5.2 C
Hamburg
Freitag, April 23, 2021
StartLifestyleFrauenKadına yönelik şiddet ‘ev’ meselesi değil

Kadına yönelik şiddet ‘ev’ meselesi değil

Aile içi şiddet ve şiddetin boyutları hakkında Gazeteci Nebahat Uzun ile söyleşi

ALMANYALILAR – Yapılan araştırmalar Almanya’da her üç aileden birinde fiziksel şiddet yaşandığını gösteriyor ve aile içi suçların yaklaşık yüzde 87’si kadına karşı işleniyor. Fakat sözel ve sosyal şiddet yaşayanları da sayarsak aslında aile içi şiddet daha vahim boyutlarda. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü vesilesiyle, Hürriyet gazetesinin geçtiğimiz yıllarda yürüttüğü “Ali İçi Şiddete Son, Eşler Arası Destek Programı” projesi kapsamında Kuzey Almanya’da eğitim seminerleri veren Nebahat Uzun, aile içi şiddet ve şiddetin boyutları konusunda Almanyalılar okurlarına bilgi aktardı:

Almanyalılar: Aile içi şiddet sence nedir?

Nebahat Uzun: Aile içi şiddet mağdurları genellikle kadınlar ve çocuklar olduğu için ben bu pencereden bakmak istiyorum. Aile içindeki şiddet kesinlikle bir “aile meselesi” değildir ve hiçbir özrü, gerekçesi olamaz. Aile içi şiddet, kadına, çocuğa yönelik şiddet bireysel değil, toplumsal bir sorundur. Şiddete uğrayan kişi bunu sineye çekmemeli, kendisine güvence ve destek aramalıdır.

Aile içi şiddeti konuşurken hep kadınlardan bahsediyoruz. Şiddete uğrayan erkek yok mu?

Erkekler de zaman zaman aile içi şiddete uğramakla birlikte tüm dünyada en tehlikeli şiddet davranışlarının kurbanları kadınlar ve çocuklardır. Bunda yetiştiğimiz kültürün, öğretilerin de büyük payı var tabii. Şarkılarımız, atasözlerimizi bile kadına yönelik şiddet içeriyor. “Seni benden alamazlar ya benimsin ya toprağın’, “Saçlarını yolmaz mıyım, yar seni ben vurmaz mıyım?” gibi türkü-şarkı örneklerini çoğaltabiliriz. Veya “Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin”, “Kocanın vurduğu yerde gül biter” benzeri atasözlerimiz. Öncelikle çocuklarımızı bu yanlış öğretilerle yetiştirmekten vazgeçmeli, bu öğretilerin unutulması için elimizden geleni yapmalıyız. Şiddet, eğitimli ve ekonomik geliri yüksek ailelerde de görülüyor bu ve benzeri öğretiler toplum bilincinde yerleşik olduğu için. Şiddet uygulamak bir hastalıktır ve tedavi edilmediği takdirde derin yaralar açabilir. Şiddet ortamında yetiştirilen ya da bizzat şiddet gören çocukların gelişimde gerileme olur ve kendisi de büyüdüğü zaman şiddet yoluyla kendisini ifade etmeye çalışır.

“Benim ailemde şiddet yok. Beni ilgilendirmeyen bir konu” desem?

Sizin şiddet yaşamamış olmamanız, başkalarının da yaşamadığı anlamına gelmiyor. Sadece dayak şiddet değildir. İnsanlar bazen maruz kaldığı ya da uyguladığı hareketin şiddet içerdiğini bile bilmiyor. Toplum olarak artık bu konularda bilinçlenmeliyiz. Fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik, sosyal, duygusal, sözel, ekonomik ve cinsel şiddet de toplumun tüm bireylerine büyük zararlar verir. Bundan hem şiddete uğrayan hem şiddet uygulayan zarar görür. Bunları bilirsek, biz kendimiz şiddet mağduru olmasak bile, şiddet mağduru birisine yardım edebiliriz. Örneğin şiddete uğrayıp konuşmaya korkan bir kadına, bir çocuğa yardım etmek istemez misiniz? Bu bizim vicdani sorumluluğumuz olmalıdır her şeyden önce.

Nebahat Uzun ile Esma Arslan

Şiddet mağduru bir kadını nasıl tanırım?

Bu, kişilerin karakterine göre değişiklik gösterir. Bazı kadınlar yaşadıkları şiddeti inkar etmeyi tercih ederler ve bunun çeşitli sebepleri vardır. Yetiştirilme tarzı, korkuları, ‘her şeye rağmen’ eşini kaybetme korkusu, çaresizlik veya bilgisizlik bu inkarı tetikler. Fakat bazı şeyler dile getirilmeden de görülebilir. Şunu dikkate almakta fayda var: Bir kadın şiddete uğruyorsa ve siz ona yardım etmek istiyorsanız, öncelikle o kadının da bunu istemesi çok önemli. Siz ona tavsiyelerde bulunabilirsiniz, konuşabilirsiniz, yönlendirebilirsiniz ama o şiddetten kurtulma isteğini ve çabasını size göstermeli.

Şiddet mağduru bir çocuğu nasıl tanırım?

Aile içinde şiddete uğrayan çocuklar da, buna tanık olan çocuklar da şiddet mağduru. Bu çocuklar bazı psikolojik, fiziksel ve davranışsal sorunlar yaşar. Okulda uyum problemi yaşar, tanık olduğu aile içi şiddetten kendini sorumlu tutan davranışlar sergiler. Aşırı hırçınlık, aşırı yeme veya yememe, içe kapanıklık, uyku bozukluğu, yatağını ıslatma, konsantrasyon bozukluğu, kendine fiziksel zarar verme gibi belirtiler gösterebilir. Bu çocukların ilerde alkol, sigara, uyuşturucu gibi bağımlılıklarının olma ihtimali de yüksektir. Çocuklara karşı iyi bir gözlemci olmalı, gerektiğinde onlara yardım elimizi uzatacak bilgi donanımına sahip olmalıyız.

Almanya’da şiddet mağduru olan kadınlar nereye başvurabilir?

En acil durumlarda polise sığınmak en doğrusu. Almanya’da kadınlara farklı dillerde danışmanlık ve yönlendirme hizmeti sunan telefon hatları var. 08000 116 016 numaralı telefonu günün 24 saati ücretsiz arayarak yardım alabilirsiniz. Hangi dile konuşmak istiyorsanız sizi dilde danışmana yönlendireceklerdir ve bilgileriniz de kesinlikle gizli kalacaktır. Şiddeti sineye çekmeyin, ayağa kalkın. Siz hakkınızı aramazsanız kimse sizin için bir şey yapamaz. Şiddetsiz ve sağlıklı günler diliyorum.
Kadına yönelik şiddet danışma hattıyla ilgili detaylı bilgi için: https://www.hilfetelefon.de/tr.html

Teşekkür ederim.

Esma Arslan / 25.11.2020

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular