1 C
Hamburg
Donnerstag, Januar 28, 2021
Start News Autoren Süleyman Deveci: Anlaşılmayan Yazarlar

Süleyman Deveci: Anlaşılmayan Yazarlar

Anlaşılmayan yazarları zor okunan yazarlar diye adlandırmak haksızlık, zira zor okunan yazarların ortaya çıkardıkları eserler bütün olarak ele alındıklarında belirli bir sistematiğin ürünü oldukları görülür. Zor okunma bence başlı başına bir üslup sorunu, bilinçlice girilen bir yol, sağlam ve ayakları yere basan tercihlerle ilgili bir durumdur. Anlaşılmayan yazarlar ise aklına geleni yazmış, çalakalem süslü ve edebi cümleler yığını oluşturmak için elinden geleni yapmış, işlevselliği yitik veya hiç olmayan metinlerin yaratıcılarıdırlar. Abuk subuk metinlerin edebiyat olabileceğini sanmalarının verdiği koca bir yanılgıya saplanıp kalmalarıdır.

2013 yılı verilerine göre bir kitabı yılda yirmiden az insanın okuduğu bir ülkede, 173 ülke arasında 86. sırada olan bir memleketin vatandaşları, onların okumaları ve edebiyat anlayışlarından bahsediyoruz. 2020 verilerinin çok daha vahim ve acınacak tablolar çıkartacağını söylemek için uzman olmaya gerek yok. Günlük gazetelerde çıkan haberlerin yorumlar bölümü ne kadar zeki, entelektüel bir camia ve okur tabakası ile karşı karşıya olduğumuzun de göstergesi aynı zamanda. Bunun aşağılama veya hor görmeyle bir ilgisi yok; durumumuzun genel tablosunun çirkin ve hoş olmayan yansımalarla süslü olmasıyla ilgisi var. Sosyal medya zaten okur fışkırtan bir mekanizma. Cahil cesareti, kibiri ve gevezeliği diz boyu.

Edebiyatın popülist olmaması gerekir, toplumcu ve gerçekçi yanları olanlarını ben de severek ve isteyerek benimsiyorum, ama yazarının kendisinin dahi anlamadığı metinleri, satırları yazmak ne okura, ne de edebiyata bir yarar getirecektir. Aksine mevcut yarım okur kitlesini de yazıya ve kitaba uzaklaştıracaktır. Değil böylelerinin yapıtlarını ele alıp hakkında konuşmak, bulundukları istikamete dahi bakmak içimden gelmiyor. Hem kendine, hem topluma, hem de yazıya zararlı kalem sahipleri diye bunları anlıyor, algılıyorum.

Yeni kuşak edebiyatçılar arasında, postmodern bir tarz kullanma hastalığı olanlarda öylesi güçlü bir eğilimin olması, bazı eleştirmenlerce üstüne üstlük bir de teşvik ve tavsiye edilmeleri kabullenilecek gibi değil. Anlaşılmayan yazar olmak tabii ki yazarın kendi kişisel tercihi ve bireysel sorunu. Ama edebiyata zarar verdikleri ortadayken onlara sahip çıkmak istemek zavallılık. Neden edebiyata zarar verdiklerini tek bir cümle ile açıklamak yeter. Okumayan bir toplumda okunması zor metinlerle ne edebiyat gelişir, ne de okur sayısı arttırılıp okuma sevgisinin artması teşvik edilebilir. Okumayı sevdirmeyen yazarların verdiği emeklere yazık. Keşke haftalık pazarlarda soğan veya patates satsalar, halka daha yararlı işler yapıyor olurlar, hem para da kazanırlar.

Edebiyatın materyali yazı değil insandır. İnsanın değişken, zor, anlaşılması kolay olmayan ruh halleri, dramları, aşkları, ölümleri, davranışları, düşünceleri, zengin hayalleri, düşleri, kurnazlıkları, garibanlıkları, trajedileri, fantezileridir. Kelimeler yığınıyla laf anlatmak, ipin ucunu ne anlatırken kendisinin dahi unuttuğu ifadelere sarılmak, cümleler geyiği ile daha iyi anlatılabileceğini sanmak gafletten başka bir şey değildir. Sen insanı anlattığında, bütün boyutlarıyla ele almaya çalıştığında zaten her yanı ve yönünü konu edindiğinde yeteri kadar anlatması ve anlaşılması zor olacaktır. Daha da zorlaştırmak neden?

Belki her yazar anlaşılmak zorunda değildir. Kolay okunmak istenmeyebilir. Belirli bir entelektüel sınırın altındakilere hitap etmek istemeyebilir ama sırf anlaşılmamak için yazmanın kime ne yararı ve zararı var, bunlar da tartışılabilmeli, sorulabilmeli, sorgulanabilmelidir. Yazı en özgürlükçü platform olmasına rağmen o özgürlüğü yazı ve kitap düşmanlarını yetiştirmek için kullanmak istemek, insanın kendi ayağına sıkması, kısaca aptal bir yazar olmak anlamına gelmekten başka bir şey olamaz. İnsan yalnız bir ada olmadığına göre, sosyal bir varlık olduğuna göre, yazar kendisi için değil okurları için yazdığına göre anlaşılmayan yazarlara ve yazılara takılıp kalmak yanlış.

Süleyman Deveci / 27.12.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular