13.9 C
Hamburg
Sonntag, Oktober 25, 2020
Start Gesundheit Horlama, çevreni zorlama!

Horlama, çevreni zorlama!

Nöroloji, Uyku Bozukluğu, Psikiyatri ve Psikolojik Terapi Uzmanı Dr. Ali Erdoğan ile Söyleşi

Uyku bozukluğu, genel sağlığımızı ve yaşam kalitemizi derinden etkileyen önemli bir sorundur ve tedavi edilmediği zaman başka sağlık sorunlarını da tetikleyerek hayatınızı riske sokabilir. Hormon seviyesinden ruh haline, kiloya kadar insanları etkileyen horlama, uyku apnesi ve huzursuz bacak sendromu gibi uyku sorunları, günümüzde maalesef gündelik yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Gündüzleri tüm gece hiç uyumamış gibi dolaşmak, geceleri uykuya dalamamak gibi belirtilerle kendini gösteren uyku bozukluğu sorunları ile ilgili Nöroloji, Uyku Bozukluğu, Psikiyatri ve Psikolojik Terapi Uzmanı Dr. Ali Erdoğan’la ALMANYALILAR okurları için sohbet ettik:

„Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 80 ila 100 arası uyku bozukluğu sebebi mevcut.“

• Uyku bozukluğu nedir?
Dr. Ali Erdoğan: Uyku, beynimizin düzenli çalışması için bir ihtiyaçtır. Az uyku, yorgunluk, azalan enerji, sinirlilik ve konsantrasyon sorunlarını da beraberinde getirebilir. Uyku bozukluğu kalp hastalığı, diyabet, guatr gibi birçok kronik sağlık sorunuyla bağlantılı olabilmekle birlikte aşırı stres ve psikolojik sorunlardan da kaynaklanabilir. Uyku bozukluğu ayrıca kalp yetmezliği, Parkinson gibi tıbbi ve nörolojik problemler için bir uyarı işareti de olabilir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 80 ila 100 arası uyku bozukluğu sebebi mevcut.

• En yaygın uyku bozuklukları nelerdir?
Dr. Ali Erdoğan: Bunlardan bazıları şöyle:
Horlama: Horlama daha çok boyları, boyunları kısa ve kilolu insanlarda daha yaygın ama bu, ince ve zayıf olanların horlamadığı anlamına gelmez. Boğazın tam arkasındaki kasların uyku esnasında güçsüz kalması ve buna bağlı olarak nefes alışverişte zorlanma sonucu çıkan sese horlama diyoruz. Horlayanlar derin uykuya dalamaz. Horlayan insanlar hem kaliteli uyku uyuyamıyor hem de sosyal ilişkilerinde, özel hayatlarında sıkıntı yaşayabiliyor. Ayrıca yüksek tansiyon, kalp yetersizliği, kalp krizi, beyin felci de horlamanın insana verebileceği zararlar arasında. Horlama, maske, diş koruyucu, boğazdaki kasların asılması, dil altına çip yerleştirilmesi gibi çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilir. Ama bu tedavilerde en yaygını maskedir.

Uyku apnesi: Uyku apnesi ölüme sebebiyet verebilecek boyutta ciddi bir uyku bozukluğudur. Uyku esnasında nefes alışverişinin bazen birkaç saniye, bazen biraz daha uzun durmasına uyku apnesi diyoruz. Derin uykuda kasla birlikte beyin ve kalpte de yavaşlama olduğu için, uyku apnesi sonucunda vücuda giren oksijen miktarı yüzde 80-85’e düşüyor. Normalde böyle bir düşüş ölümcül olmakla birlikte vücut yıllardır bunu yaşadığı ve alıştığı için risk azalıyor. Ama uzun yıllar horlayan ve tedavi ettirmeyen kişilerde yıllar içinde kalp yetersizliği oluşabiliyor oksijen eksikliğinden ötürü. Kalp gerektiği gibi çalışmayınca idrar torbası dolar ve bu da sizin sık tuvalete kalkmanıza ve dolayısıyla uykunuzun bölünmesine sebep olabilir.

Huzursuz bacak sendromu: Uyku ya da istirahat esnasında bacaklarda hissedilen huzursuzluk, uyuşma, karıncalanma hissi ve hareket ettirme ihtiyacı. Yürüme, bacağı germe, sallama gibi hareketlerle düzeltebildiğimiz huzursuz bacak sendromu da önemli uyku bozuklukları arasında yer alıyor. Yattığınızda bu huzursuzluğu atmak için kalkarak uykuya dalamıyorsunuz. Magnezyum gibi alımlarla giderilemiyorsa nörolojik muayene sonucu verilen ilaçla tedavi edilebilen bir hastalık.
Psikiyatrik sebepler: Uyku bozukluklarının yüzde 50’sinin sebebi ise depresyon gibi psikiyatrik sebepler.

„Uyku bozukluklarının yüzde 50’sinin sebebi ise depresyon gibi psikiyatrik sebepler.“

• Yeterince uyuyamadığımız zaman neler olur?
Dr. Ali Erdoğan: Her canlının uykuya ihtiyacı var. Bir insan 40 gün uyumazsa delirir diye bir inanış vardır. Fareler üzerinde yapılan deney sonucu 14 gün uykusuz bırakılan farenin öldüğü tespit edildi. Yani uyku, zarurui ihtiyaç. Yeterli uyuyamayanlarda akyuvar sayısı azalır, vücudun hastalıklara karşı direnci düşer, psikiyatrik hastalıklara olan direnç azalır, kas gücü zayıflar, kan şekeri dengesi bozulur, nefes alış veriş ritmi bozulur, vücut ısısı düşer, görme ve konuşma bozuklukları başlar, unutkanlık başgösterir, stres hormonu salgılanır ve buna bağlı olarak sinirlilik, tahammülsüzlük olur.

• Uyku bozukluklarının tedavi yöntemleri hakkında bilgi verir misiniz?
Dr. Ali Erdoğan: Uyku bozukluklarının tedavi yöntemi, sorunun türüne, hastalığın altında yatan sebebe ve kişiye göre değişebilir. Öncelikle bir uyku laboratuvarında uyku bozukluğunun sebebi tespit edilmelidir. Genellikle tıbbi tedaviler, yaşam tarzı değişiklikleriyle kombine edilerek tedavi uygulanır. Örneğin tıbbi tedavilerde uyku hapı, melatonin takviyeleri, solunum cihazları veya diş koruyucusu gibi aletler söz konusu olur. Bunların yanı sıra egzersizlerle stres ve kaygılarınızdan uzaklaşmak, düzenli uyku planı, yatmadan önce az su içmek, kafein, tütün ve alkol alımını azaltmak, yatmadan önce yemek yememek, akşam yemeklerinde düşük karbonhidratlı yemek ve şeker alımının azaltmak gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle tıbbi tedaviler desteklenmelidir. Ayrıca her gün aynı saatte yatmak ve uyanmak da uyku kalitenizi olumlu yönde etkileyecektir. Uyku bozukluklarının tedavisi sağlık sigortaları tarafından karşılanıyor.

• İyi bir uyku için neler gerekli?
Dr. Ali Erdoğan: Hayatımızın ortalama üçte biri uykuda, yani yatakta geçiyor. Örneğin 90 yaşına kadar yaşayan birinin yaklaşık 30 yılı yatakta geçiyor. Buna rağmen insanlar oturma odasına verdikleri önemi maalesef yatak odalarına vermiyorlar. Havalandırılmış, geniş, sessiz bir yatak odası, kilonuza göre seçilmiş iyi bir döşek uyku kalitenizin belirleyicisidir. Unutmayalım ki; uyku lüks değil, ihtiyaçtır.

• Bir de rüya görme durumu var. Bu konuyu da biraz açar mısınız?
Dr. Ali Erdoğan: Rüya da tıpkı uyku gibi lüks değil, insanın ihtiyacıdır. Her canlı her 90 dakikada rüya görür ve ne rüya görürse görsün, baş aktör kendisidir. Bugün laboratuvarlarda insanların ne zaman rüya gördükleri tespit edilebiliyor. Rüyalar insanların uyku hallerini de etkileyebiliyor. Örneğin bir hastam vardı, 40 yıllık karısını uykusunda boğmaya kalktı. Aslında amacı karısını boğmak değildi. Rüyasında vurduğu bir tavşan kaçarken onu yakalamaya çalışıyor ve tavşanın boynunu sıkarken aslında farkında olmadan karısının boynunu sıkıyor. Sonuçta kadının boynunda eşinin parmak izleri vardı. Bu gibi durumlar nörolojik vakadır ve çok dikkatli olmak gerekiyor. Belki de ayrı odalarda uyumak veya yatakta araya koruyucu bir düzenek oluşturmak bir önlem olabilir.

• Teşekkürler

02.10.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Belediyeden çocuklara hayvan sevgisi dersi

Ümraniye Belediyesi'ne bağlı ekipler, minik öğrencilere hayvan sevgisini aşılamak amacıyla sürpriz yaparak çocuklara farklı bir ders ortamı yaşattı. Çocuklar okulun bahçesinde işlenen derste veteriner hekimin...

„Wirtschaft braucht weiterhin unsere Unterstützung“

Bundeswirtschaftsminister Altmaier hat sich Donnerstag mit Vertreterinnen und Vertretern von 35 Wirtschaftsverbänden per Videokonferenz über die aktuelle Lage in den Unternehmen und Betrieben ausgetauscht....

Arjantin’de asgari ücret ve sosyal yardımların artırılması talebiyle gösteri düzenlendi

Arjantin'de binlerce kişi, asgari ücretin ve sosyal yardımların artırılması talebiyle gösteri yaptı. Çeşitli sosyal organizasyonlar ve sol görüşlü grupların çağrısıyla başkent Buenos Aires'te toplanan binlerce...

EU mobilisiert internationale Geber zur Unterstützung der Rohingya-Flüchtlinge

Donnerstag hat die Europäische Union gemeinsam mit den Vereinigten Staaten, dem Vereinigten Königreich und dem Hohen Flüchtlingskommissar der Vereinten und den Ländern der Region...