Genç nüfus gelir kaygısı yaşıyor

0
2

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri genç işsizlik. Verilere göre, 15-34 yaş arasındaki gençlerin, 2.3 milyonu iş bulamıyor. Koronavirüs salgınıyla birlikte, gençlerin en çok kaygı duyduğu konuların başında gelir ve istihdam geliyor. Türkiye, OECD verilerine göre, 48 ülke arasında ne çalışan ne de eğitim alan genç oranında yüzde 26 ile ilk sırada geliyor. OECD, 15-29 yaş arası gençlerin yüzde 35’i düşük maaş veren pozisyonlarda çalıştığını söylüyor.

gencler

Türkiye işsizlik giderek artıyor. Kağıt üzerinde oran düşüyor ama hane halkı bunu hissetmiyor. En son açıklanan verilere göre, Türkiye’de işsizlik salgının sınırlı hissedildiği dönem olan mart ayında geriledi. TÜİK’in paylaştığı verilere göre, geçen yılın aynı ayına göre işsizlik bir puana yakın gerileyerek 3.9 milyona düştü. Fakat TÜİK verilerini incelediğimizde nüfusun arttığı, işgücü ve çalışan sayısının düşmesine rağmen işsizliğin azalması soru işaretlerine neden oldu. İşgücüne katılım oranı yüzde 52,8 artarken gerçek işsizliğinde 20,5’e çıktığı TÜİK verileriyle ortada. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) raporuna göre, koronavirüs (Kovid-19) salgınında 15-24 yaş arasındaki gençlerin en çok kaygı duyduğu konuların başında akıl sağlığı, gelir ve istihdam geliyor. Rapor 48 ülkede, 7-20 Nisan tarihleri arasında 90 gençlik kuruluşu aracılığıyla hazırlandı. Türkiye, OECD verilerine göre ne çalışan ne de eğitim alan genç oranında yüzde 26 ile ilk sırada geliyor. Salgın döneminde eğitime erişim konusunda yaşanan problemlere de değinilen raporda, pandemi sırasında 1.5 milyar gencin eğitime ve üniversiteye erişimi sınırlanırken, bu gençlerin yarısının gerekli kaynaklara yeterince erişemediği, dolayısıyla hayat boyu elde edebilecekleri gelirin yüzde 7 ila 10 arasında azaldığı tespit edildi. 2008 finansal krizinin etkileriyle zaten boğuşmakta olan bu gençlerin, kendilerinden bir önceki 25-64 yaş arası kuşağa kıyasla işsiz kalma ihtimalinin ise 2.5 kat arttığı belirtildi. Bu durum toplumsal ve ekonomik açıdan dezavantajlı duruma evsiz, işsiz ya da göçmen gençleri daha ağır etkileyebilir. Artan işsizlik oranlarına paralel şekilde borçların da artış gösterdiğinin belirtildiği raporda, gençlerin sınırlı mali varlıklarının bulunmasının, işlerini kaybetmeleri durumunda üç ay içinde yoksulluk sınırına gerilemelerine sebep olduğu da ifade edildi. Özellikle geçici istihdam yaratan ve işçileri düşük maaşla çalıştıran restoran, otel gibi hizmet sektörlerinde gençlerin işlerini kaybetme riski daha yüksek. OECD verilerine göre 15-29 yaş arası gençlerin yüzde 35’i düşük maaş veren ve iş güvencesi sağlamayan pozisyonlarda çalışıyor.

2.3 MİLYON GENCİN İŞİ YOK

Genç işsizliğin zirve yaptığı görülürken, genç işsizlik platformunun Haziran 2020’ye göre, 15-34 yaş arası genç nüfustaki işsiz sayısı 2 milyon 317 bin kişiyle yüksek düzeyini korudu. Bu yaş grubundaki genç işsiz sayısı; birçok büyükşehrin nüfusunun üzerinde. Ötesi iş gücüne katılım oranındaki keskin düşüş nedeniyle, işsiz sayılmayıp yalnızca iş gücü dışı görülenlerin sayısı 11 milyon 636 bin ile rekor düzeye ulaştı. Finansal istikrarsızlıkla başlayan ve Nisan 2018’den itibaren etkisi belirginleşen ekonomik kriz sürecinde 15-34 yaş grubu genç çalışan sayısı 1 milyon 730 bin kişi azaldı. En yüksek işsizlik oranı yüzde 19,9 ile lise ve dengi okul mezunlarında gerçekleşti. 15-34 yaş arası gençler arasında en yüksek işsiz sayısı 963 bin kişi ile ilköğretim ve altı eğitim düzeyindeki gençler.

İŞ GÜCÜNDE DAHİ YER ALMIYORLAR

Rapora göre, Nisan 2018’den itibaren belirginleşen ekonomik kriz sürecinde 15-34 yaş grubu üniversiteli işsiz sayısı 73 bin kişi, çeşitli nedenlerle iş aramayanların sayısıysa 413 bin kişi arttı. 15-34 yaş grubundaki işsizlerin yanı sıra 11 milyon 636 bin genç iş gücünün dahi içinde yer almamakta; işsiz sayılmıyor. Bu yaş grubundaki yaklaşık 24 milyon gençten yalnızca yüzde 42,0’ı çalışmaktadır; yani çalışan her genç bir şekilde en az bir gencin daha ekonomik sorumluluğunu taşıyor gözüküyor. 707 bin üniversite mezunu işsize ek olarak 1 milyon 272 bin üniversite mezunu iş gücünde dahi yer almamakta; işsiz sayılmayıp, iktisaden atıl kalıyor. Bu sayı rekor düzeyde.

YÜZDE 32’Sİ EKONOMİYE KATKI VEREMİYOR

15-34 yaş grubu iş gücündeki üniversite mezunu oranı istikrarlı bir şekilde artarak yüzde 34,2’ye çıktığı raporlanırken, diğer taraftan üniversiteli işsiz sayısı (707 bin) yüksek düzeyini korudu. Üniversiteli olup iş gücünün dışında kalanların (1 milyon 272 bin) sayısı ise rekor kırdı. Üniversite mezunları 15-34 yaş grubundaki çalışabilir nüfusun yüzde 23,2’sini, çalışmak isteyen nüfus olan iş gücünün yüzde 34,8’ini ve çalışanların ise yüzde 34,2’sini oluşturuyor. 15-29 yaş grubunda ne eğitim alan ne de herhangi bir şekilde çalışan/staj gören genç sayısı 5 milyon 687 bine ulaştı. Bu sayı Slovakya, Finlandiya ve Norveç gibi bazı Avrupa ülkelerinin toplam nüfusu kadar. Dolayısıyla gençlerin yüzde 32,0’ı ekonomik faaliyetlere katkı verememekte aynı zamanda eğitim veya staj yoluyla kendisini geliştirememekte.

Karar

Werbeanzeigen

Kommentar verfassen