3.9 C
Hamburg
Samstag, Januar 23, 2021
Start Kultur Bildung Salgın dönemini fırsata çevirebiliriz!

Salgın dönemini fırsata çevirebiliriz!

Hamburg Eğitim Ataşe Vekili Lütfi Dede ile söyleşi

ALMANYALILAR – Almanya’da 16 Aralık’tan itibaren sıkılaştırılmış Covid-19 salgını önlemlerinin devreye girmesiyle birlikte eğitim kurumları da bir kez daha kısıtlamalardan nasibini aldı. Tüm eyaletlerde kamusal hayat büyük ölçüde sınırlandırılırken okullar ve kreşlerin kapanıp kapanmamasıyla ilgili karar, eyaletlere bırakıldı. Hamburg Eğitim Dairesi, 16 Aralık-10 Ocak 2021 tarihleri arasında, sınav dönemindeki son sınıflar hariç, okula devam etme zorunluluğunun kaldırıldığını ama okulların açık kalacağını açıkladı. Velileri zora sokan uygulamaya göre okullar Noel tatiline kadar ve Noel tatili sonrasında öğrencilerin dersleri evden online olarak mı yoksa okula giderek mi derse katılacakları kararını velilere bıraktı. Süreç, Noel tatilinin ardından 5 Ocak’tan 8 Ocak tarihine kadar, eğitim dairesinin yeni bir açıklamasına kadar bu şekilde devam edecek. Hamburg Eğitim Ataşe Vekili Lütfi Dede, ALMANYALILAR okurlarına, tatil günlerinin ve evden ders günlerinin nasıl organize edilebileceği konusunda tavsiyelerde bulundu:

Almanyalılar: Hamburg’da okullar kapandı mı? Eğitim süreci nasıl devam ediyor?

Lütfi Dede: Almanya’da salgın kısıtlamaları çerçevesinde okulların kapatılıp kapatılmamasının kararı, vaka sayısı ve gidişat dikkate alınarak eyaletlere bırakıldı. Hamburg Eğitim Dairesi ise okulların ve kreşlerin kapatılmaması kararı alırken okulda derslere katılma zorunluluğunu kaldırdı. Yani dersler devam ediyor fakat “hibrit eğitim” dediğimiz sistem devreye girdi ve bu sistemde bir kısım öğrenciler okulda yüz yüze eğitim almaya devam ederken bir kısım öğrenci de uzaktan eğitimle derslere devam ediyor. Hangi öğrencinin ne şekilde derslere katılacağına ise veliler karar verebiliyor.

Vaka sayısının yüksek olmasına ve birçok ticari işyerlerinin kapatılmasına rağmen okullar ve kreşler sizce neden kapatılmadı?

Çünkü bu ortamda çalışan anne-babalar var ve çocuklarını bırakabilecekleri bir yer olmadığı için Hamburg Eğitim Dairesi okulların açık tutulması, korona vakası olması durumunda ise sadece söz konusu sınıfların kapatılması şeklinde süreci atlatmaya çalışıyor.

Çocuklar açısından bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Elbette çocuklar için hiç de kolay olmayan bir durum bu. Sadece derslere katılım açısından değil, sosyal ilişkilerinin kısıtlanması açısından da zor. Hatırlarsanız Şansölye Merkel çocuklara, “Mümkün olduğunca az ve sabit arkadaşlarınız olsun” çağrısı yaptı. Tabii her şey sağlığımız için ve bunların en kısa zamanda geçmesini ümit ediyoruz. Çocuklar zorlansa da bu şartlara da büyüklerden daha çabuk uyum sağladılar. Uzaktan eğitimde çocuklarımız ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Bazen çözemedikleri ev ödevleriyle baş başa kalıyorlar. Bu dönem hem aileler hem de çocuklar için zor.

Bu süreç öğretmenleri ne şekilde etkiliyor?

Bu, aynı zamanda büyük bir vicdani sorumluluk da getiren bir süreç. Öğretmenler olarak farklı sınıflarda, farklı okullarda görev yapıyorsunuz. Herhangi bir yerde virüs kaparak farkına varmadan bunu bir başkasına bulaştırma korkusu yaşıyoruz. Dersleri maskeyle anlatmak zorundayız ve bu durumda öğretmenler için çok çok önemli olan mimiklerimizi kullanamıyoruz doğal olarak. Maskeyle sesimizi oranlayamıyoruz. Ayrıca sürekli maskeyle ders yaptığımız için sürekli karbondioksit solumak zorunda kalıyoruz. Sürekli kısıtlamalara maruz kalan öğrencilerin sinirli ve agresif hallerine anlayışlı olmak zorunda kalıyoruz. Eskiden öğrenciler kalem, silgi gibi okul malzemelerini paylaşırdı ama şimdi bunlar yasak ve biz öğretmenler buna azami dikkat etmek zorundayız. Ayağa kalktıklarında maske takmaları, ellerini yıkayıp dezenfekte etmeleri gibi durumları kontrol etmek zorundayız. Tüm bunlar ayrıca enerji gerektiren konular.

Okullarda Türkçe dersleri ne durumda?

Türkçe derslerimizi farklı uygulamalarla Noel tatiline kadar devam ettirdik. Bazı yerlerde şubeleri karıştırmadan, farklı bölgelere yayarak hatta sınıfları bölerek öğretmen gönderdik. Örneğin aynı okuldaki birleşik bir sınıfı 2. sınıflar ve 3. sınıflar olmak üzere ikiye ayırıp aynı saatte farklı sınıflara iki öğretmen görevlendirdik. Bazı yerlerde de çevrimiçi eğitim verdik. Yani bu süreçte öğrencilerimizi Türkçe ve Türk Kültürü derslerinden mahrum etmedik. Tatilden sonra da imkanlar ve farklı uygulamalar dahilinde Türkçe derslerimize devam edeceğiz.

Okula gidemeyen, arkadaşlarıyla görüşemeyen, fazla dışarı çıkamayan çocukları veliler evde nasıl oyalayabilir?

Bu süreç çocuk-veli arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi açısından çok önemli bir süreç ve hatta bir fırsat olarak bile görülebilir. Velilere tavsiyem, çocuklarıyla ortak aktiviteleri artırmalarıdır. Mesela tüm gün koltukta ya da televizyon veya bilgisayar karşısında oturmak yerine onlarla yürüyüşler yapabilirler, ikili futbol, basketbol, voleybol oynayabilirler. Sohbet etmek, ortak oyunlar oynamak, birlikte okuma saatleri yapmak aileleri birleştirici eylemlerdir. Salgın döneminde ‘Korona bizi birbirimize tanıştırdı” diyen veliler tanıyorum. Bu dönemde daha fazla birlikte vakit geçirildiği için veliler, çocuklarına her zamankinden daha fazla örnek oluyorlar. Bu nedenle davranış biçimlerimize dikkat etmeli, bu süreci fırsata çevirmeliyiz. Birbirimizle daha fazla vakit geçirmek, birbirimizi daha iyi anlamak, ortak bir şeyler yapmak, üretici olmak, fikir üretmek gibi hayat tarzları oluşturulabilir mesela.

Sizce çocuklar salgın yüzünden eğitimde geri kaldı mı?

Bunun eğitim üzerinde mutlaka olumsuz etkileri olacaktır. Her ne kadar dersler okulda devam etse de çocuklarımızın davranışları özgür değil. Teneffüste oynayıp fazla enerjilerini atamamalarının, eğitim döneminde ve davranışta kısmen de olsa olumsuz etkisinin olacağını düşünüyorum. Şöyle düşünün; örneğin bir genç, antrenman yapamıyor, futbol oynayamıyor, yaşı da ilerliyor. 19 yaşındaki genç bu süreçte 20 yaşına giriyor. 19 yaşındayken yakalayabileceği fırsatları kaçırıyor. Ya da okulda 4. sınıftan 5. sınıfa geçecek mesela; salgın çocuğu sosyolojik ve psikolojik etkilediğinden bu durum mutlaka ders notlarını da olumsuz etkileyecektir.

Teşekkürler

19.12.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular