8.4 C
Hamburg
Dienstag, Oktober 27, 2020
Start Kultur Kino Oya Pervin Pelit: EMEK SAHİPSİZ İSE SAVRULUR

Oya Pervin Pelit: EMEK SAHİPSİZ İSE SAVRULUR

Binbir emekle gurbette tam da gurbetçilerle çekilmiş filmin kara yazısı “Savrulan Emekler “adlı filmde bütünleşir.

Oya Pervin Pelit
Sinema Emektarı
Film, Almanya’da yaşayan Türk ailelerinin hikâyesini konu edinir. Türkan, Almanya’da çalışmaktadır. Türkiye’de yatırım yapmak için gurbetçilerden faizle para toplar. Kanun kaçağı Necati, Türkan’ı sevmektedir. Kendisiyle Norveç’e gelmesi onu için tehdit eder. Türkan Türkiye’ye kaçar. Ali ise karısı tarafından terk edilir. Türkiye’ye gidip kızı Yeşer’i orada evlendirmek ister. Yeşer ise babası ona baskı kurduğu için şikayetçidir. Ali’nin oğlu Hakan ise içki ve uyuşturucu kullanmaktadır. Gazeteci Kenan, Almanya’da yaşayan Türklerin sorunlarıyla ilgili haberler yapar. Araştırmaları sırasında farklı kesimlerden gurbetçilerle görüşür. Bu sırada yolu Türkan ve Ali ile kesişecektir.

    Çok sağlam bir senaryoya sahip olan film aynı başarıyı ne yazık ki gişede gösterememiştir.
    Oyuncular- Abdullah Adıgüzel- Mehmet Yaşar Tan – Devrim Yücel Yapımcı- Yönetmen – Senaryo Hidayet Pelit Görüntü Yönetmeni- Ali Uğur Müzik- Gündoğar Tür:Dram Yapım Yılı:1990 Özellikler: Renkli Süre: 86 dk Ülke: Türkiye Dil: Türkçe
    Vizyon Tarihi: 19 Mart 2004

    1990’da bizzat Hamburg- Bremen- Lübeck hattında, 35mm sinema filmi olarak çekilen film, tamamen işçi ve işçi ailelerinin oyunculuğunda gerçekleşmiş ve imkansızlık sonucu yıllarca kutularda beklemiş nihayet tamamlanarak 2004 yılında ancak vizyona girebilmiş ve o yıl Türkiye sinemalarında en az izlenme rekoru kırmıştır. Bu özelliğinden dolayı 5N1K programına davet edilen Yapımcı Hidayet Pelit programın sunucusu Cüneyt Özdemir’in küçümseyen ve alaycı tavrına karşın canlı yayında Nazım Hikmet’ten “ Davet“ şiirini okuyarak cevap verir.

    Dört nala gelip Uzak Asya’dan
    Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
    bu memleket bizim
    Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
    ve ipek bir halıya benzeyen toprak
    bu cehennem bu cennet bizim,
    Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
    yok edin insanın, insan kulluğunu,
    bu davet bizim…
    Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
    ve bir orman gibi kardeşçesine
    bu hasret bizim…

    Coşkuyla okuduğu Nazım şiiriyle, adeta tüm içindekilerini de dökmüş olan yönetmen filmin tüm vebali benimdir der gibidir. Cüneyt Özdemir şaşkın gözlerle Hidayet Pelit’e bakarken 5N1K canlı yayını sona erer.

    Önemli olan filmin en az izleyiciye ulaşması değil, nihayetinde vizyona girmiş olmasıdır. Konusunun ve oyuncusunun tamamen doğal oluşudur bunların üstünde hiç durulmamış olsa da Hidayet Pelit emek veren oyuncularına sözünü tutmuş gecikmeli de olsa filmin vizyona girmesini sağlamıştır. Gerçekte oyuncu olmayan, oyuncular ne yapmıştır dersiniz? Sadece meşhur olmayı beklemiş, film hakkında hep negatif dedikodular yapmış, kendilerinin de içinde bulundukları filme hiç sahip çıkmamışlar, ama beklentilerini büyük tutmuşlar sonuçta hayal kırıklığına uğramışlar. Evet belki başarılı bir çalışma olmamış, film çok gecikmiş istenilen başarıyı yakalayamamış yşne de emek verimiş, emeğe hürmeten sahiplenilseydi çok daha iyi olurdu. Film çekimleri hep böyledir, oyuncu veye oyuncu adayı kendisinde hiç hata aramaz, hiç düşünmez acaba benim adım bu filmin satışında etkin olabilr mi? Ben kimim? Eğitimim nedir? Oyunculuğun altından kalkabilir miyim?

    İyimser bir yönetmene rastlamak şans ise bu şansı iyi kullanmak gerekmez mi? Onu yapayalnız bırakıp, film kötü demek en kolayıdır. Elini taşın altına koymak bu tip imece usulu yapılan filmlerde olmazsa olmazdır. Deneyimsiz, isimsiz ama oyuncu olmak istiyor olabilirsiniz, bunda hiçbir şey yok, lakin özelliğinizi bilerek bulunduğunuz yerin de kıymetini bilmelisiniz, yönetmene yapımcıya destek olmak kendinize de destek olmaktır. Her meşhurun ilk yılları bulunur, hiç kimse ilk filmiyle meşhur olmuyor, ekip ruhuna erişen, yönetmenine sonuna kadar inanan hem başarılı , hem meşhur olur.

    Filmin yönetmenine gelince, empati yaparsam bu denli acı çekeceğime, filmime ve bana inanmayan bunca isimsizle uğraşmazdım. Film çekmiş olmak için çekmezdim. Çektiğim bu filmde beni, yalnız bırakan oyunculara bir de dublaj yaptırıp onların oyununu izletilir hale bile getirip bunca parayı çöpe atmazdım, desem de bunların tam tersini yapan Hidayet Pelit ustamı saygıyla anıyorum. Onun için hayatta ne para ne pul önemli oldu, o sadece sinemayo çok sevdi ve sinema uğruna ömrünü heba etti..
    Yine de “Savrulan Emekler“ sinema ansiklopedilerine ve tarihine adını yazdırmış bir filmdir..

    Şimdi ise görsel her şey çok kolay, herkes her şeyi özgürce yapabilir. Olmuş veya olmamış hiç önemli değil…

    Varın, koşun… Hızlı daha hızlı…

    Sevgiyle kalın,

    Oya Pervin Pelit

    01.10.2020

    Not; Savrulan Emekler filmini youtube’den izleyebilirsiniz.

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Korona kuralları kapsamında Sevil’la Bar’da müzik keyfi yaşanıyor

ALMANYALILAR - Almanya'nın liman kenti Hamburg'da korona kuralları kapsamında müzik keyfi devam ediyor. Hamburg'un Sternschanze semti yakınında Kleiner Schaeferkamp 36, 20357 Hamburg adresinde kısa...

Vor 70 Jahren kaufte Daimler-Benz den Unimog

Am 27. Oktober jährt sich der Jahrestag der Übernahme des Unimog durch die Daimler-Benz AG zum 70sten Mal. Dieses Datum ist somit die Geburtsstunde...

Samsun´da palamut tezgahlarda 15-20 liradan satılıyor

Karadeniz'de sezonu sona ermek üzere olan palamut tezgahlarda 15-20 liradan satılıyor. Karadeniz'de bu sezon bol miktarda avlanan ve yerini hamsi ve çinekopa bırakmaya hazırlanan palamut,...

DHL Global Forwarding mit vier Gold Stevie Awards für Frauen in der Wirtschaft ausgezeichnet

DHL Global Forwarding ist weltweit der erste Logistikdienstleister, der eine so hohe Anzahl an Auszeichnungen in einem einzigen Jahr erhalten hat. Die Initiative "Women at...