5.3 C
Hamburg
Freitag, November 27, 2020
Start Home Süleyman Deveci: Bizim Göçmen Politikacılar ve Ölüm Tacirliği

Süleyman Deveci: Bizim Göçmen Politikacılar ve Ölüm Tacirliği

Bugünlerde sayfalarımızı ve Hamburg’un gündemini yakından takip edenler izlemişlerdir, yeni kurulan koalisyon hükümetinin ilanından bu yana hemen her gün hem hükümet programından bir cacık olmayacağını, hem de göçmen kökenli bir senatörün veya yardımcısının seçilmeyişinin göçmenleri dışlayan bir hükümetin varlığının ispatı olduğunu iddia ettik. Buna yakın veya benzer görüşlerde olan birçok aktif katılımcının da desteği ile yorumlar aldık, haber ve birebir veya yazılı söyleşiler yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. En son Belediye Başkanı’da tartışmalara katıldı ve o da aynı hükümet programındaki gibi güzel ama içi boş laf kalabalığından başka bir şey söyleyemedi. Yaz tatili tam zamanında imdatlarına yetişti. Enselerinde muhalefet partileri FDP, CDU ve DIE LINKE boza pişirecek gibi duruyorlar, en azından benim haberim var.

Mantıklı davranmak gerek. Hamburg’da uzun yıllardır göçmen politikası yapan ve hemen her partiyle öyle veya yakınlığı ve ilişkisi olmuş insanlara bir nevi mikrofon uzatarak iyi güzel göçmen politikası yapıyorsunuz da burnunuzun tam dibinde bir koalisyon hükümeti kuruluyor ve size yokmuşsunuz muamelesi yapıyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz diye sorduk, soruyoruz. Sesleri, gıkları çıkmıyor hemen hepsinin. Yanıtlayanlar, bence konuyu ciddiye alıp samimiyetle göçmen politikası yapmak isteyenler sayfalarımızda duruyor. Arayan bakıp bulabilir. Dürüst söylemem gerekirse beni bu davranışları zerre kadar rahatsız etmedi. Hem sıradan politikacının tipik davranışı, hem de ürkek olur bizim buraların göçmen politikacıları tezinin bir kez daha ispatıydı yaşanılanlar. Belki kendilerince haklı binbir gerekçeleri, mazeretleri vardır.

Maalesef ama mevzu yani gündem NSU cinayetleri özgülünde Hamburg’da işlenen cinayet olunca sesi soluğu çıkmayanların, birden koro halinde ırkçılığı lanetleme yarışına girmeleri bana çok komik geliyor. Siz nasıl görüyorsunuz bu milletvekillerini bilmiyorum ama bana üzülerek söyleyeyim resmen ölüm ticareti yaptıkları görüntüsünü veriyorlar. Yani sen kalk daha düne kadar görmedim, duymadım, partimde olup bitenlerden haberim yok takıl, bir nevi göçmenleri işlet, saf yerine koy, bugün çıkıp ırkçılığa karşı yılmaz neferler gibi açıklamalar yap, protesto çağrılarında bulun. Bunlar hiç mi düşünmüyor birilerinin çıkıp iyi güzel de kardeşim bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye soracağını. Ya ırkçılığa tümden karşısındır, yani NSU’nun ölümcül ırkçılığı kadar resmi ırkçılığa, partinde yapılan ince, nazik kibar ırkçılığa da itiraz edebilmelisin. Ya da bizi mi, kimi kandıracağınızı sanıyorsunuz?

Elbette ırkçı faşistlerin ölümcül saldırıları kınanmalı, engellenmeli, örgütlenmeleri yerle bir edilmelidir. Ama sokakta, devlet dairesinde, alışverişte, resmi işlemlerde, tatilde, tam da ait olduğun siyasi partinin içerisinde, kısaca hayatın her alanında ırkçılıkla karşılaşılınca ses yükseltilmeli, yasalar nezdinde haklar aranmalı, bu tür davranışlarda bulunanlar ilgili makamlara şikayet edilmelidir. Aynı zamanda bu işi göçmen dostu sanılan insanlar yaptığında da böyle kamuoyu önünde bir bir teşhir edilmelidir.

Süleyman Taşköprü’yü anmak demek iki gün önce yapılan ayrımcılığa ve dışlanmaya ses çıkartmayıp “sözde” basına şov vererek milleti aptal yerine koymaya çalışarak, bakın ben ırkçılığa karşıyım demek değildir. Ona ve diğer NSU kurbanlarına sahip çıkmak en başta göçmen bir politikacı olarak bulunduğun her alanda küçük çıkar hesaplarına girmeden, parti içi oyunlara kurban gideceğinin kaygısına düşmeden, onun bunun aman ha ne derler iyisi mi susayım da kimseleri kızdırmayım tavrını kendinden uzaklaştırarak olur.

Sizleri bilmem ama ben şahsen böyle davranan göçmen politikacıları belki bilerek, belki de aklının kıyısından dahi geçirmeden böyle politik anlamda saf ve acemi davranarak ölüm ticareti yaptıkları çağrısını uyandırdı ve üzdü. Seçimler Şubat’ta bitti, Haziran’da yeni hükümet kuruldu, hepsi, her şey bu kadar mı çabuk unutuldu?

Süleyman Deveci / 27.06.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Von der Leyen zu Verhandlungen mit dem Vereinigten Königreich: die nächsten Tage werden entscheidend sein

Kommissionspräsidentin Ursula von der Leyen hat Mittwoch vor dem Europäischen Parlament über Fortschritte bei den Verhandlungen mit dem Vereinigten Königreich berichtet. Einige wichtige Fragen...

Uetersen’in yeni Belediye Başkanı Dirk Woschei oldu

ALMANYALILAR- Almanya Schleswig-Holstein Eyaleti Uetersen kentinde yapılan ikinci tur belediye başkanı seçimini Dirk Woschei (SPD) kazanarak yeni Belediye Başkanı oldu. Alman Hristiyan Demokrat Partisi (CDU)...

BUND fordert ein Ende der Gewalt im Dannenröder Wald

Der Bund für Umwelt und Naturschutz Deutschland (BUND) fordert ein Ende der Gewalt im Wald. „Die Zuspitzung der Auseinandersetzung erfüllt uns mit großer Sorge....

Cum-Ex’e Başlarken

ALMANYALILAR - 20 Mart 2018 tarihinde Alman vergi müfettişleri MM Warburg & CO adlı özel bir bankanın yöneticilerinden Christian Olearius’un evinde arama yaptılar. Ortada...