0.7 C
Hamburg
Sonntag, Januar 24, 2021
Start Kultur Geschichte Irkçılık mağdurları Hamburg’da buluştu

Irkçılık mağdurları Hamburg’da buluştu

35 yıllık acının zaman aşımı yok!

ALMANYALILAR – Hamburg’da dazlaklar tarafından dövülerek katledilen Ramazan Avcı, ölümünün 35. Yılında, isminin verildiği Ramazan Avcı Meydanı’nda düzenlenen törenle anılırken, bu kez Almanya genelinden gelen ırkçı mağduru aileler de törene katıldı.

21 Aralık 1985 tarihinde Almanya’nın Hamburg kentinde dazlaklar tarafından öldüresiye dövülerek komaya sokulan, aldığı darbeler sonucu kaldırıldığı hastanede 24 Aralık’ta hayatını kaybeden Ramazan Avcı (26), isminin verildiği meydanda düzenlenen törenle anıldı. Avcı’nın saldırıya uğradığı ve 2012 yılında isminin verildiği Landwehr istasyonundaki Ramazan Avcı Meydanı’nda organize edilen anma törenine bu sene farklı kentlerden ırkçılık mağduru insanların katılması dikkat çekti. Ramazan Avcı İnisiyatifi (RAİ) tarafından organize edilen törene Hamburg Başkonsolosu Yonca Sunel, Hamburg Nord İlçe Belediyesi Başkanı Michael Werner-Boelz (Yeşiller), Ramazan Avcı’nın eşi Gülüstan Avcı, Mölln katliamı mağdurlarından Faruk ve İbrahim Arslan, 19 Şubat’taki Hanau saldırısı mağduru aileler, Berlin’de ırkçı saldırı kurbanı Burak Bektaş adına kurulan inisiyatif yetkilileri, RAİ yetkilileri, Hamburg Türk Toplumu (TGH) yetkilileri, SPD Hamburg Milletvekili Güngör Yılmaz, DIE LINKE Milletvekili Deniz Çelik ve duyarlı vatandaşlar katıldı. Farklı şehirlerden gelen ırkçı saldırı mağduru katılımcıların ortak mücadele mesajı verdikleri törende konuşan Ramazan Avcı’nın eşi Gülüstan Avcı, “Her sene aynı şeyleri söylediğimiz için artık söylenecek söz de kalmadı. Acımız büyük, unutmayacağız. Eşimin neden hunharca katledildiğini hala anlayamıyorum. Sizlerin bize verdiği destek bizi ayakta tutuyor” dedi. Sözlerine “Bizlere destek vermekten hiç vazgeçmediğiniz için hepinize teşekkür ederim” cümlesiyle konuşmasına başlayan Mölln katliamında 3 aile ferdini kaybeden Faruk Arslan, “Acılarımızı içimizde yaşasak da dışardan birbirimize destek vererek ırkçılarla ortak mücadele vermek bizleri güçlendiriyor. Biz de her zaman sizlerin yanında olacağız. Ramazan Avcı 35 yıldır içimizde yaşıyor ve bir 35 yıl daha yaşayacak, unutulmasına izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Ramazan Avcı katledildiği yerde düzenlenen bir törenle anıldı

ÜSTÜ KAPATILAN HER IRKÇI SALDIRI, BİR SONRAKİ İÇİN ZEMİN OLUŞTURUYOR

RAİ adına konuşan Gürsel Yıldırım, inisiyatifin ırkçılık mağduru ailelerin sesi olmak için kurulduğuna dikkat çekerek, “Almanya’da Kasım 2011 tarihinde NSU cinayetleri ortaya çıkıncaya kadar ırkçılığın üstü sistematik olarak kapatılıyor, ırkçılıktan bahsedilmiyordu. Göçmenlerin evlerine ve işyerlerine yönelik kundaklamalar, mağdurlara mal edildi, suçlu olarak gösterildi. Olayların ardından savcılar kanıtları silme görevini üstlenerek olayların ya ‘teknik arıza’ veya göçmenler arasında ‘etnik çatışma’ olduğunu söylediler” dedi. Almanların üstlerinden atmaya çalıştıkları her ırkçı saldırının bir sonraki ırkçı saldırı için zemin oluşturduğunu ifade eden Yıldırım, “Her ırkçı saldırının ardından, bu saldırıların bireysel saldırı olduğu masalı anlatılıyor ve bu saldırılar masumlaştırılıyor. Avcı ve Mehmet Kaymakçı cinayetlerinde saldırganların Neonazi çevresinden olduğunun bilinmesine rağmen saldırı kişiselmiş algısı oluşturulup, siyasi bir motifi olmadığı iddia edildi. Bu iddialarla suçların hafifletilmesi ırkçıları cesaretlendirdi ve Solingen, Mölln, Lübeck, NSU cinayetlerini yaşadık” şeklinde konuştu.

YILDIRIM: ALMAN GÜVENLİK KURUMLARI BİZİ NAZİ TERÖRÜNDEN KORUMAYA İSTEKLİ DEĞİL

Devlet kurumlarının, olayların en ince ayrıntısına kadar aydınlatılması taleplerine karşılık veremediğini ifade eden Yıldırım, “Güvenlik kurumları bizi Nazi teröründen korumaya istekli değiller. Bizler daha ne kadar onlara güvenip inanacağız ne kadar onların bizi korumasını bekleyeceğiz? Bundan sonra devletin bu kurumlarına inancımız kalmadığını, kaderimizi onların eline teslim etmek istemediğimizi göstermek istiyorsak daha tutarlı olmalıyız. Yani, ırkçı saldırı ve cinayet olaylarında devlet soruşturma makamlarına eleştirel destek sağlamak, bağımsız araştırmalar yürütmek ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmak için kendi bağımsız soruşturma komisyonumuzu kurmalıyız. Bağımsız araştırma komisyonları, ilgili devlet yetkilileri üzerindeki siyasi baskının artırılmasını sağlayabilir. Aynı zamanda, bu tür komisyonlar akraba ve mağdurlara yardım ve destek sağlayabilir” dedi. Artık yeni ve farklı yollara gidilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldırım, “Irkçıların hedefi haline gelmek istemiyorsak ayağa kalkmalı, toplumda insan haklarının savunulmasını sağlamak için mücadele etmeliyiz. Bu aynı zamanda ırkçılıktan etkilenenlerin kendilerini korumalarını organize etmeleri ve kolay bir av olmamak adına hayatlarını savunmak için önlemler almaları anlamına geliyor. Göçmenlerin meşru müdafaa hakkını talep etmeleri ve kullanmaları normal olmalıdır” şeklinde konuştu.

ARSLAN: ORTAK MÜCADELE ETMEDİKÇE ÖLMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Anma törenine, Hanau saldırısında ölenlerin aileleri adına katıldığını söyleyen, ırkçı mağduru Gökhan Gültekin’in ağabeyi Çetin Gültekin, “Bizler, Almanya’da ne kadar göçmenin ırkçı saldırı kurbanı olduğunu ilk kez 19 Şubat’ta Hanau’daki saldırının ardından öğrendik. Şimdi acılarınızı daha iyi anlayabiliyoruz. Hanau saldırganının 73 yaşındaki babası oğlunun ‘kurban’ olduğunu söyleyerek saatli bomba gibi dolaşıyor ve kimse bir şey yapmıyor. Önümüzde uzun bir yol olsa da aşırı sağcılığın ve ırkçılığın olmadığı açık toleranslı bir toplum için sizlerle birlikte mücadele edeceğiz” dedi. Halle davasında kararın çıktığını hatırlatan İbrahim Arslan da “Kararın çıkması olayın unutulacağı anlamına gelmez. Irkçılığı görmezden gelen siyasetçilere ve güvenlik kurumlarına sesleniyorum. Hepimiz birlikte mücadele etmediğimiz müddetçe bizler 1985’de, 1992’de, 2000’de, 2019’da olduğu gibi ölmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Hamburg Nord İlçe Belediyesi Başkanı Michael Werner-Boelz de her ırkçı saldırının demokratik ve açık topluma yapılan saldırı olduğunu ve ortak mücadelenin şart olduğuna vurgu yaptı. Burak Bektaş İnisiyatifi yetkilileri ise, ırkçı saldırı davalarında kararlar çıksa da sorumluluğun tüm topluma ait olduğu mesajını verdi.

21.12.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular