1 C
Hamburg
Donnerstag, Januar 28, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: Yazarken Kavga Etmemek

Süleyman Deveci: Yazarken Kavga Etmemek

Yazarken kavga etmemek her yazarın yazıya göstermesi gereken en büyük kural ve saygı olması gerekir. Daha çok belden aşağı kavgaları seven köşe yazarlarının ezici çoğunluğu, önemli bir kesimi bu yöntemi tercih ederler. Oysa tek bir yazı ile insanı yerin dibine sokup çıkartmak pekala mümkündür. Edebi yanları olan bir yazar bireylerle, küçük insanlarla uğraşmaz, uğraşmamalıdır. Kendisine ucuz tatsızlıkları, çekiştirmeleri yakıştırmaz. Tarihte birçok örneği olsa da iyice bakıldığında bunların kavgadan çok düzeyli polemikler, atışmalar, bir nevi edebi çekişmeler olduğu, her şeye rağmen okuruna bir şeyler verdiğini görürüz.

Eleştiriyi küfür sananlarla polemikler, yazarı ve okuru eğlendirip keyiflendirdikçe, dalga geçip ortalığı şenlendirmek maksadıyla belirli sınırlar içerisinde benimsenebilir. Ama karşı tarafın zavallı, ezik, kendinin adam yerine konulmamasının iç yansımalarıyla, entelektüel cehaletiyle donanmış yazıların sahiplerine bulaşmak, onlara önemseniyorlarmış hissini verdirebilir. Güzelim sözcükleri mermi gibi yok edici, yıpratıcı, zedeleyici satırlara peşkeş çekmek sahibini yüceltmez, aksine utandırır, hatta yerin dibine sokar. Zira yazarın da, yazının da bir tek amacı olmalıdır, günü, yaşamı, ortamı güzelleştirmek. Onun propagandasını yapmak. Estetiğin tarihinde de bu böyledir.

Yazarken kavga etmemek zordur ama bunu yine de her yazar ilke haline getirip uzak durmalıdır seviyesiz dalaşmalardan. Yazar da elbette insandır. İnsana özgü her zararlı alışkanlıklar onda, onun doğasında da mevcuttur. Yine de bir yazar hırsına da, öfkesine de her zaman hakim olmak zorundadır. Yazar yaratıcıdır; harflerden, düşlerden, sözcüklerden, düşlerden, cümlelerden, hayallerden ve bizzat yaşamdan bir dünya yaratır. O dünyanın basit ve kaba insanlarca kirletilmesine o kadar kolay izin vermemesi gerektiğini bilir. Her eleştiriye yanıt vermemek bir olgunluk anlayışıdır.

Kavgayı kim ediyor sokakta? Siz hiç iki zenginin birbiriyle yaka paça kavga ettiğine şahit oldunuz mu? Onlar kavga ettiklerinde milyonlar etkilenir. Doktorun, avukatın, mühendisin fiziksel kavgalarına şahit oldunuz mu? Hemen hepsinin kendi çapında belirli bir düzeyi, seviyesi vardır. Yazarın elindeki yetenekleri, yaratıcılığını ucuz, basit ve zavallı insanların imajının zedelenmesi, kırılması, yaralanması alanında kullanması düpedüz abestir, başka bir şey değildir. Hangi büyük yazar kendisine böyle bir şeyi yakıştırabilir? Hadi bir noktaya kadar dışarıda kavga etmesini kabullensek dahi satırlarda, yazılarında, ifadelerini kötüye kullanarak kavga etmesi çirkin ve yakışıksızdır.

Kavga etmemelidir yazarlar, polemik ile atışmayı, seviyesiz, çapsız atışmalara bulaşmamayı tercih etmelidirler. Güzel yapıtlar, çok daha iyi ürünler, o ürünlerin içerisinde, onlar nezdinde yanıtlar vermek, en iyi kavgadır. Doğrusu mu bir yazarın yazmaktan zaman ve fırsat bulup bir de gariban görülmesi gereken zavallı böcekleşmiş kafalarla uğraşması çok yanlıştır. Onun zamanı da, emeği de çok değerlidir. Boşa verilen değersiz zamanını bir konuyu araştırmaya, öğrenmeye, anlayıp kavramaya ayırabilir.

O kadar çok fabrika ayarları bozulmuş, adeta tır kamyonu ile üzerinden geçilmiş, nasılsa karartılmış ruhu satılmış, kuşatılmış, kalbi kararmış insan var ki hangi biriyle tek tek uğraşmalı bir yazar? Böylelerini sözcüklerle değiştirebileceğine inanmak da nedir? İnsanın doğasını değiştirmek birkaç satırla kolay olsaydı bugün başka galaksilerde yeni yılları kutlar olurduk. Olmalı mı yazarın her önüne gelenle atışması, kavga etmesi, adeta sokakta kavga eder gibi aslı astarı olmayan polemiklere ve atışmalara bulaşması hakkı, var mı öyle bir lüksü? Yazarın düşmanı cehalettir, tek bir cahil değil. Enerjisini bunları bilince çıkartarak kullanmalıdır.

Süleyman Deveci / 02.01.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular