-0.1 C
Hamburg
Freitag, Januar 15, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: Yorulmadan Çalışmak

Süleyman Deveci: Yorulmadan Çalışmak

Yazar sürekli metin üreten, yorgunluk bilmez eşi benzeri olmayan bir makine olabilir. Tabii isterse o metinler kitaplaşabilir, yayınevini veya dağıtımcısını, iyimser bir niyetle belki okurunu da çok memnun edebilir. Bunun için yorgunluk, yorulmak kavramlarını lügatından çıkartmak zorundadır. İyi bir öykü veya roman geniş kitlelere mal olup konuşulmadıkça ortada yorulmak için bir çok neden mevcuttur. Zira başarının tepeden indiği görülmemiştir. Emek, alınteri, acı, akla hayale gelemyen sancılar olmadan zirveye oturmuş yazar yok denecek kadar azdır. Büyük yazarların hayatın akabaca göz atmak bile bunun ispatına yeter de artar bile.

Yazarın mükafatı çok satılması değil, daha çok tartışılıp konuşulmasıdır aslında. Satışa bağımlı yazar zaten başarılıysa başka bir ligde oynar, yellense satan yazarların varlığı unutulmamalıdır. Ezik, başarıyı kovalayan, yazarlığı otoriterlerce tescil edip mühürlenmemiş yazarın dinlenmesi ayıptır, önce bunu hak edecek kadar yorgunluğa ihtiyacı vardır. Yorgunluk onun için sıradan insanın yorgunluk anlayışı ile aynı ve bir değildir, olamaz. Ona farklı anlamlar yükler. Belki iki eser arasında yorgun olmaya hakkı olabilir, eğer tabii başarıyı az çok yakalayabilmiş, belli bir okur çevresini yaratabilmiş ise. Tam da bu yüzden yazarların tatil fotoğrafları bende ayrı bir ilgi uyandırır. Kim tatili hak etmiştir, kim daha çok yorulmuştur, taili hak etmiştir, gerçek anlamda yorulmuş mudur kendi kendime sormadan duramam.

Yorulmadan çalışmanın içerisine, sadece yazıyı sokmak, oturtmak yetmez. Araştırmak, tartışmak, inceleyip sormak, soruşturmak, başka benzer yazılanlarla karşılaştırmak, diğer yazarların bizden önce neler dediklerine de bakmak gerekir. Zira altyapısı, sağlam donanımı olmadan insan ayakları yere basan, gönüllere hitap eden, kalpleri kazanabilecek metinler yazamaz. Bunlar da öyle ben uydurdum oldu biçiminde meydana gelmez. Bir yerlerden ilham alınır, öğrenilir, taklitle değil özgünlükle, kendi orijinal tarzına kavuşmasıyla ancak mümkün olabilir. Bunun yıllara sarkan uzun soluklu emek, alıştırma ve vazgeçmek bilmez kararlılıklar gerektirdiğini söylemem gerekmez.

Anlayış, bakış açısı sorunu değil normal, kendi olağan işleyişi içerisinde oluşan bir çarktır bu, yıllarca düzenli okumak, düzenli yazmak herkeste yirmi yıl gibi süren bir devamlılıktan sonra olması gereken patlamalara, beklenen verimliliklere yol açar, açmalıdır. İnsan ömrü boyunca öğrenme konusunda bir çocuk gibidir. Sürekli yeni şeyler öğrenmeye özünde meyillidir. Ama kapıları kapatmaya başladığında, çok bilmiş geçinmeye başladığında tıkanmaları da kaçınılmazlaşır. Sünger gibi bilginin ne kadarı alınırsa o kadarı yeri ve zamanı geldiğinde işlenip geri verilecektir. Hiçbir yapay zeka onun yazabileceklerini hesaplayıp kurgulayamaz, onun beyni en mükemmel bilgisayardan bile daha farklı çalışır.

Olayın çalışkanlık bir erdemliliktir gibi faziletli özelliklerle bir ilgisi yoktur. Yorulmadan çalışmayı öğrenmekle, verimliliğin sürekli artan bir hız ve tempoya dönüştürülebilmesiyle ilgisi vardır. Yazar taş taşımaz, bedeni yorgun ve ağır işlerle uğraşmaya yatkın değildir, ki böylesi şartlar altında çalışıp yine de çok başarılı yapıtlar vermiş olanlar hiçte az değildir, o halde her türlü olumlu koşullarını yazıda, üretmekte yoğunlaştırmalıdır. İyi ve sıradanın üstünde belli bir verimliliği yakalayabilmek her türlü beden işinden daha da yorucu, yıpratıcı ve bir o kadar da zordur. Herkes beden işini yapabilir belki ama herkesin okunacak metinler döşenebileceğini sanmak yanıltıcıdır.

Yorulmadan çalışmak öğrenilmelidir. Günlük hayattan yansıyan binbir olay, esin, renk, rüzgâr, gelişme anlatıya yansıyabilecek çok yanlı ve çeşitli ögelerle süslüdür. On saat kesintisiz berbat şeyler yazılacağına, yarımşar saat aralarla olağanüstü metinlere imza atılabilir. Yazarken el veya göz belki yorulabilir ama ruhu yormamak, anlatı zevk ve eğlencesini yormamak gerekir. Yazıyla, yazmakla barışık olmak, yazmanın tadını çıkartmak, onunla keyifli bir ruh haliyle sevişmek, oynaşmak, yer yer ama tartışmak, atışmak gerekir. Yanicesi yazıyla yatıp yazıyla kalkmadıkça yorulmadan çalışmak hayatta öğrenilemez.

Süleyman Deveci / 29.12.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular