1.3 C
Hamburg
Montag, Januar 25, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: İyi ve sağlam bir okur olmak

Süleyman Deveci: İyi ve sağlam bir okur olmak

Ne okur, nasıl okur, okuduğuyla ne yapar iyi ve sağlam bir okur? Bu soruların yanıtları üzerinde durdukça genel tanımlama ve anlaşılması daha kolay bir iskelet ortaya çıkacaktır. Her şeyden önce fuzulileri bir yana ayıklayalım, boş zamanlarımda kitap okurum diyeni bir kere okur diye adlandırmak yanlıştır. Okumak boş zaman uğraşısı değil bir yaşam tarzıdır, bu biçim, bu duruş, felsefi anlayış sorunudur. Kitap okumayan biri hiçliğin dışında ve uzağınd adeğil, yanında yakınında da değil, tam ortasında ve onunla çepeçevre kuşatılmış vaziyettedir. Kim bu kısa hayatında hiç olmak ister, birey veya varlık olmak ister bu onun kendi kişisel tercihi ve özgür iradesidir. Bir noktadan sonra anlaşılabilir ama kabul edilemez.

Bunun dışında öyle her önüne gelen kitabın okunmasının da ben bir yararı olacağına inanmıyorum. Bizim gibi geri kalmış ülkelerde belki çoluk çocuğun kitapla öyle veya böyle tanışması için söylenmiş ve kabul görmüş yaygın bir kanı olabilir bu söylem. Ama mantıken ve özü itibariyle yanlış ve saçmadır. Kendisini geliştirmek isteyen, ilgilendiği alanda, benimsediği bir konuda uzmanlaşmak isteyen biri o alanda ne kadar çok yapıt okursa o denli uzmanlaşacak, zamanla aranan bir otorite haline gelecektir. Hiçbiri olmasa da okudukları hakkında gerçek anlamda söz söyleme ve sözünü dinletebilme hakkını elde etmiş olacaktır. Yani okur ne okumalıyım konusunda seçmeci olmak zorunda. Okur neyi en önemlisi de niçin okuduğunu eğer bilirse gözle görülür biçimde verimli yol alacaktır.

Klasikler iyi ve sağlam bir temelin atılmasında mükemmel bir görevi zaten üstlenmiş vaziyetteler. Çatı, okuma anlayışı ve yükselişi bu temelin üzerinde güçlenip köklenebilir, dal salıp meyve verebilir. İlgi alanı, merak, edebiyatın dalları, bir konuda uzmanlaşma zorunluluğu, bir konuda yine bilgi açlığının giderilmesi ana taşlar ve temelin en önemli malzemeleridirler. Klasikler bizi insanın ve hayatın ortak ve evrensel yanlarını gösterecek, merhametimizi, sevgimizi, anlayış, hoşgörü yanlarımızı güçlendirecek, koca evrende yalnız olmadığımızı, insanlığın nice evrelerden geçerek, nice acılar, ölümler ve savaşlardan sonra bu evreye geldiğini gösterecek, ona sahip çıkmamız konusunda bizi duyarlılaştırıp ufkumuzu açacaktır. Bunların yanı sıra siyasal, felsefi, ekonomik en önemlisi de edebi anlayışımızı, kültür ve sanat ile ilgili bilgi ve görgülerimizi arttıracaktır.

Rakamlara takılıp kalmak yanlıştır. Yani kiminin hızı birkaç günde bir kitap okumaya uyar, kimi ayda bir kitap okur. Sidik yarışı değil bu, birilerini kandırmaca, ikna etme oyunu da değil. İnsanlar gibi okurlar da, okum aalışkanlıkları ve hızları da birbirinden farklıdır. Birkaç ayda bir kitap okuyana ama ne kadar okur denilebilir, tartışılır. Okuduğuyla hesaplaşan, içinde tartışan, dışında başkalarıyla konuşan aslında iyi bir okur olma yolundadır. Yazarın eseri yazarken ruhunda esen fırtınaları yakalayabilen, onu her yönüyle hissedebilen, algılayabilen okur iyi bir okurdur. Ben daha iyisini yazardım, beğenmedim diyen zaten okur değil, kendini beğenmiş zır cahildir. Yazsaydın ya be adam, o yazardan değil de senden okusaydı millet o yapıtı.

Okumasıyla hava atan, üç beş kitap okumayla kendisini okur sanan havasını alır. Onbin kitap okumamış birine okur, yirmi bin kitap okumamış birine yazar demek abestir, yanlıştır. Okur olma yolunda ilerleyen birileridir bunun altındaki rakamlar. Cebindeki parayı yemeğe, ekmeğe, içkiye değil kitaba yatıran okur iyi okurdur, sağlamdır. Bütçesinden kitaba para ayıran, kitapları kütüphaneden ödünç almak için kütüphane kartı olan, şimdilerde e-okuyucusuna sahip biri, e-kitap arşivi olan okur iyi ve sağlam bir okurdur. Son zamanlarda sosyal medyada şov ve gösteriş yapma budalalaığı türedi. Gerçek anlamda okumak, okuduklarını anlatmak yerine satın aldıkları kitapları sergileyenlere daha çok rast geliyoruz. Bu ay bunları okuyacağım, gelecek ay şunları filan. Ama okuyup okumadıklarını, okuduklarından ne anladıklarını bilen yok. Acaba bunlar kimi niçin kandırma ihtiyacı duyuyorlar ben anlamıyorum. Neyin kompleksi bu bilen bana da anlatsın lütfen.

Okuduğunu sevdikleriyle paylaşan, onların da okurken mutlu olmasını, keyifli anlar yaşamasını, düşünmesini arzulayan okur, yine iyi bir okurdur. Zira tam da kitabın varlık amacına hizmet eden, bir eser ile çevresinin güzelleştirilmesine vesile olan çalışmaya katkı sunar bu davranışıyla. Bir nevi yazar ile, o eser ile az çok bütünleşmiş olur. Bencil değil öğrendiklerini, anladıklarını paylaşmayı isteyenler de yine bu kategoriye dahil edilebilirler. Yazarını yalnız bırakmayan, dört gözle yeni bir yapıtının çıkmasını bekleyen iyi olmasa da sadık bir okurdur. Toplumsal yanlarını okumanın önüne çıkartmadıkça, okunanlardan insan edebi bir hayvana dönmedikçe, döndürmedikçe kendini, okur hâlâ iyi ve sağlam bir okur olamamıştır demektir.

Süleyman Deveci / 04.01.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular