12 C
Hamburg
Mittwoch, Oktober 21, 2020
Start News Autoren Hüseyin Habip Taşkın: BABA MESLEĞİ

Hüseyin Habip Taşkın: BABA MESLEĞİ

Veli dükkânının önündeki sandalyede oturuyordu. Orta boylu, siyah düz saçlı, burnu küçücüktü, sanki bir noktaydı. Dudağının sol tarafının hemen altında ufacık bir beni vardı. Gelip geçene bakıyordu. Gıda dükkânı olmadığından müşterisi sık olmazdı. Babadan oğula geçen bir meslekti Veli’nin yaptığı.

Mobilya dükkânını babası ilk açtığında, iki katlı tuğladan yapılma, üst katı ev, alt katı mobilya mağazasıydı. Önünden toprak yol geçerdi. Toprak yol üzerinden, eşeğe binmiş adamlar, çocuklar geçerdi. Yağmurlu havalarda toprak yol üzerinde küçük küçük su birikintileri olurdu. Su birikintilerine düşen her damlacık dalga halinde yayılırdı.

Kasabada el ile gösteriliyordu. Evlenecek olanlar, evine mobilya alacaklar buraya gelirlerdi. Ya şimdi? Kasabada kısa zamanda çok katlı binalar dikilmeye başlandığında, Veli bu gelişmeden memnundu.

Akşam yemeğinde eşi Tülin’e:
“Ev demek, koca koca binaların dikilmesi demek; işlerin artması demektir. Para demektir.” diyerek böbürlenir, bardaktan suyunu içtikten sonra, elinin tersiyle ağzını silerken:
“Karı… karı sen bu işlerden anlamazsın! Yine de sana anlatıyorum. Değerimi bilesin diye.” derdi.

Tülin ev kadınıydı. Kocası konuştuğu zaman ağzı var, dili yok gibiydi. Kızılımsı, dalgalı saçlıydı. Kısa boylu, kiloluydu. Yanakları dolgun, kırmızıydı.

Zaman geçtikçe mobilya mağazaları çoğaldı. Aralarında rekabet başladı. Rekabetle birlikte birbirlerini çekememezlik başladı. Veli bazı kişilerin söylemleriyle dolduruşa gelip, öfkeden çatlayacak durumdaydı artık. Veli eskisi gibi işlerinin olmadığını, mobilya dükkânını elinden çıkarmayı aklına getirse de, ilk önceleri aklına yatsa da, sonrasında ne iş yaparım? Diye aklına günlerce takıldı. Nereden baktıysa, her yanı bir uçurumdu.
Veli’nin huyu değişmişti! Kendi kendine ses tonunu yükselterek:

“ Ah! Aaahhh! Babamın zamanı olacak ki şimdi! Paraya para demezdim. Dükkânıma gelen bana Veli Bey diyecekti. Gel keyfim gel…”

Veli çoğu zaman ölü bir noktaya bakıp, karşısındakiyle sohbet ediyormuşçasına:

“Bir gün işlerim açılacak; elle gösterileceğim. Tüm mobilya mağazaları kapanacak!” diye kendi kendine konuşurdu.

Değişim, yoluna hızlıca gitse de Veli bu değişim karşısında kendisini yenilemeyerek bunalımın içine düşer. Kısır döngü içinde durmadan döner.

Zaman içinde insanlar Veli’yi kafayı sıyırmış olarak tanımladılar.

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Coronakrise: EU-weites System zum Austausch von nationalen Warn-Apps startet

Nach einer erfolgreichen Pilotphase geht Montag das EU-weite System für Interoperabilität von Kontaktnachverfolgungs- und Warn-Apps in Betrieb. Es verknüpft eine erste Reihe nationaler Apps...

Sivas’ta mor patates ve şeker pancarı hasadı yapıldı

Sivas'ta mor patates ve şeker pancarı hasadı gerçekleştirildi. Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Salih Ayhan, Hafik ilçesi Göydün köyünde düzenlenen mor patates hasat programına katıldı....

DSÖ’den Kovid-19 uyarısı: Gelecek birkaç ay zorlu geçecek

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, kuzey yarımküre kışa girerken, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının...

„Yüzme Bilmeyen Kalmasın“ projesiyle Artvin’de 1000 öğrenci yüzme öğreniyor

Gençlik ve Spor Bakanlığınca hayata geçirilen "Yüzme Bilmeyen Kalmasın" projesi kapsamında, Artvin'de 1000 öğrenciye yüzme eğitimi veriliyor. Proje kapsamında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Yarı...