11.9 C
Hamburg
Montag, Oktober 26, 2020
Start News Autoren Esma Arslan: Türk Dizilerinde Çok Eşlilik Dayatması

Esma Arslan: Türk Dizilerinde Çok Eşlilik Dayatması

Bazı günler dinlenmek için, günün yorgunluğunu üzerimden atmak, anlık dahi olsa olağan ritmin dışına çıkmak için yerli dizilere bakıyorum. Fırsatını buldukça düzenli takip edebildiklerim var, arada bir baktıklarım var, birkaç bölümünü izlediklerim var. Hiç öyle isim verip gereksiz yere ucuz reklam yapmak istemiyorum. Değinmek istediğim hemen hepsinde son dönemde gözüme batan ve oldukça rahatsızlık veren bir konuyu bugün ele almak istiyorum.

Esma Arslan
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre memlekette hala medeni kanun yürürlükte. Eskiye özlem ya da nostalji adına şeriatla yönetilen ülkelerdeki gibi erkeklerin öyle birden çok kadınla evlenmesi gibi bir durum söz konusu değil. Bildiğim kadarıyla özellikle yurdumuzun dört bir yanında oldukça belirgin sayılarda kırsalda imam nikahı ile evlenenler var, toplum bunu biliyor ve kabullenmiş vaziyette. En azından benim bilgilerim bu yönde. Çocuk gelinler vakasına hiç girmiyorum zira başlı başına başka yazıların konusu olabilecek kadar kapsamlı bir yara.

    Gelelim bizim dizilere. İstisnasız hemen hepsinde kahramanımız güçlü, varlıklı, ya da ekonomik kaygıları olmayan, korkusuz, yardımsever, iyi aile babası tablosu çizmeye yakın tiplemeler. Erkekler ne kadar olumlu ve pozitif özelliklerle yapay bir şekilde günlük hayattan uzak şekiller olursa olsun, kadınlar bunun tam tersi.

    Türk dizilerinde kadın bence bir hiç. Sürekli gözü yaşlı. Yetersiz, kendini savunmaktan aciz, kocasının üstüne başka bir kadın getirmesini çoktan kabullenmiş, kumaya hayır diyemeyecek derecede zayıf, hep çocuklarının anası, onlar için hayatını kurban etmek zorunda bırakılmış tiplemeler. Üstüne üstlük hepsini kurtaran da erkek, dışarıdan biri.

    Bu senaryolardaki anlayış öyle yerleşmiş ki, çarpık izlerini istisnasız hemen her yeni başlayan dizide bulabilirsiniz. Hiç mi kendi ayakları üzerine duran bir kadın yok bizim toplumumuzda diye ister istemez sormak istiyorum? Neden kadın hep erkeğe ekonomik yönden bağımlı olsun? Eli ayağı, bilgisi kafası yok mu? Onu bir meslek öğrenmekten engelleyen ne? Çalışıp kendi maaşını kazanamaz mı? Neden hep onu hiçleştiren erkeklere âşık olur bu kadınlar?

    Alttan alta iki kadınlı erkekler imajı da ne? Hem adam evli, karısı çocukları var, hem de gayet normalmiş gibi bir de ilişkisi. Genelde bu erkeklerin yaşlı, metres ya da sevgililerinin genç olması ayrıca dikkat çekici. Kadının öyle bir ilişkisi olabilir mi? Ne derler öyle bir kadına bizim toplumumuzda? Erkeğin bu çarpık ilişkisi neden dizilerde olağan ve kimselerin bir itirazı yok anlamıyorum. Kadın bu kadar köleleştirildi de benim mi haberim yok? Yetmez gibi bir de bu kadınlar birbirlerine o biçim düşman. Kıskanç, tahripkar, biri diğerini alt etmek için yapmadıkları plan, tezgah, entrika yok. Oysa aynı erkek ikisine de kötü ve değersiz davranan. Asıl düşman olmaları gereken o çapsız adam olacağına birbirleriyle uğraşıyorlar. Böylelikle kadın düşmanlığını kadınlar körüklüyor. Kabullenmek imkansız.

    Erkeğin ekonomik yönden güçlü olması, karısının ona bağımlı olması ona ikinci bir kadını ve ilişki hakkını verebilir mi? Bu nasıl bir zihniyettir. Bir yandan çarpık aile ilişkilerini topluma empoze etmeye çalışıyorlar diye o kanala bu kanala ceza ver, ama böylesine bir ilkel mantığı alttan alta topluma kabullendirmeye çalış. Yemezler, biz almayalım. Bunun kabul edilecek, benimsenecek, övülecek hiçbir yanı yok. Çağdaş kadınımızın bu kadar hiçleştirilmesi canımı acıtıyor.

    Garipsediğim başka bir boyut ise hemen her siyasal gelişmede ve kadın cinayetini protesto etmede sokağa dökülen feminist kadınlarımız. Neden böylesine bir çarpıklığı ele almazlar, bu tehlikeye dikkat çekmezler bilmiyorum. Yine aynı oranda medyada da bu gidişatın çarpıklığını irdeleyen, itiraz eden yok. Kadın yazar veya gazeteci de yok. Sizleri bilmem ama ben bu yerli dizilerdeki kadınların kendilerine yapılanlara boyun eğmelerine, sessiz sedasız her şeyi kabullenmelerin gıcık oluyorum, kamuoyuna belirtirim.

    Esma Arslan / 30.09.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Sanatçı Murat Uçar, mikro art ile zamanı sanat eserine çeviriyor

Sanatçı Murat Uçar, dünyaca ünlü eserleri mikro art ile farklı materyaller üzerine işleyerek sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nden...

Tschechien erhält Beatmungsgeräte über rescEU-Reserve

Tschechien wird über die rescEU-Reserve eine erste Lieferung von 30 Beatmungsgeräten erhalten, nachdem das Land aufgrund steigender Coronavirus-Infektionen um Hilfe gebeten hatte. Präsidentin von...

Bosphorus Film Lab etkinlikleri çevrim içi başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün katkıları, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansının destekleriyle düzenlenen "8. Boğaziçi Film Festivali"nin endüstri bölümü Bosphorus Film Lab,...

ING Basketbol Süper Ligi

Frutti Extra Bursaspor: 83 - TOFAŞ: 70 Salon: TOFAŞ Hakemler: Mehmet Keseratar, Altuğ Köselerli, Can Mavisu Frutti Extra Bursaspor: Munford 8, Jones 6, Newman 27, Can Maxim...