3.9 C
Hamburg
Samstag, Januar 23, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: Yazara Akıl Verenler

Süleyman Deveci: Yazara Akıl Verenler

Neredeyse milli bir spordur yazara akıl vermek, bunun çokluğuna tanık olmak, böylelerinin ne kadar kalabalık olduklarına hayretle bakakalmak, o biçim affalayıp şaşırmak. Her türden yaratığı bunların arasında görüp bulmak mümkün. Akademisyeninden okuma-yazması olmayanına, aktivistinden liberaline, politikanın en radikalini yapanından en pasifistine kadar her anlayış, cephe, renk ve tiplemelerden şahıslar, kafalar, zihinlere denk gelmek alışagelmiş bir durum. Bunların varlığı artık ne garipseniyor, ne de üzerinde duruluyor. Beni asıl şaşırtan bunların varlığı değil, bu ucube görüntüleriyle kabullenilmeleri, ciddiye alınmaları, nice kalemleri kan akıtacak biçimde acıtabilmeleri.

Oysa herhangi bir yazara ancak yazar akıl verebilir, vermelidir. Dahası yazar, bir başka yazarın söylediklerine, dile getirdiklerine önem vermelidir. Zira bir yazarı en iyi o işleri yapan, kendisi gibi sözcüklerle yatıp kalkan, cümlelere, paragraflara hamile kalan, anlatı kabızlığı çeken, aynı ruhsal yaratıcılık sancılarına bulaşmış birileri anlayabilir. Yazarı usta bir savaşçı, büyük bir kurtarıcı, hatta peygamber, haşa tanrı gören, görmek isteyenler değil. Yazmanın ne demek olduğunu bilmeyenlerden el insaf beklemek, yazmaya dair aslı astarı olmayan anlayış ve hatta merhamet beklemek yadırgatıcı. Barbarların kitapları yakmasıyla, ömründe tek bir roman okumamışın yazarı yerden yere vurması arasında hiçbir fark yoktur.

Kendisinde, yazardan hayal kırıklığına uğrama hakkını görenlere takılıp kalmamalı. Yazara akıl verenler bir tek bununla yetinmezler. Onlar kendilerini onunla aynı görürler, daha iyisini yazarlar zaten (!), daha iyisini yapar, üretirler aslında ama bunu yapmaya zamanları yoktur (!). Ciddiye alınıp alınmama sınırını çoktan aşmışlardır da farkında değillerdir. Yaratıcı yazarlıkları yarım sayfa yazıyı tamamlayamayacak çapta insanlardır bunların ezici çoğunluğu. Böylesine amatör ligde koşturmalarına rağmen kendilerinde, büyük eleştirmenlerin dahi söylemeye cesaret edemeyecekleri ifadeleri kusmalarını hak ve ödev zannederler. Soluklanmak, durmak, hele önce bir anlamaya, dinlemeye çalışmak, anlamadan konuşmak marifet zannederler. Yazara saygı, herhangi bir eserini meydana getirebilmek için çektiği çileler, döktüğü terler, verdiği emekler bunlar için bir anlam ve önem ifade etmez.

Yazara akıl verenler hakkında istatistikler, bulgular, veriler ortaya dökülse, seyirlik sayısız gülmeceye konu olabilecek malzemeye şahit olunabilir. Değil yılda bir kitap, yıllardır tek bir kitap dahi okumamış birilerinin örneğin yazarlara bir araya gelin, çocuklara örnek olun diyebilmesi küstahlık. Yazarlar bir araya gelince kendisine pay kapma yarışında çocuklar da bahane ve malzeme. Ne yapar yazarlar bir araya gelirlerse? Yazar örgütlülüğünü hangi yazar istemez? Ama bu birilerinin beklentilerine denk düşmesi için yapılmaz. Ayrıca yazarların bir araya geldikleri birliklerin cahile ne yararı olabileceğini anlamak gerçekten zor. Yazara akıl vermek bizim gibi geri toplumlarda kokuşmuş bir gelenek. Hele ki artık sosyal medya var, özellikle ünlü ve başarılı yazarlara, bunların içerisinde siyasi iktidara ters düşen yazarlara uygulanan linçler yıllardır kayıt altında, kolektif halde yazılıp okunuyor bu iğrençlikler. Bu konu ne yasak tanıyor, ne adap, ne de el insaf.

Bu tür insanların davranış özelliklerine kafa yormak, yorulsa da bunları anlamak zor. Ömrü eziklikler içerisinde geçmiş biri, başka biri hakkında konuşma imkan ve fırsatını bulunca hayatın ya da feleğin kendisine ettiği onca zulmün ve yolunda gitmeyen aksiliklerin intikamını, ondan habersiz yazardan almak istemeleri psikologları ilgilendiren vakalar. Okuru dahi olmayanlardan oluşan kollektif aşağılık kompleksini hiçbir yazar tek başına ortadan kaldıramaz. Ama yazarlar o kadar da savunmasız değiller, yine de bunlara karşı bir şey yapabilirler: Yazara akıl verenler, o cüreti kendinde bulanlar zavallı, gariban, fikir fukarası insanlardır. Zerre kadar özellikle yazarlar tarafından ciddiye alınmamalıdırlar.

Süleyman Deveci / 28.12.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular