3.9 C
Hamburg
Samstag, Januar 23, 2021
Start Wirtschaft Firmen Koronaya meydan okumayalım, tedbirimizi alalım!

Koronaya meydan okumayalım, tedbirimizi alalım!

ALMANYALILAR – Almanya’nın Hamburg kentinde 1 Nisan 1998 yılında kurulan ve 22 yıldır sektörde profesyonel hizmet sunan AKA-Arslan Hasta ve Yaşlı Bakım Şirketi, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını sürecini büyük sorunlar yaşamadan geçiriyor. Kentin Lohbrügge semtinde uzman bir ekiple hizmet veren şirketin sahibesi Esma Arslanla salgın süreci, 2021 yılında yürürlüğe girecek bakım yasaları, salgın sürecinde devletin bakım şirketlerine sunduğu destekler veya şirketlere yüklediği yükler gibi konular üzerine ALMANYALILAR okurları için sohbet ettik:

Almanyalılar: Salgın sürecinin sizi nasıl etkilediği konusunda bir değerlendirme yapar mısınız?

Esma Arslan: Koronoavirüs tüm dünyayı etkisi altına aldığı gibi tabii ki bizleri de farklı yönleriyle etkiledi. Öncelikle ailemle görüşmelerime kısıtlama gelmesi beni çok üzdü. Kızım ve torunum Avustralya’da ve doğal olarak şu an onlarla görüşme olanağım yok. Hamburg’da da sosyal hayatımız kısıtlandı. İşyeri olarak ufak tefek şeylerin dışında büyük sorunlar yaşamadığımızı söyleyebilirim. Tabii ki her işin bir riski ve zorluğu var. Bu dönemde hasta ve çalışanlarımızı korumak için yeni hasta ve yeni eleman almadığımız için kazancımızda düşüş olsa da ne hastalarımızda ne de çalışanlarımızda bugüne kadar virüs testi pozitif çıkan olmaması bizi çok sevindirdi. Bu da kararımızın ve aldığımız önlemlerin ne kadar isabetli olduğunu gösterdi. Çalışmalarımızda insan hayatı ve sağlığı önceliğimiz. Kaybettiğimiz parayı yeniden kazanabiliriz ama kaybettiğimiz sağlığımızı geri kazanmak çok zor. Öte yandan salgın sürecinin bize büyük tecrübeler kazandırdığını söyleyebilirim. Salgın bizi zorladı ama bizi geliştirdi, bilgimize bilgi kattı.

Salgın sürecini diğerlerine nazaran daha rahat atlatmanızın, hasta ya da çalışanlarınızda vaka olmamasının sebebi nedir?

Biz zaten uzun yıllardan beri, birçok insanın ismini bile yeni duyduğu Robert Koch Enstitüsü (RKI) ile ve onların hijyen standartlarına göre çalışıyoruz. Düzenli aralıklarla da kendimizi güncelliyoruz. Bu sadece korona için değil, tüm diğer hastalıklar açısından da önemli zira. Bu nedenle koyulan önlem ve kurallara uymamız bizim için hiç zor olmadı, çabucak adapte olduk. Salgın ortaya çıkınca teşkilatlı ve hızlı bir şekilde bizden istendiği gibi planlama yaparak çalışmalarımıza devam ettik. Çalışanlarımızı, hastalarımızı ve ailelerini bu yönde sürekli bilgilendirdik, uygulamaları kontrol ettik. Bu da etrafımızda virüs vakası çıkmamasına yardımcı oldu.

Salgın sürecinde yaşadığınız en büyük zorluk nedir?

Bu süreçte yeni hasta almadığımız için tabii ki maddi kayıplarımız oldu. Bunun yanı sıra kurallar gereği çalışanlarımızın haftada iki kez korona hızlı testi yaptırması gerekiyor ve bunun masraflarını da şirket olarak biz karşılamak zorundayız. Bu da belimizi büktü. Salgının yükünü omuzlarında taşıyan sağlık ve bakım sektörüne devletten biraz daha fazla destek beklerdim doğrusu ama maalesef bu olmadı. Bu süreçte profesyonel ve fedakar davranan çalışanlarımıza buradan çok teşekkür etmek istiyorum. Ne virüsten korkup rapor yazarak bir kenara çekildiler ne de kuralları ihlal ettiler. Hepsi de canla başla çalışarak görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiler. Çalışanlarımı hep ailemin bir parçası olarak gördüm ve bu süreçte bunu somut olarak da yaşadım. Düzenli bilgilendirme toplantıları yaptık, birbirimizi yalnız bırakmadık ve tabii bu bizi birbirimize daha da yakınlaştırdı, bizi güçlü kıldı. Çalışanlarımızın motivasyonu işimizin kalitesini belirliyor. Onlarla birlikte yorulduk ama güzel tecrübeler kazandık.

Salgın sürecinde devlet tarafından bakım sektöründe çalışanlara destekten konuşuldu? Bu destekler verildi mi?

Şirketlere herhangi bir destek sunulmadı ama çalışanlara bir seferliğe mahsus, 1000 avro bakım sigortası tarafından, 500 avro da devlet tarafından olmak üzere toplam bin 500 avro teşvik primi verildi. Bu zor süreçte ufak da olsa emeklerinin karşılığını almak sektör çalışanlarını motive etti tabii.

Salgın kısıtlamaları nedeniyle bakım sektöründe neler değişti?

Bildiğiniz gibi hasta ve yaşlıların bakım derecesi MDK tarafından ev ziyaretleri sonucu belirleniyordu. Salgın nedeniyle bu ziyaretler iptal oldu ve bakım derecesi bu süreçte telefon görüşmeleriyle belirleniyor. Bakım sigortası yetkilileri hastaları ve aileleri mağdur etmemek için hasta ve hasta yakının verdiği bilgiler doğrultusunda karar veriyorlar ama tabii bu hastaların lehine olmadı pek maalesef.

Siz şirket olarak salgın dönemde nelerin eksikliğini hissediyorsunuz?

Mesela her yıl hastalarımıza ve ailelerine yönelik belirli konularda bilgilendirme günleri yapıyorduk. Açık kapı günümüzde çalışmalarımızı tanıtıyor, dostlarla bir araya geliyorduk. Aşure gibi özel günlerde yorgunluk atıyorduk. Bu sene maalesef hiçbirini yapamadık ama her şeyin başı sağlık tabii. Yeter ki sağlıklı olalım, bu salgın bitsin, güzel günler yeniden gelecektir. Şimdi tedbirli olmak, hijyen kurallarına ve alınan önlemlere azami uymak en önemli önceliğimiz.

Bu olağanüstü günlerde hasta ve yakınlarına neler tavsiye ediyorsunuz?

Koronaya meydan okumaya gerek yok. Hastalara mümkün olduğunca dışarı çıkmamalarını tavsiye ediyorum. Alışveriş gibi işleri zaten bakım çalışanları yapıyor. Koyulan kurallara uymak salgını yenmek ve sağlıklı kalmak açısından çok önemli. Bu sürece biz de kurallara uyarak destek olmalıyız. Sadece başımıza geldiğinde önemsemeyelim, tedbirimizi önceden alalım. Bazen tecrübeler öldürücü olabilir.

Bugünden geriye baktığınızda sektörünüzde neler değişti sizce?

Aslında çok şey değişti ve bunun sadece salgın süreciyle alakası yok. Mesela işimi kurduğum ilk yıllarda bakım şirketlerine ve çalışanlarına bakış açısı çok daha saygındı ve daha fazla önem veriliyordu. Şimdi kesinlikle hak ettiği değeri görmüyor. Ama şunu da göz ardı etmemek lazım; Şirketler artık eskiden olduğu gibi kalifiye ve eğitimli eleman çalıştırmıyor. Almanya’da sağlık sektöründeki kalifiye eleman sıkıntısı buna izin vermiyor. İşten anlasın, anlamasın, herkes bu işte çalıştırılabiliyor artık ve bu da işin kalitesini düşürdü. Korona sürecinde bakım kasaları da çalışma kurallarını yumuşattı eleman eksikliğinden dolayı. Başka ülkelerden dil bilmeyen insanlar gelip bu sektörde çalışıyor, bazılarının eğitimi bile yok. Halbuki bizim sektörümüzde, birçok sektörde olduğu gibi eğitim çok önemli. İşi bilmeyen insana hasta emanet etmek sağlıklı bir yaklaşım olamaz.

AKA-Arslan Pflegedienst:

1998 yılından beri sektörde hizmet veren AKA Hasta ve Yaşlı Bakım Şirketi, tüm sağlık, bakım kasaları ve sosyal dairelerle anlaşmalı çalışıyor. Evde hasta bakımı, hamilelik refakat hizmeti, temel vücut bakımı, günlük bakım / § 45b ve 24 saat yoğun bakımı hizmeti veren şirketin amacı, hasta ve yaşlıları alışmış oldukları ortamdan koparmadan en sağlıklı hizmeti sunmak. Bakım sigortası, bakım derecesi ve destekler konularında bilgi desteğine ihtiyacı olanlar şirketi arayarak ücretsiz bilgilendirme hizmetinden yararlanabilirler:

Bilgi Hattı: „www.aka-arslan.com“
Tel: 040 / 739 90 30
Fax: 040 / 739 263 92
Mobil: 0172 / 442 92 94
E-Mail: info@aka-arslan.com

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular