27.8 C
Hamburg
Mittwoch, Juni 16, 2021
StartKulturGeschichte‘Maraş’ta yapılanlar soykırımdır’

‘Maraş’ta yapılanlar soykırımdır’

Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Maraş Katliamı’nın 42’nci yılı dolayısıyla Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

Açıklamada milletvekilleri katliamda yaşamını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıdı. HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Maraş’ta yaşananların katliamdan öte bir soykırım olduğunu vurgulandı.

Alevilerin evlerinin önceden belirlenip açıkça hedef alınıp kırımdan geçirildiğini belirten Hatimoğulları, “Maraş Katliamı, 19-25 Aralık 1978 tarihlerinde Maraş’ta meydana gelen özellikle Alevilere ve solculara yönelik bir katliamdır. Her aşaması planlı ve organize olduğu tescil edilmiş bu katliamda resmi rakamlara göre yedi gün süren olaylar sırasında 111 insan öldürülmüş, katliamın canlı tanıklarına göre ise yüzlerce can katledilmiştir. Yine resmi rakamlara göre Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakılmış, 100’ü aşkın işyeri tahrip edilmiştir. Gayrı resmi rakamlar ise bu tablonun çok daha korkunç boyutlarda olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.

Maraş’ta soykırım yapıldığına vurgu yapan Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü burada Alevi evleri öncesinden belirlenip, açıkça hedef alınarak kırımdan geçirilmiştir. 80 yaşında gözleri kör Cennet Çimen nene görmeyen gözleri oyularak katledilip hela çukuruna atılmıştır. 8 aylık hamile Esma Suna’nın karnı yarılıp çıkarılan ceninin parçaları duvardan kazınarak alınmıştır. 12 yaşındaki Ali Traş kolları ve bacakları kesildikten sonra parçalar halinde bir kazan içinde kaynatılmıştır. Yani bu bir katliam değil, aslında Alevilerin soyunu tüketmek, geleceğini bitirmek için yapılan bir soykırımdır. Özellikle Alevilerin az sayıda yaşadıkları mahallelerdeki Aleviler savunmasız kalıp hunharca katledilmişlerdir. En can yakıcı olanı ise buralarda yaşayan Aleviler sürekli ilişkide oldukları yakın komşuları tarafından katledildiler.”

Sanıklara göstermelik cezalar verildiğini vurgulayan Hatimoğlulları, “Ülkemizin demokratik gelişimi kendi tarihiyle yüzleşmeden gerçekleşemez. Bugün sorumluluk makamında oturanların bu katliamlara yaklaşımı, ne yazık ki demokrasi ve toplumsal barış noktasında daha çok yol almamız gerektiğini ortaya koyuyor. Demokrasinin gelişmesi için önceliğimiz; bu farklı kültür, inanç ve etnik kimlikteki insanlarımıza ana sütü kadar helal olan bu eşit yurttaşlık haklarını tanımaktır. Bizler acılarımızı paylaşmaya ve yitirdiğimiz canlarımızı anmaya nefesimiz yettiğince devam edeceğiz” dedi.

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular