1.4 C
Hamburg
Montag, Januar 25, 2021
Start Kultur Geschichte 28 yıllık Mölln acısı törenle anıldı

28 yıllık Mölln acısı törenle anıldı

Alman meclislerindeki ırkçılık virüsü temizlensin

ALMANYALILAR – Almanya’nın kuzeyinde, Schleswig-Holstein eyaletine bağlı Mölln kentinde 23 Kasım 1992 tarihinde Neonazi iki genç tarafından kundaklanan evlerinde hayatlarını kaybeden Bahide Arslan (51), torunu Yeliz Arslan (10) ve Türkiye’den misafir gelerek yangında hayatını kaybeden Arslan ailesinin akrabası Ayşe Yılmaz (14), vefatlarının 28. yılında anıldı. 28 yıllık acının yeniden dile getirildiği anma etkinliği, iki ayrı grup tarafından iki ayrı tören şeklinde gerçekleştirildi. Mölln Belediyesi ve Hamburg Başkonsolosluğunun, Mölln vahşetinde aile fertlerini kaybeden Faruk Arslan ve eşi Havva Arslan’ın desteğiyle gerçekleştirdiği ilk tören, Arslan ailesinin 3 ferdini kaybettiği, Mühlen caddesindeki evin önünde yapıldı. Buraya çelenk koyulmasının ardından 23 Kasım gecesi ırkçı saldırı sonucu 32 kişinin yaralandığı Ratzeburger sokağındaki anıt taşın üzerine de bir çelenk bırakıldı. St. Nikolai Kilisesinde devam eden törende imam ve papazın dualarının ardından konuşmalar gerçekleştirildi. Pandemi kural ve kısıtlamalarının üst düzeyde olduğu törende söz alan Mölln Belediye Başkanı Jan Wiegels, “Masum insanların hayatlarına mal olan bu tür saldırıların, ırkçılık tehlikesinin unutulmaması için bu tür anma etkinlikleri çok önemli ve bizler de salgın kısıtlamalarına rağmen, daha az bir katılımla da olsa anma etkinliğini her yıl olduğu gibi gerçekleştirmek istedik. Geçmişteki acılarımızdan ders çıkarmalıyız ve bu olaylar bize bir uyarı niteliğinde olmalı. Irkçılıkla mücadelede gittiğimiz yolda birlikte yürüyelim ve güçlü olalım” mesajı verdi.

Başkonsolos Sunel’den, ‘Arslan ailesinin kayıplarının isimleri Mölln’de bir parka verilsin’ önerisi

Günümüzde ırkçılığın tehdit, nefret mektupları, aşırı sağcı gruplaşmalar, güvenlik güçleri içindeki chat gruplarında aşırı sağcı yazışmalar şeklinde de devam eden boyutunun da ürkütücü olduğunu ifade eden Wiegels, “NSU ve Lübcke cinayetlerinde de gördüğümüz gibi bu tür saldırılar bireysel saldırılar değil, ardından karanlık güçlerin bulunduğu ırkçı yapılanmalardır. Toplumun ve demokrasinin düşmanı ırkçılık, maalesef toplumumuzun ortasına yerleşmiş vaziyette. 23 Kasım 1992 tarihinde Mölln’de yaşananlar, ırkçıların neler yapabileceklerini bizlere gösterdi. Böyle acıların bir daha yaşanmaması için seslerimizi birleştirerek ortak mücadele etmeliyiz” dedi. Almanya’da aşırı sağcılık ve ırkçılığın yükselişte olduğunu ifade eden Hamburg Başkonsolosu Yonca Sunel, Almanya’daki Solingen, Halle, Hanau şehirlerindeki ırkçı saldırıları ve NSU, Lübcke cinayetlerini hatırlattı. Alman toplumunda yabancılara, Müslümanlara karşı önyargıların sürdüğünü hatırlatan Sunel, “Yapılan araştırmalar, her iki Almandan birinin İslam’ı tehdit olarak gördüğünü gösteriyor. Batıda Almanların yüzde 16’sı, doğuda yüzde 30’u Müslüman komşu istemediğini söylüyor. Anayasayı Koruma Teşkilatının Ocak 2017-Mart 2020 arasını kapsayan raporuna göre poliste 380, orduda 1064 şüpheli vaka kaydedilmiş” şeklinde konuştu. Bu rakamların resmi kuruluşlara ait olduğunu hatırlatan Sunel, “Bunlar sadece istatistiktir ama kurbanlar, temel hak ve özgürlüklerine saygı duyulması gereken birer insandır. Giderek artan ve zaman zaman şiddet içeren ırkçılıkla mücadelede beklentimiz, olaylara münferit vakalar olarak bakılmayıp, sorunun kökenine inilerek daha etkin ve somut mücadele yapılmasıdır” dedi.

Almanya meclislerindeki ırkçılık virüsü bir an önce temizlenmeli

Mölln Belediye Başkanı Wiegels’e hitaben bir konuşma yapan Sunel, Mölln’de bir parka Arslan ailesinin ırkçı saldırı sonucu hayatlarını kaybeden aile bireylerinin isminin verilmesi önerisini dile getirdi. Saldırıda kayınvalidesini, kızını ve yeğenini kaybeden Havva Arslan, “Biz bu acılarla yaşlandık. Hem fiziksel hem psikolojik rahatsızlıklarımızla hayata tutunmaya çalışıyoruz” sözleriyle acısını dile getirirken Faruk Arslan, yangında kaybettiği annesi, kızı ve yeğenini anlatırken duygulu anlar yaşadı. Irkçılığın korona gibi tehlikeli bir virüs olduğunu hatırlatan Arslan, “Bu virüsler Almanya meclislerinde oturuyorlar ve acilen meclisler bu virüsten temizlenmeli. Koronavirüsle bilim adamları mücadele ediyor, ırkçılık virüsüyle birlikte mücadele ederek onu yenebiliriz. Sizlerin bugüne kadar bizleri yalnız bırakmaması en büyük tesellimiz ve güç kaynağımız oldu. Bizi ayrıştırmalarına izin vermeyeceğiz ve ülkemiz Almanya’da, değerli insanlarla birlikte sevgimizi paylaşacağız” dedi. Organizesinde Mölln katliamından ağır yaralı olarak kurtulan İbrahim Arslan’ın bulunduğu ikinci tören ise kundaklanan evin önünde gerçekleştirildi. Irkçılığın korkunç boyutlarına dikkatin çekildiği etkinlikte ortam mücadele çağrısı yapıldı. Mölln’deki anma töreninde bu sene, 19 Şubat’ta Hanau’daki ırkçı saldırıda hayatlarını kaybedenlerin resimleri de dikkat çekti. Hanau saldırısında oğlu Sedat Gürbüz’ü (30) kaybeden Emiç Gürbüz de törende hazır bulundu.

Mölln / 23.11.2020

Mölln Vahşeti:
23 Kasım 1992’de Mölln’de önce 39 Türk’ün oturduğu Ratzeburger Caddesindeki evi, bir kaç dakika sonra da Arslan ailesinin oturduğu Mühlen Caddesindeki evi kundaklayan Lars Christiansen ve Michael Peters isimli iki Neonazi daha sonra polisi arayarak „Heil Hitler“ dediler. İlk kundaklanan evde onlarca insan yaralanırken, can kaybı olmadı. Ancak Mühlen Caddesindeki evde Bahide Arslan (51), Yeliz Arslan (10) ve Ayşe Yılmaz (14) hayatını kaybederken henüz bebek olan Nazım, annesi Hava, Ayten, İbrahim ve Emrah ağır yaralı olarak kurtuldular. 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Christiansen 7 yıl, müebbet hapis cezası alan Peters ise 15 yıl yattıktan sonra serbest kaldılar.

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular