14.9 C
Hamburg
Sonntag, Juni 13, 2021
StartGesundheitCovid-19Salgın sürecinde yetim çocuklara "çevrim içi terapi" desteği

Salgın sürecinde yetim çocuklara „çevrim içi terapi“ desteği

Yetimler başta olmak üzere korunma ihtiyacı olan çocukların sevgi ortamında, ruh ve beden sağlığı bütünlüğü içinde gelişmelerine katkıda bulunmayı amaçlayan Yetim Vakfı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde başlattığı çevrim içi terapi desteğiyle yetim çocuklara yardım eli uzatıyor.

Yetim Vakfı Psikososyal Destek Merkezi Koordinatörü Gülhan Toy, salgın öncesinde çocuklarla grup ve bireysel terapileri yüz yüze yürüttüklerini hatırlattı. Türkiye’de ilk Kovid-19 vakasının görülmesiyle terapileri çevrim içi ortama taşıdıklarını belirten Toy, şunları söyledi:

„Salgında çevrim içi terapilerle yetim çocuklarımıza ve annelerine bireysel anlamda hizmet vermeye başladık. Kısa bir süre önce yüz yüze eğitime başlamıştık ama vaka sayılarının artması ve ülkemizin içinde bulunduğu durum, bizi tekrar çevrim içi terapi sürecine yöneltti. Çocuklarımız şu an çevrim içi terapilerden faydalanıyor. Salgında bireysel olarak yaklaşık 100-120 çocuğa çevrim içi psikoterapi hizmeti sunduk. Vakfımızda daha çok mülteci çocuklarla çalışıyoruz. Ev ortamlarında kişi sayısının kalabalık olması ve internet altyapılarının yetersiz olması sebebiyle sorunlar yaşanabiliyor. Sıkıntılı bir süreç, tabii ki herkes gibi biz de bir an önce normale dönmek istiyoruz.“

„Dünya genelinde 140 milyon yetim çocuk var“

Yetim Vakfı Psikoloji Birimi Sorumlusu Uzman Psikolog Amine Hümeyra Buldur da UNICEF’in verilerine göre dünya genelinde 140 milyon yetim çocuk bulunduğunu kaydederek, şu bilgileri paylaştı:

„Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 3 milyon 583 bin 584 Suriyeli mülteci var. Bunların 1 milyon 680 bin 214’ü çocuklardan oluşuyor. Türkiye’deki Suriyeli yetim çocuk sayısına ilişkin sağlıklı veri bulunmuyor. Saha çalışmalarına göre bu sayının 300 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Türk yetimlerine baktığımızda da babası vefat etmiş erkek çocuk sayısı 137 bin 733, kız çocuk sayısı ise 131 bin 110 kişi olarak tespit edildi. Türkiye’de her 1000 çocuktan 15’inin anne veya babası yok.“

Çocukların özel bakıma ihtiyaç duyduğuna ve zorluklara ebeveyn kaybı eklendiğinde hassasiyetin yükseldiğine değinen Buldur, 2 yıldır yetim çocuklara verilen hizmetlere ilişkin şunları anlattı:

„Yetim Vakfı olarak 2 bini aşkın çocukla oyun ve çocuk atölyeleri yaptık. Çocuğu anneden bağımsız düşünemediğimiz için yetim ve yetim anneleriyle çalışıyoruz. 150 yetim annesine bireysel terapi desteği verdik. Sosyal servisle çalıştığımız için 988 aileye sosyal inceleme gerçekleştirdik. Salgında bireysel olarak onlarca yetim çocuğumuza çevrim içi terapi hizmeti verdik. Çevrim içi eğitimlerde göç ve salgının oluşturduğu travmalar, öfkeyle başa çıkma yolları, dikkat eksikliği, uyku düzeni ve duygu durum bozuklukları, şiddet konularıyla ilgili başlıklar üzerine eğildik.“

Buldur, aile üyelerinin ihtiyaçlarına yönelik de terapi hizmeti sunduklarını dile getirerek, anneye yönelik programlarda onların sosyal hayata uyum sağlamalarına destek verildiğini kaydetti.

„Yardımcı olabilecek kişilerin varlığıyla onlara değer verildiğini hissettiriyoruz“

Amine Hümeyra Buldur, vakfın e-senlik projesinde gönüllülerden destek alındığını belirterek, şöyle devam etti:

„Gönüllüleri yetim çocuklarla eşleştirip özellikle salgın döneminde haftada 2 kez kontak halinde olmalarını sağlıyoruz. Bu, sadece bağ kurmalarını amaçladığımız bir proje. Salgın sürecinde çocuklar belki EBA’ya bağlanamıyor veya bilgiye ulaşım noktasında güçlükler yaşıyor. Yaşadığı zorluklardan biri de dil. Yardımcı olabilecek kişilerin varlığıyla onlara değer verildiğini hissettiriyoruz. Yaklaşık 100 gönüllü arkadaştan destek alıyoruz. 2 bine aşkın destek verdiğimiz yetimin her birini bir gönüllüyle eşleştirerek ilgi ve sevgi ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyoruz.“

Salgın sürecinin sağlıklı atlatılabilmesi için ailelerin sağduyulu davranıp kaygı seviyelerini kontrol etmesi gerektiğini belirten Buldur, „Ebeveynlerin ilk önce kendilerini toparlamaları ve çocukların yaşlarına ve gelişimlerine uygun olarak açıklamalar yapmaları gerekiyor. Çocukların ihtiyacı olduğu en önemli şey, dinlenilmek, anlaşıldıklarını bilmek ve duygularını ortaya çıkarabilecek aktiviteler yapmak.“ dedi.

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular