10 C
Hamburg
Donnerstag, Januar 21, 2021
Start News An­kün­di­gung İBB'nin "İstanbul'un Renkleri" kitabı tanıtıldı

İBB’nin „İstanbul’un Renkleri“ kitabı tanıtıldı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, her cemaatin, her inançtan olan insanın İstanbul’un sokaklarına, parklarına, hayatına, yaşamına büyük izler, derin hikayeler, derin miraslar bıraktığını belirterek, „Şunu belirtmek istiyorum; Bu şehrin hiçbir topluluğunun adı, azınlık değildir.“ dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Kültür AŞ tarafından yayınlanan, kentte yaşayan farklı inanç gruplarını anlatan „İstanbul’un Renkleri“ kitabı Malta Köşkü’nde düzenlen toplantıda tanıtıldı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, İstanbul Latin Katolik Cemaati Ruhani Reisi Msgr. Ruben Tierrablanca Gonzalez’in vefatından duyduğu üzüntüyü belirterek, ailesine ve cemaatine baş sağlığı diledi.

İstanbul’un, yüzyıllar boyu, farklı kültürlerden, dinlerden, milletlerden insanların bir arada, hoşgörü içinde yaşadığı ve bu çabayı ortaya koyduğu bir şehir olduğunu ifade eden İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

„Zengin bir şehirdeyiz. Her cemaatimizin, her inançtan olan insanımızın, bu şehrin sokaklarına, parklarına, hayatına, yaşamına büyük izler, derin hikayeler, çok derin miraslar bıraktığının da farkındayız. Şunu belirtmek istiyorum; Bu şehrin hiçbir topluluğunun adı, azınlık değildir. Çünkü, kimin bu şehre nasıl katkılar sunduğunu, kimse bilemez. Bazen bu, yüzyıllar sonra anlaşılıyor.“

İstanbul’un büyüleyici kimliğini daha yukarılara çıkarmak için birlikte çaba gösterilmesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, bu amaca hizmet edecek olan „İstanbul’un Renkleri“ kitabına emeği geçenlere teşekkür etti.

İmamoğlu, bilinen cemaatlerin dışında, İstanbul’un renk paletinde Bulgarlar, Süryaniler, Polonyalılar ve Latinler gibi grupların da olduğuna işaret etti.

İstanbul’da, farklı etnik köken ve dine mensup insanların asırlardan bu yana aynı mahallelerde yaşadığına dikkati çeken İmamoğlu, şöyle konuştu:

„Bayramları bir arada kutlama geleneği, bu şehrin geçmişinde var. Çünkü mahallede bayramlarını bir arada kutlar. İnsanların birbirilerine olan duygularını ifade ettiği bir coğrafyadır İstanbul. Onun için, yan yana ibadethaneleri görürsünüz. Burada insanların iyi günlerinde bir arada güldükleri, eğlendikleri, kötü günlerinde de bir arada ağladıklarını, üzüldüklerini görürsünüz. İşte bu eser, bir anlamda bunu anlatıyor; bütün duyguları bir araya getiriyor. ‚İstanbul’un Renkleri’nin her okura güzel şeyler katmasını diliyorum.“

„Kitap, pandeminin karanlığında ışık gibi geldi“

Cemaat Vakıfları Temsilcisi Moris Levi de, „İstanbul’un Renkleri“ kitabının bu pandeminin karanlığında, küçük dini toplumlara ışık gibi geldiğini söyledi.

İstanbul’daki kökenlerinin 1492 yılına kadar dayandığını anlatan Levi, cemaat vakıfları ve üyeleriyle ilgili şunları söyledi:

„Görevim gereği, kitaba konu olan küçük toplumların 167 adet vakıfını, Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıflar Meclisi’nde temsil ediyorum. Bu vakıfların büyük çoğunluğu İstanbul’da. Kitapta da anlatıldığı ve başlıkta da işaret edildiği gibi, bu toplumların renkleri, izleri, nefesleri, ruhları, lezzetleri, aşkları, sesleri, müzikleri anıları olmayan bir İstanbul’da şiirler bile yavan kalırdı. İstanbul, İstanbul olamazdı.

Tanıtım toplantısına, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermeni Cemaati Başrahibi Tatul Anuşyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı Rav İsak Haleva, Süryani Kadim Cemaati lideri Metropolit Mor Filüksinos Yusuf Çetin, eski CHP genel başkanlarından Altan Öymen, vakıf yöneticileri ve kitabın yazarları da katıldı.

İstanbul’un Renkleri

İBB iştiraki Kültür AŞ tarafından yayınlanan eserin genel yayın yönetmenliğini Ahmet Bozkurt, editörlüğünü de Saro Dadyan üstlendi.

Projede Rum, Ermeni, Yahudi, Bulgar, Polonyalı, Süryani ve Latin gibi tüm toplulukların insanları ele alındı.

Giriş yazısını Altan Öymen’in yaptığı eserde, Ali Çokona İstanbul Rumlarını, Saro Dadyan İstanbul’da yaşayan Bulgarları, Püzant Akbaş İstanbul Ermenilerini, Rinaldo Marmara İstanbul’un Latin Katolik Cemaatini, Nazım Alpman İstanbul’da bir Polonya köyü olan Polonezköy’ü, Ivo Vedat Molinas İstanbul Yahudilerini, Sait Süsin İstanbul Süryanileri’nin dünü bugününü, Mehmet Yüce de bu toplulukların Türk sporuna katkılarını anlattı.

Kitabın final yazısını, proje direktörü olan Cengiz Özkarabekir ve Sevecen Tunç birlikte kaleme aldı.

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular