2.4 C
Hamburg
Mittwoch, Dezember 2, 2020
Start News Interview "Irkçılığa ve ayrımcılığa sadece bize karşı yapıldığında değil, her alanda ve herkes...

„Irkçılığa ve ayrımcılığa sadece bize karşı yapıldığında değil, her alanda ve herkes için karşı durmak lazım.“

ALMANYALILAR – Hamburg’da yeni kurulan hükümette neden göçmen kökenli bir senatör veya yardımcısı yok sorununu politikacılarla tartışmaya devam ediyoruz. Göçmenlerin seçtikleri temsilcilerden yani milletvekillerinden bizzat gelen yanıtlar kafalarda soru işaretlerini giderirken yenilerinin de oluşmasına vesile oluyorlar. Hamburglu göçmen kökenli politikacılara sorduğumuz bu sorular büyük bir ilgi ile halen okunmaya devam ediyorlar. Sorularımıza bu defa Hamburg Eyalet Milletvekili Yusuf Uzundağ yanıt verdi.

Almanyalılar: Hamburg’da nihayet hükümet kuruldu. Senatörlüklere kimlerin getirildiği saptandı. Bu gelişmeler bağlamında göçmenlerin yeni kurulan hükümette üst düzeyde de temsil edildiğine inanıyor musunuz? Neden?

Yusuf Uzundağ: Genel olarak her kesimin kurulan hükümette temsil edilmesi arzu edilen ve özlenen bir durum. Bunun kurulan hükümete, bakanlık ve müsteşarlık bazında yansımaması talihsiz bir sonuç. Tabii ki kimler hangi tarihsel gelişmelerle, hangi mevkilere geliyoru bildiğimizde, durum hiçte şaşırtıcı değil. Ben ancak kendi partim içinde gözlem ve bildiklerimi dile getirebilirim. Bakanlık ve müşteşarlık mevkilerine, o partide uzun yıllar önemli çalışma ve görevlerde bulunmuş, kendisi için bir nevi bu mevkileri hedeflemiş ve o partide saygınlık ve kabul görmüş kişiler bu durumlarda o görevleri kendileri için almaya çalışırlar. Bir de parti tüzükleri bu konuda çok önemli. Biz Yeşillerde, kadın kotası olduğu için, bakanlık, müsteşarlık ve parti içerisinde her türlü uygulamada görev paylaşımı yapılırken bu göz önüne alınarak yapılır. Ancak yabancı kökenli kotası olmadığı için, bu konularda bu tablo ortaya çıkıyor. Yabancılar kotası Sol Parti’de uzun yıllardan beri olduğu için, bunu bu tür sorunlarda uygulanabiliyor. Ben bu kotanın bizim partide de olmasınından yanayım, fakat bu çokça tartışıldığı halde uygulanamadı. Bu konuda her türlü azınlığı gözönünden bulundurmak gerekir gerekçesiyle bir türlü kabul görmedi. Umarım gelecek yıllarda bu konuda olumlu bir sonuç alırız.

Yeni kurulan hükümetin ırkçı olup olmadıklarına dair neler dersiniz? Irkçılık sadece sokakta insanlara saldırmak olarak mı anlaşılmalıdır? Politikada sizce ırkçılık nasıl olur?

Bu konuda böyle bir yorum yapmak yersiz olur. Irkçılığı tanımlarken kolay bir yolu seçmemeliyiz. Yukarıda da açıkladığım gibi, üst düzey görevler paylaşırken orada bireyi odak noktasına koymak lazım. Bu Hans ya da Ali olabilir. O kişi kendisine bu görevi almak için yıllar boyu koşturmuşsa, bunu sırf Yusuf yeni de olsa gelsin yabancı kökenli vatandaşları bari temsil etsin diye bir tutumda olmazlar. Bu parti tüzüğüne bağlı. Bakın, SPD milletvekilleri ve bakanları arasında çok az sayıda kadın var, bunu SPD maço ve kadın düşmanı olarak tanımlamıyoruz. Bunun tarihsel ve ideolojik nedenleri var. Biz kadın kotasını hayata geçirip uygulamayı başarana kadar az sıkıntı çekmedik. Orada kendisine yer edinmiş erkek partililer, yerlerini kolay kolay vermek istemezler.

Siz parti içi çalışmalar yaparken muhakkak göçmenler için yarı politika, yerliler için böyle politika demiyorsunuz. Ama dünya çapında ırkçılığıntırmanışa geçtiği bu günlerde Alman politikacıların bile en tutucularının ırkçılığa işaret ettiği günlerde Hamburglu Yeşiller ve Sosyal Demokratların bu duyarsızlıklarını nasıl yorumlamalıyız?

Bu konuda herkes olduğu konum ve değerlerle tepkisini gösteriyor. Bu konular üzerinde bir çoğu politikacının söylem ve yorumları oldu. Bazıları benimde katıldığım eylemlerde yer aldı. Fakat bu yeterli değil. Aynı zamanda genel olarak ırkçılığa karşı duruşun Türkiye’de insanlarımızı da samimi olmadığını gördüm ve yaşadım. 2015’te gelen mültecilere o yıllarda birçoğu olumsuz baktı. Kendilerinin de bir kaç yıl önce mülteci olduğunu çabuk unutur oldular. Irkçılığa ve ayrımcılığa sadece bize karşı yapıldığında değil, her alanda ve herkes için karşı durmak lazım. Bugün yapılan eylemde dikkatimi çekende bu oldu, Türkiye kökenli çok az sayıda katılımcı vardı, var olanlarda siyasi kişilerdi.

Her seçim öncesi göçmenlere de nice vaatlerde bulunanlar daha yeni hükümeti kurarken onları unuttular. Almanya’nın en çok göçmeni bulunan şehirlerinden biri olan Hamburg’da sizi de biz yönetiriz dediler. Bundan siz şahsen ne gibi rahatsızlıklar duyuyorsunuz? Kişisel olarak bu durumu siz nasıl yorumluyorsunuz?

Bu sorunun cevabını, yukarıdaki sorulara verdiğim cevaplarda bulmak mümkün. Böyle bir söylemde bulunduklarını düşünmüyorum. Eğer partiler bu konuda, kadınlar için kadın kotası ve yabacı kökenliler için yabancı kökenli kotasını kendi tüzüklerine koyarlarsa bu tablo değişir.

Teşekkürler

15.06.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

ING Basketbol Süper Ligi

Aliağa Petkimspor: 67 - Empera Halı Gaziantep Basketbol: 66 Salon: ENKA Hakemler: Özlem Yalman, Kerem Baki, Kaan Büyükçil Aliağa Petkimspor: Yiğitcan Turna 3, Ray 15, Wimbush 13,...

Deutsche Post DHL Group setzt Ausbildungsengagement in der Corona-Pandemie uneingeschränkt fort

Auch in 2021 bietet Deutsche Post DHL Group eine breite Auswahl an Ausbildungsberufen an. In der Corona-Pandemie zeigt sich Deutsche Post DHL Group als...

İsveç’te oğlunu 28 yıldır kilitli tuttuğu iddia edilen yaşlı kadına soruşturma açıldı

İsveç'te oğlunu 28 yıl boyunca bir apartman dairesinde kilitli tuttuğundan şüphelenilen 70'li yaşlardaki kadına soruşturma açıldı. Soruşturmayı yürüten savcı Emma Olsson, akrabalarından birinin yaşlı kadının...

„KI – Made in Germany“ etablieren

Normungsroadmap KI veröffentlicht: Handlungsempfehlungen für Standardisierung rund um Künstliche Intelligenz Das Deutsche Institut für Normung e.V. (DIN), die Deutsche Kommission Elektrotechnik Elektronik Informationstechnik in...