4.7 C
Hamburg
Montag, Januar 18, 2021
Start Home Cumhuriyet tarihine ışık tutan edebiyatçı diplomat: Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Cumhuriyet tarihine ışık tutan edebiyatçı diplomat: Yakup Kadri Karaosmanoğlu

ANKARA (AA) – YASEMİN KALYONCUOĞLU – Türk edebiyatının ölümsüz isimlerinden, Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanlığını da yürüten ve bu görevi yürüttüğü dönemde hayata veda eden Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun vefatının üzerinden 46 yıl geçti.

Şiirden makale ve denemeye, romandan tiyatro oyunlarına kadar pek çok edebiyat türünde önemli eserler veren Karaosmanoğlu, Türk basın hayatında iz bıraktı.

Kurtuluş Mücadelesi süresince ve devrimlerin ilanından sonraki yaşamında, her zaman kalemiyle ön safhada bulunan Yakup Kadri, Cumhuriyet’in anlamını topluma doğru şekilde yansıtmaya çalıştı.

17. yüzyıl sonlarında Manisa, Aydın, Isparta, Denizli ve İzmir çevresinin prestijli ailelerinden Karaosmanoğlu sülalesinden olan Yakup Kadri, Mısır’da bulunan İbrahim Paşa konağına yerleşen Kadri Bey ve İkbal Hanım’ın oğlu olarak 27 Mart 1889 tarihinde Kahire’de doğdu.

Ailesiyle Manisa’ya yerleşen Yakup Kadri, ilköğrenim hayatına Fevziye Mekteb-i İbtidaisinde başladı, 1903 yılında da İzmir İdadisi’ne gönderildi.

Edebiyat merakı bu yıllarda Ömer Seyfeddin, Şahabettin Süleyman ve Baha Tevfik ile tanışmasıyla pekişen Yakup Kadri’nin babasının vefatı bu okuldan ayrılmasına ve ardından ailesinin maddi sıkıntılar yaşamasına neden oldu. Bunun üzerine annesi ile tekrar Mısır’a gitti.

Mısır’da İskenderiye’de bulunan Fréres’ler Fransız Okuluna giren Yakup Kadri, 1906’da Jön Türkler ile tanıştı ve Jön Türklerin etkisi altında kalarak özgürlük, vatan sevgisi duyguları gelişmeye başladı.

1908’de ailesi ile İstanbul’a yerleşen ve 1909’da Fecr-i Ati topluluğuna girerek arkadaşları ile Servet-i Fünun Dergisi’nde edebi yazıları çıkan Yakup Kadri, aynı zamanda felsefe ve edebiyat dersleri vermeye başladı.

Yakup Kadri, çocukluğunun ilk dönemlerini Mısır’da geçirdi. Öğreniminin bir bölümünü Manisa ve İzmir’de, bir bölümünü Mısır’da sürdüren Karaosmanoğlu, İstanbul’da hukuk eğitimi aldı.

Yakup Kadri, İstanbul’daki ilk yıllarında mensur şiirler kaleme aldı. Yahya Kemal’in de etkisiyle Latin ve Yunan kaynaklarına dayalı yeni bir sanat anlayışı olan „NevYunanilik“ anlayışını savunmaya başladı. Yakup Kadri’nin Doğu mitolojisine olan ilgisi de onu mistisizme yöneltti.

Milli Mücadele’nin ön saflarında yer aldı

İsviçre’de 1916-1919’da tüberküloz tedavisi gören ve İstanbul’a döndüğünde İkdam gazetesi yazarı olarak Milli Mücadele’yi destekleyen yazılar kaleme alan Karaosmanoğlu, bu yazılarından dolayı 1921’de Ankara Hükümeti’nin çağrısı üzerine Anadolu’ya geçti.

Tedkik-i Mezalim Heyeti’nde görevli olarak Kütahya, Simav, Gediz, Eskişehir, Sakarya civarını dolaşan Karaosmanoğlu, Mardin (1923-1931) ve Manisa (1931-1934) milletvekilliği yaptı.

Karaosmanoğlu, milletvekilliği süresince Hakimiyet-i Milliye, Cumhuriyet ve Milliyet gazeteleriyle imtiyaz sahipliğini yaptığı Kadro dergisinde edebi ve siyasi yazılar kaleme aldı.

AA Yönetim Kurulu Başkanı

Anadolu Ajansının kurucularından, 1 Mart 1925’te şirkete dönüştürüldüğünde, ilk Yönetim Kurulu üyeleri arasında yer alan Mardin Milletvekili Karaosmanoğlu, AA’da „Harici Seksiyon Şefliği“ görevini de üstlendi.

21 Mayıs 1925’ten 30 Ocak 1928’e kadar Yönetim Kurulu üyesi olarak AA’da görevini sürdüren Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1934’ün sonlarından itibaren Tiran, Prag (1935-1939), Lahey (1939-1940), Bern (1942-1949), Tahran (1949-1951) ve tekrar Bern (1951-1954) büyükelçilik görevlerinde bulundu.

Yakup Kadri, Türk Dili Tetkik Cemiyeti ismiyle 12 Temmuz 1932’de kurulan Türk Dil Kurumunun (TDK) kurucuları arasında yer aldı.

Türkiye’ye emekli olduğu 1955’te dönen Karaosmanoğlu, 1961’de Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Milletvekili seçildi. 1962’de Atatürk ilkelerinden uzaklaştığını öne sürerek partisinden ayrılan, 1965’te siyasi hayata tamamen veda eden Karaosmanoğlu, son resmi görevi Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanlığına 1966’de seçildi ve vefat ettiği 1974 yılına kadar bu görevini devam ettirdi.

Yaşamı boyunca hep çalışan, toplumu bilinçlendirmek için çok sayıda esere imza atan Karaosmanoğlu, 13 Aralık 1974’te arkasında birçok edebiyat eseri bırakarak 85 yaşında Ankara’da yaşama veda etti.

Yakup Kadri için AA’dan flaş anonsuyla haber

AA Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun vefat haberi, 13 Aralık 1974 Cuma günü AA bülteninde ilk haber olarak yer aldı.

„Flaş“ anonsuyla saat 07.10’da verilen „Yakup Kadri Karaosmanoğlu Vefat Etti“ başlıklı haberin girişinde, „Atatürk’ün hayatta kalan son yakın arkadaşlarından Türk edebiyatı ve politikasının ünlü siması Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Kadri Karaosmanoğlu, bu sabah saat 06.55’te tedavi edilmekte olduğu Gülhane Askeri Tıp Akademisinde hayata gözlerini yummuştur“ ifadesi kullanıldı. Bu haberin altında ise AA’nın vefatla ilgili bir tebliği abonelere duyuruldu.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu için 14 Aralık 1974 Cumartesi günü önce TBMM’de bir tören yapıldı. Daha sonra AA’nın o dönemki Hanımeli Sokak’ta Genel Müdürlüğüne getirilen Karaosmanoğlu’nun cenazesi burada hazırlanan katafalka konularak tören düzenlendi.

Karaosmanoğlu’nun cenazesi, özel uçakla İstanbul’a gönderilerek Şişli Camisi’nde kılınan namazdan sonra Yahya Efendi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Çok yönlü yazar

Edebi hayatı Fecr-i Ati’ye girmesiyle başlayan Yakup Kadri’nin yayımlanan ilk eseri „Nirvana“ adlı piyes oldu. Daha çok eleştirileriyle tanınan Karaosmanoğlu’nun çeşitli yazıları Çığır, Dergah, Genç Kalemler, Güzel Sanatlar Mecmuası, Hayat, İctihad, İnci, Jale, Meydan, Muhit, Musavver Muhit, Musavver Eşref, Musavver Hale, Peyam-ı Edebi, Nevsal-i Milli, Resimli İstanbul, Rübab, Servet-i Fünun, Şebab, Şiir ve Tefekkür, Tercüman, Tercüman-ı Hakikat, Türk Yurdu, Varlık, Yeni İstanbul, Yeni Mecmua, Yeni Nesil gibi gazete ile dergilerde yayımlandı.

Edebi hayatının başlarında ferdiyetçi sanat anlayışına sahip olan Karaosmanoğlu, işgal yıllarından sonra bağımsız sanat davası yerine, bir toplumun ve milletin malı olan sanatı benimsedi. Karaosmanoğlu, bu düşüncenin sonucu olarak özellikle romanlarında Sultan Abdülmecid devrinden 1950’lerin Türkiye’sine kadar geçen yüzyıl içindeki tarihi olayları ve sosyal değişmeleri ele aldı.

Çok yönlü bir yazar olan Yakup Kadri’nin mensur şiir tarzı denemeleri başta olmak üzere eserlerinde, tasavvufi hikmetler, Kitab-ı Mukaddes’ten kıssalar, Yunus Emre, Fuzuli, Karacaoğlan gibi yerli şairlerin yanında Ibsen, Maeterlinck, Proust, Nietzsche, Bergson gibi Batılı yazar ve filozofların etkileri dikkati çekiyor.

Cumhuriyete ışık tutan eserler

Yakup Kadri, mensur şiir türü örneklerini „Erenlerin Bağından“ ve „Okun Ucundan“ kitaplarında, denemelerini „Alp Dağlarından ve Miss Chalfrin’in Albümünden“ eserinde topladı.

Karaosmanoğlu’nun 1922-1956’da yayımlanan 9 romanı ise „Bir Sürgün“, „Hep O Şarkı“, „Kiralık Konak“, „Sodom ve Gomore“, „Nur Baba“, „Hüküm Gecesi“, „Yaban“, „Ankara“ ve „Panorama“dır.

Yazar, iki döneme ayrılan hikayeciliğinin ilk döneminde kaleme aldığı „Bir Serencam“ ve „Rahmet“de, Edebiyat-ı Cedide anlayışını yansıtarak ferdi ve ailevi konuları işledi.

Sanat anlayışında köklü bir değişime yol açan siyasi ve sosyal problemlerle hikayelerinin konularını değiştiren Karaosmanoğlu, ikinci dönemde toplum meselelerine yöneldi. Bu öyküleri „Milli Savaş Hikayeleri“, „İzmir’den Bursa’ya“ adlı eserlerde yayımlanan Yakup Kadri’nin kitaplarına girmeyen 20 hikayesi ise Niyazi Akı tarafından 1985’te „Hikayeler“ adıyla basıldı.

Karaosmanoğlu, „Nirvana“, „Veda“, „Sağanak“ ve „Mağara“ adlı piyesler ile çocukluğundan başlayarak siyasi hayatının sonuna kadarki anılarını topladığı „Anamın Kitabı“, „Gençlik ve Edebiyat Hatıraları“, „Vatan Yolunda“, „Politikada 45 Yıl“ ve „Zoraki Diplomat“ adlı 5 hatırat yazdı.

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular