılı küstah bir akıl vermeyle zerre kadar ilgisi yok. Dinlenme hakkındaki dürüst ve samimi düşüncelerim bunlar. Herkes benim yaptığımı yapmak, her tavsiyeme ayak uydurmak zorunda değil. Beğendiklerinizi alır, beğenmediklerinizi okumamışsınız gibi yapabilirsiniz. Bu anlamda benim ve benzer durumdakiler için geriye daha fazla çalışmak, tatili hak etmek, daha verimli yapıtlar üretmekden başka seçenek kalmıyor. Dinlenmeyi gerektirecek kadar önce bir yorulalım hele.

Süleyman Deveci / 05.01.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular