2.2 C
Hamburg
Sonntag, November 29, 2020
Start Gesundheit Covid-19 Meme kanseri hastaları da Kovid-19 açısından öncelikli risk grubunda

Meme kanseri hastaları da Kovid-19 açısından öncelikli risk grubunda

Avcılar Medicana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Kapu: „Meme kanseri hastalarının da tıpkı diğer kanser hastaları gibi Kovid-19 açısından öncelikli risk grubunda yer alıyor“

Avcılar Medicana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Kapu, meme kanseri hastalarının da tıpkı diğer kanser hastaları gibi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) açısından öncelikli risk grubunda yer aldığını belirterek, “Meme kanserinin haricinde akut veya kronik farklı hastalıkları bulunan hastaların bunlar açısından da risk altında olduklarını bilmeleri, sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri ve hekimlerin tavsiyelerine uyum sağlamaları gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Avcılar Medicana Hastanesi’nden yapılan açıklamaya göre, geçen yılın aralık ayından bu yana tüm dünyayı etkileyen ve binlerce ölüme yol açan Kovid-19 salgını ülkemizde de etkisini sürdürüyor. Bazıları hastalığı hafif belirtilerle ayakta atlatırken bazı kişilerde hastalık çok ağır seyredebiliyor ve hastaneye yatış gerekli olabiliyor.

Hastalığın şiddetini belirleyen etkenler arasında en önemlilerinden bir tanesi; bireyin sahip olduğu kronik hastalıklar. Koronavirüs açısından risk grubunda yer alan kanser hastalarında enfeksiyonun daha ağır seyretmesi, yoğun bakıma ihtiyaç duyma ve ölüm riskinin önemli ölçüde yükselmesi gibi riskler söz konusu.
Türkiye’de en yaygın olarak görülen kanser türlerinden bir tanesi olan meme kanseri, Kovid-19 enfeksiyonunun etkilerinin ağır şekilde hissedilebileceği hastalık türleri arasında bulunuyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Avcılar Medicana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Kapu, viral kaynaklı bir hastalık olan Kovid-19 enfeksiyonundan korunma veya hastalığı hafif geçirme konusunda en fazla etkisi olan konulardan bir tanesinin bağışıklık sisteminin gücü olduğunu belirtti.

Kapu, kanser hastalığına yönelik radyoterapi, kemoterapi veya immünoterapi gibi tedaviler alan hastalarda kemik iliklerinde üretilen bağışıklık hücrelerinin sayısında azalma söz konusu olduğuna işaret ederek, “Fakat bu kesinlikle kemoterapi gibi kanser tedavilerinin bu süreçte alınmaması gerektiği şeklinde anlaşılmamalı. İmmün sistemi doğrudan etkileyen akciğer kanseri, multipl myelom, lenfoma ve lösemi gibi hastalıklar çok daha yüksek risk oluştursa da kanser hastalığının kendisine ek olarak tedavinin söz konusu etkileri de eklendiğinde tüm kanser olguları savunma sistemini etkiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Meme kanseri hastalarının da tıpkı diğer kanser hastaları gibi Kovid-19 açısından öncelikli risk grubunda yer aldığına dikkati çeken Kapu, “Meme kanserinin haricinde akut veya kronik farklı hastalıkları bulunan hastaların bunlar açısından da risk altında olduklarını bilmeleri, sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri ve hekimlerin tavsiyelerine uyum sağlamaları gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kapu, “Yüksek risk grubunda yer alan meme kanseri hastalarında yoğun bakım ünitesine alınma, solunum cihazına bağlanma, ciddi semptom geliştirme gibi risklerde ve Kovid-19 enfeksiyonu nedeniyle ölüm oranında önemli bir artışın söz konusu olduğu bilimsel çalışmalarda gösteriliyor.” yorumunda bulundu.

‚Tüm kanser hastalarının Kovid-19’dan korunma konusunda iki kat özen göstermesi gerekiyor‘

Meme kanseri hastalarının ve tüm kanser hastalarının Kovid-19’dan korunma konusunda iki kat özen göstermesi gerektiğini aktaran Kapu, “Meme kanseri hastalarının pandemi süresince eğer mümkünse kendilerini tamamen izole etmeleri, bu mümkün değilse kalabalık ortamlardan mümkün mertebe kaçınmaları gerekir. Hastaların el hijyeni, besin hijyeni, sosyal mesafe ve maske kullanımı gibi hususlarda da üst düzey hassasiyet göstermeleri gerekiyor. Ek olarak hekim tarafından reçetelendirilmiş olan ilaç tedavilerinin aksatılmaması da bu süreçte ekstra önem taşıyor.” açıklamasını yaptı.

Kapu, kanser hastalığının vücutta yarattığı yıkım ve tedavilerin oluşturduğu olumsuz etkilerin meme kanseri hastalarında bağışıklık sisteminin sağlıklı bireylere oranla daha zayıf olmasına neden olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bu hastalarda bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi adına sağlıklı ve dengeli beslenme oldukça önemli. Tüm besin gruplarını dengeli miktarda içeren, doğal ve sağlıklı besinlerle oluşturulmuş bir beslenme planının uygulanması bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra bağışıklığı olumsuz etkileyen önemli etkenlerden bir diğeri ise stres. Bağışıklık sisteminin olumsuz etkilenmemesi adına hastaların stresten uzak durması, hasta yakınlarının da bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesi gerekiyor. Bunun yanı sıra hastalar hekimlerinin verdiği tavsiyeler doğrultusunda sağlık kontrollerini ve tedavi planlarını aksatmamaya dikkat etmeliler.”

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Hamburg’da Cum-Ex Meclis Araştırma Komisyonu

ALMANYALILAR – Hamburglular ilk defa Cum-Ex Skandalı’nın varlığından bu yılın başlarındaki seçim döneminde FDP’nin Başbakan ve Belediye Başkanı adayı Milletvekili Anna von Treuenfels-Frowein sayesinde...

Anna Karenina – allerdings mit anderem Text und auch anderer Melodie

Anna Karenina – allerdings mit anderem Text und auch anderer Melodie von Clemens Sienknecht und Barbara Bürk nach Lew Tolstoi am Sonntag, 29. November um 20.00...

Perşembe Yaylası’nın cazibesi balon turizmiyle artırılacak

Ordu'nun doğa harikası Perşembe Yaylası'nın, sıcak hava balon uçuşlarıyla turizm cazibesinin artırılması hedefleniyor. Aybastı ilçesindeki 1500 rakımlı Perşembe Yaylası, her mevsim farklı doğal güzellikleriyle...

EU vereinbart engere Zusammenarbeit mit Australien

Kommissionspräsidentin Ursula von der Leyen und EU-Ratspräsident Charles Michel haben Donnerstag bei einer Videokonferenz mit dem australischen Premierminister Scott Morrison eine engere Zusammenarbeit zwischen...