10.4 C
Hamburg
Montag, Oktober 26, 2020
Start Home İZMİR ‘ DEN KAHVEHANEYE EDEBİYATLA DOKUNMAK

İZMİR ‘ DEN KAHVEHANEYE EDEBİYATLA DOKUNMAK

Geçen sene bir şair arkadaşımla “ Çetin Akgül “ ‘ le birlikte ayrı ayrı üç farklı yerde imza ve buluşma adı altında etkinlikler yapma kararı aldık. İkimizde İzmir ‘ in farklı ilçelerinde ikamet ediyoruz, ben Narlıdere ‘ de sevgili Çetin ise Çiğli ‘ de yaşıyor. Daha önce tarihlerini belirlediğimiz için, sırasıyla önce Çerkezköy ‘ deki bir kahvehanede yapacağımız etkinlik yerine yarım saat önceden gitmeye karar vermiştik. Daha önce kendi aramızda bu etkinlikler için planlamalar yaparak konuşuyoruz. Diğer iki etkinlik neyse, kahvehanede yapacağımız etkinlik benim birazda olsa canımı sıkıyor. Kahvehane, oyun, kitap ve çay sözcüklerini bir araya getirdiğim zaman, içten içe gülmekten kendimi alamıyorum. Ve her şeyi şimdi ‘ ki anın akışına bırakıyorum. – Çetin arkadaş, yahu biz bu kahvehanedeki etkinliği nasıl yapacağız? Şimdi orada herkes kendi hengâmesi zamanını öldürüyor, al kızı – ver papazı döngüsü içerisinde… Birkaç çay parasına karşılık kâğıt ya da taş oyunlarını oynamaktadırlar. – Ben yine serzenişte buluyorum. Hayatımızda hiç karşılaşmadığımız bir etkinliğe beraber karar kıldığımız için ben kendimi biraz suçlu hissetmeye başladım. – Çetin gayet sakin bir şekilde, Ali ağabey hiçbir şey yapmasak da okey masasına ben dördüncülük yaparım, sizde çay içerek keyfinize bakarsınız. Neyse ki, akşama doğruda yemekli bir kültür ve dayanışma derneğinin etkinliğine gideceğiz, gideceğimiz içinde ben biraz yüreğimi ferah tutuyorum. En azında oradaki dostlarla uzun senelerin verdiği bir hasretliği gidermiş oluruz. Dolayısıyla da gayet ikimizde kendimizi çok mutlu hissediyoruz. En son kertede hiçbir şey yapmasak ta, hocayla birlikte sohbet eder, karşılıklı birer çay içer ve o mekândan ayrılarak akşamki etkinliğe gönül rahatlığıyla gitmiş oluruz. Tabi bunun üzerine ikimizde gülümseyerek, içimizdeki o yalnızlığı o kahvehanedeki hemşerilerimizle öldürmeye gideceğimiz için çok mutluyduk. Otobüsün pencere camından uzaklara seyre dalarken… Bizi o etkinliğe davet eden ise çok yönlü bir eğitimci arkadaş Hasan Dede… O çevrede çok sevilen bir insan, bunu da bir kenara not ediyorum. Ve nihayet kahveye doğru yola çıkıyoruz. Hemen kahvenin önünde Hasan hoca birkaç kişiyle birlikte bizi karşılıyor. Kısa süreli bir merhabalaşmalardan sonra bize ayrılmış olan kahvehanedeki masamıza geçip oturuyoruz. Masanın üzerine itina ile serilmiş güzel bir beyaz örtü. İki cam bardak, birkaç tane su plastik peti, yanına da kuru ve yaş pastaların plastik tabaklara tıka basa doldurulduğu, ilk göze çalan görüntü gayet makul ve oldukça insani cömert bir sofra… Daha önce sosyal medya üzerinden Çerkezköy ‘ e gelişimizden haberdar olan müzisyen bir arkadaşımda, – Ali hocam eğer isterseniz ben saz ve ses sistemlerimi alıp oraya getirebilirim, diye gayet çok mütevazi bir öneride bulunmuştu. Bende bu öneri üzerine yalnızca sazını alıp gelsen daha iyi olur, düşüncemi İbrahim Altınova ‘ ya iletmiştim. Birkaç dakika sonra müzisyen arkadaşımda geldi, bize ayrılan masada uygun bir yere oturdu. Ve etkinliğe başlamasına dakikalar kala, masamıza kitaplarımızı düzgün bir şekilde yerleştirdik. Kahvehanedeki insanların şaşkın bakışları arasında… Bizi davet eden hocanın çok kısa açılış konuşmasından sonra, bende insanları daha fazla rahatsız etmemek koşuluyla, konuşmamı çok kısa tuttum. Hiç önemsemediğimiz bu etkinliği gelişi güzel şiir ve sazın büyülü tınısına bıraktık. Bırakmamızla birlikte büyük bir sessizlik sese dönüştü… Ve bu sessizliğin içinde sadece şiir ve sazın sesi duyulmaya başladı. Kahvehanedeki insanlar oyunlarını yarıda bırakıp pür dikkat bize dinlemeye koyuldular. Artık imza ve buluşma etkinliğimiz, insanların bir bir standa gelip kitap almalarıyla devam etti. Ve elimizdeki bütün kitaplar okurla buluşmuş oldu. Söyleşi ve çay arasında öyle kitap imzalamaya dalmışız ki, önümüzdeki kitapların bittiğine bile tanık olamamıştık. O günkü etkinlikte aldığımız keyfi, hiçbir etkinlikte almadığımızın yersiz korkularını, o yüreği güzel insanlar öldürerek haklı bir sevince dönüştürebilmişlerdi. İnsan bazen yersiz korkulara kapılmamalıdır diye düşünüyorum. Çünkü kitap sevgisi hiçbir okura seçici değildir…

Ali Şeker

21.09.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Zwischen Krisenbewältigung und Zukunftsgestaltung

Zwischen Krisenbewältigung und Zukunftsgestaltung – der Tourismusbeauftragte der Bundesregierung lädt zum 19. Europäischen Tourismusforum am 23. Oktober 2020 ein Der Beauftragte der Bundesregierung für...

Eurobarometer-Umfrage: Wirtschaftliche Lage, Umwelt und Klimawandel Hauptsorgen der Deutschen

Die Europäische Kommission hat Freitag die Ergebnisse der neuesten Eurobarometer-Umfrage veröffentlicht. Wegen der Coronavirus-Pandemie fand diese ausnahmsweise im Sommer (statt im Frühling) 2020 statt....

Genç meslektaşımıza son görev

Levent Danık son yolculuğuna uğurlandı ALMANYALILAR - Lübeck yakınlarındaki işyerinde 15 Ekim’de geçirdiği ani kalp krizi nedeniyle Hamburg’da 17 Ekim’de hayata veda eden basın camiasının...

Batman’da „Elma Sokak“ta müzik eşliğinde alışveriş keyfi yaşanıyor

Batman'ın en eski esnaf sokaklarından Elma Sokak'ta vatandaşlar, müzik eşliğinde alışveriş yapıyor. Başlatılan uygulama kapsamında 60 yıllık çarşıda kurulan ses sistemi ile müşterilere haftanın 5...