8.2 C
Hamburg
Donnerstag, November 26, 2020
Start Kultur Festivals "Soluk" ve "Siyah Güneş" sinemaseverlerle buluştu

„Soluk“ ve „Siyah Güneş“ sinemaseverlerle buluştu

„39. İstanbul Film Festivali“nde „Ulusal Yarışma“ kategorisinde yarışan „Soluk“ ile „Ulusal Kısa Film Yarışması“ filmlerinden „Siyah Güneş“in gösterimi yapıldı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle düzenlenen „39. İstanbul Film Festivali“nde aynı gecede bir uzun metrajlı bir de kısa film gösterildi.

Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) gerçekleştirilen gösterime izleyicilerin yanı sıra filmlerin yönetmenleri, ekibi ve oyuncular da katıldı.

„Ulusal Yarışma“ kategorisinde yarışan „Soluk“ filminin ardından soruları yanıtlayan yönetmen Özkan Yılmaz, 2013’te hayatını kaybeden oyuncu Savaş Akova’nın hikayesinden yola çıkarak hikayeyi kaleme aldığını söyledi.

Filmin ölüme doğru giden bir kanser hikayesini anlattığını ifade eden Yılmaz, senaryoya ilişkin şunları kaydetti:

„Ölüme giden yolculuk hepimizin içinde bir sızı bıraksa da hasta bakıcının hikayeye dahil olması ve çalıştığı her proje ölümle sonuçlanmış bir insanda bitirmesi hikayesini duyduğumda bunun bir film olması gerektiğine inandım ve yazmaya başladım.“

Filmin oyuncularından Emrullah Çakay ise senaryoyu ilk okuduğunda da karakteri çalışırken de zorlandığını belirterek, „Yönetmenin yönlendirmesiyle süreç gelişti. Benim için de çalışması ve deneyimlemesi güzel birşey oldu ama kolay olmadığını söyleyebilirim.“ ifadelerini kullandı.

Senaryosu Benan Baf Yılmaz ile Özkan Yılmaz’a ait olan 94 dakikalık „Soluk“ filminde ölüm döşeğindeki bir adam, onunla yakından ilgilenen komşusu ve hasta bakıcısının hikayesi konu ediliyor.

Festivalin „Ulusal Kısa Film Yarışma“ kategorisinde yarışan ve aynı gece gösterilen kısa film „Siyah Güneş“‚in yönetmeni Arda Çiltepe ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvurmak için bir senaryo yazmaya başladığını anlattı.

Başlangıçta Türkiye turu gibi bir düşünceyle yola çıktığını, Ege’de geçen filmin hikayesinin çekim esnasında değiştiğini dile getiren Çiltepe, „İlk baştaki senaryoda her şey çok daha açıktı ama film farklı süreçlerden geçti.“ dedi.

Çiltepe, ilk senaryoda da cenazeye yetişmeye çalışan bir karakter olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

„Hamburg’da yaşıyorum. Dedem öldü, ben Hamburg’daydım ve gidemedim. Hikayeyi yazmıştım, bu hadise gerçekleştikten sonra yetişememe ya da belki biraz istemsiz geç kalmaya çalışma hali nasıl olur diye düşünürken böyle bir hikaye ortaya çıktı.“ diye konuştu.

Türkiye ve Almanya yapımı 20 dakikalık „Siyah Güneş“ kısa filminde sıcak yaz günlerinin ardından gelen bir fırtına ve uzaktaki bir adaya bir cenaze için yapılan yolculuk anlatılıyor. (AA)

Grafik: Cem Özüduru

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Die Wanderlibelle ist die Libelle des Jahres 2021

Der Bund für Umwelt und Naturschutz Deutschland (BUND) und die Gesellschaft der deutschsprachigen Odonatologen (GdO) haben die Wanderlibelle (Pantala flavescens) zur Libelle des Jahres...

Kadına yönelik şiddet hapiste biter!

Kadına yönelik şiddet konusunda Avukat Gülşen Kurt ile söyleşi ALMANYALILAR - En yoksul ülkelerden en gelişmişine kadar dünyanın birçok ülkesinde en fazla kadınlar, fiziksel, cinsel,...

ABD’de nefret suçları 2008’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı

ABD'de yapılan araştırma, işlenen nefret suçu oranının 2008'den sonra geçen yıl en yüksek seviyeye ulaştığını ortaya koydu. Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından açıklanan raporda, ülkenin...

EU schützt Ursprungsbezeichnung für Weißweine vom „Würzburger Stein-Berg“

Die Europäische Kommission hat Dienstag den „Würzburger Stein-Berg“ in das Register der geschützten Ursprungsbezeichnungen (g.U.) aufgenommen. Das Siegel bestätigt die enge Verbindung eines Produkts...