-1.1 C
Hamburg
Samstag, Januar 16, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: Kendini Görebilmek

Süleyman Deveci: Kendini Görebilmek

Yaratılan kahramanlarda, anlatılan olaylarda, olayların geçtiği mekânlarda, konuşmalarda, monologlarda bir yazardan çok bir okur kendisini görebilmeli. Yani okurun satırlarda kendisini bulabilmeleri, kahramanlarla kolay ve çabuk empati kurabilmeleri, kendilerini onların yerine koyabilmeleri yazarın şaşaalı cümleler kurma hırsından ve kendi bencil egolarından daha önemli olmalıdır. Okur elindeki satırlarda ne kadar kendisini görebiliyorsa yazar o denli içine bakabilmiş, içindekileri dışarıya yansıtmakta o denli başarılı olmuştur denilebilir.

Kendini göremeyen yazarın başkalarını da aynı derinlikte görebileceğini iddia etmek saçma olur. Prototip olarak kendinde herkesi görebilmek en kolayıyken, ayakları yere basmayan, doğal gerçekliklerimizle bir türlü uyuşmayan ve inandırıcı olmayan ucubeler yaratarak insanın ruhunun derinliklerine inebileceğini sanmak yanlış olacaktır. En büyük materyal, en kolay gözlemlenecek, bakılacak, algılanıp yansıtılacak örnekleme insanın ta kendisidir. Zira insan kendine ne kadar derin bakarsa çevresini, içinde bulunduğu toplumu, yaşadığı koşulları, soluduğu havayı, yediği besinleri, içtiği suyu, kokladığı sokakları ve hayatı o denli inandırıcı, renkli ve her yönüyle gerçekçi biçimiyle çok daha kolay aktarabilecektir.

Her yapılan içsel bir yolculuk bize sayısız kazanım sağlayacaktır. Kendinden yola çıkmak, kendine bakmak, kendinde başkalarını görmek; işin başı, ortası, merkezi olmak, yazarın işini kolaylaştırır, okura ulaşmanın, okuru yakalamanın sanıldığı kadar da zor olmamasını sağlar. Zira yazmak salt kuru ve teorik bir uğraşı değil, aksine hayatın bizzat ta kendisidir. Kuru kuruya bir meşguliyet değil neşeli, keyif veren, yer yer ağlatıp kanatan acılarla süslü de olsa başlı başına bir hayat tarzı, yaşama biçimi, bilinçlice seçilmiş özgür ve gönüllü bir tercihtir.

İnsanın kendine bakabilmesi, kendini görebilmesi, kendinde hayatı, başkalarını, çocukluğunu, korkularını, şefkati, sevgiyi, zalimi, iyiliği, sefaleti, zaferleri, sevinçleri ve daha biri diğerinden farklı, ayrı, değişik binbir ruh halini, karakter özelliğini yakalayabilmek mümkündür. Kulağa zor ve pek o kadar inandırıcı gelmese de öğrenilecek alıştırmalar ve bazı tekniklerle süreç hatta hızlandırılabilir, içinde bulunulan aşamadan üst noktalara sıçrayabilmek sanıldığından da kolaydır.

Sabır, irade ve sağlam bir kararlılık olmadan, çok yanlı bir bakış açısına kavuşmadan, önyargıya uzak durmadan, yeniliklere kapıları açmadan insanın kendini görebilmeye hazır olması mümkün değildir. Zira görebilmek için taktığımız materyalin, edindiğimiz değişmez merceğin, üzerimizden çıkartamayacağımız gözlüğün adı bilgeliktir. İnsan okuyarak bilegeliğe ulaşamaz. Abuk subuk tarikat da, bilmem ne cemaati de insanı geliştirmez aksine köle ruhunu daha da köleleştirebilir. Hayattır öğretici olani yenilgilerdir dersler veren, derin ve köklü acılardır, tökezlemeler, yalpalamalardır onu sarsıp altüst eden. Demek ki ustalara kulak vermek, kesintisiz okumak ve yazmak, hayatın doğrudan kendisinen beslenmek, sokağın nabzını yakalamak, tepedekilerin ne haltlar yediğini çok iyi bilmek olmazsa olmaz ana kuraldır.

Kendini görebilmek için korkusuz olmak şarttır. Yanlışlarını kabullenmek, zaaflarını saklamaksızın anlayabilmek ve onlardan dersler çıkarabileceğini kavramak zor olmamalıdır. Yenilgileri inkâr etmek yerine onları kabullenmek, onlardan zaferler kazanabilmek yoluna gidilmelidir. Zayıf ve güçlü yanlarını görmenin dışında anlama yoluna gidilmelidir. İnsan anlamadan bir sonraki adımını atmamalı, lafını söylememeli, ters bir davranış sergilememelidir. Yanlış yapmayayım diye robot takılmak, etliye sütlüye karışmadan yazar olabileceğini zannetmek yanılgıların en büyüğüdür.

Zor iştir kendini görebilmek, gördüklerinden ürkmemek, korkmamak, kendinden kaçmamak, görünenlerden memnun kalmak, genel kişisel tablodan hoşnut kalmak. Yazarın en güçlü silahı gözlem yapmaktır, en kolay sanılanı ama en çetrefillisi, en çetini, karmaşık, zor olanı insanın kendini görmesi, görebilmesidir. Kendini görmeyen birinin yazar olması olasılık dahilinde değildir.

Süleyman Deveci / 01.01.2021

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular