-0 C
Hamburg
Donnerstag, Dezember 3, 2020
Start Gesundheit Bakanlık 11 aylık belediyeye; AKP’nin 11 yıllık sorumluluğunu yükledi

Bakanlık 11 aylık belediyeye; AKP’nin 11 yıllık sorumluluğunu yükledi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Devlet Su İşleri (DSİ)’nin sorumluluğundaki Riva deresi ile ilgili bakanlığın açıklamasına tepki gösterdi, “Biz, 11 aylık bir yönetimiz. Bu bekletilen, zaman aşımına uğrayan işleri, bize yıkamazsınız. Bizim sorumluluğumuzda değildir,” dedi.

 

İBB Başkanı İmamoğlu, süreci tek tek anlatarak, 2009’daki toplantıda da kimlerin olduğunu ve orada ne tür kararların alındığına değinirken, bakanlığın Riva deresindeki çalışmalarının sorumluluğunun, ihmalkârlığının da İBB’deki yeni yönetime yüklediklerine tepki gösterdi. Bu tepkisini açıklayan Başkan İmamoğlu, şunları anlattı:

Sayın Çevre ve Şehircilik bakanımıza sesleniyorum. Size bu sürecin daha iyi anlamanız için tane tane anlacatacağım. 2009’da meşhur bir Ayamama da sel olmuştu. Bu sel baskını, İstanbul’u yormuş ve canlarımızı yitirmiştik. İnşallah bir daha böylesi bir süreci yaşamam adına en tedbirli bir kent haline getireceğiz. Bu Ayamama süreci oluştuktan sonra İstanbul içinde olduğu, Devlet Su işleri(DSİ) içinde olduğu toplantıya, 9 Eylül 2009’da İçişleri Bakanı, Bayındır ve İskan bakanı, Çevre ve Orman Bakanı Beşir Atalay, Mustafa Demir ve Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu, İstanbul Valisi Muammer Güler, Kadir Topbaş, Devlet Su İşleri(DSİ) Genel Müdür Yardımcısı Akif Özkaldı ve de İSKİ(İstanbul Su Kanalizasyon İşleri) Genel Müdürü Mevlüt Vural vardı.

DSİ’ye ait karar mevcut

 “Buradaki anlaşma gereği İSKİ’nin bu sorumluluğu getiremediği için, bu sorumluluğu üzerine alıyor diyor ve toplantıda Anadolu yakasındaki dereceleri Riva deresi ve tümünün ıslahı DSİ tarafından yapılacaktır diye karar alınıyor. Hem Karadeniz’e hem de Marmara denizine dökülen dereler diye iki ayrılıyor. Marmara’ya dökülen İSKİ’nin, Karadeniz’e de dökülen dereler de DSİ’ye aittir diye karar alınıyor.

Bu sorumluluk süresince Riva da Karadeniz’e döküldüğü için DSİ’ye teslim edildi ıslah yetkisi. 2011’de dere ıslah çalışmasına başlıyor ve işe başlama sürecini ortaya koyduklarında hiçbir kamulaştırma işlemi yapılmadan başlanıyor. DSİ aleyhine de Riva deresinde iki vatandaş dava açıyor ve bu tazminat davalarını kazanıyorlar. 2013’te mahkeme yurttaşları haklı buluyor ve tazminat davasında ödemeye mahkûm ediyor. Her ne kadar DSİ avukatı, buradaki kamulaştırma süresinde ‘İBB sorumludur’ dese de mahkeme de İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumlu değildir diye karar veriyor. Ayrıca 2015’te belediye encümeni, kamulaştırmadaki kamu yararını da iptal ediyor. Yani bu encümen kararıyla beraber valilik toplanıyor ve buradaki ile geçmişteki kamu yararı kararını iptal ediyor. 5 yıl önceki bu karar bile İBB’nin Riva deresinde kamulaştırma yapamayacağının hukukî bir gerekçesidir.”

11 aylık belediyeye, 11 yıllık süreç bindiriliyor

“Biz, 11 ay önde göreve geldik. 11 yıl önce gelmedik. Bu süreçlerin bizim görev döneminde olmadığının altını çizelim. Bu vesileyle İBB, kamulaştırmalar yapamadığı için DSİ, derelerin ıslahına devam edemediği açıklamaları, açıkçası gerçeklerle sayın bakanının gerçekleriyle bağdaşmamaktadır.

Yani efendim İBB kamulaştırma yapamadığı için DSİ süreci yönetemedi, demek ciddi bir bilgi eksikliğidir ve yanıltmaktır. Buna rağmen İSKİ yönetimi olarak biz, 20 Ocak’ta hem gelir gelmez İstanbul’un bütün sorunlarına hâkim olma sürecimizle beraber, Beykoz’daki toplantı sonrası ve Riva ile ilgili hamleye geçişimiz, Riva’daki altı adet paket arıtmayı, sürece 2020 yatırım planına koymamdı, Riva’daki 2 tane de biyolojik arıtmayı; ki bir tanesini Paşaköy arıtmanın günlük 100 bin tonluk ek bir artıma tesisinin eklenmesi bütçesini 2020 planına koymamız ki, 6 ay içerisindeki tüm arıtma planlarımızı da bitireceğiz. “

‘Taleplerimize geri dönen olmadı’

DSİ’ye 5 ay önce Riva projesini birlikte yönetmek için gönderilen yazının cevabını alamadığını belirten İmamoğlu, şunları ekledi: “Bütün bu hamlelerimiz gibi, 29 Ocak’ta bundan tam 5 ay önce, İBB olarak, İSKİ olarak, yeni yönetim olarak, bu 11 aylık süreçte DSİ ile işbirliği yapma, ellerindeki Riva projesiyle ilgili bilgi talep etme talebiyle yazı yazdık ve Dsi’den hiçbir geri dönüş yapılmamıştır.

2009’dan beri Riva’nın hâlâ kamuoyuna sunulmamış olması da ciddi bir talihsizliktir. Bu konuda da, bu sürecin sıkıntılı yürüdüğünü anlayan dönemin Beykoz Belediyesinin Başkanı rahmetli Yüce Çelik bile bir proje çalışması gerçekleştirmekle ilgili 2014 yılında gitmiş DSİ ile araya sıkışarak bir protokol imzalamış. Proje çalışmak gerektiğini işin de yürümediğini anladığı için, hissetmiş ve hatta yurt dışından temsilci firma ile bu süreci DSİ’den izin alarak. Yine de Beykoz Belediye Başkanlığı gidip, DSİ’den izin alıyor. Çünkü o derenin ıslahında, yapımında ve imalatında DSİ yetkilidir. Bu vesileyle gerçekten de en olumlu en olgun adımı atan Yüce Çelik’e de rahmet diliyorum.

Riva’nın gözde bir turizm merkezi olması hayalini de sürdürme çabasıdır. Tüm sorumluların çözümü, kamu kurumlarının, ortak çalışma kültürüyle olabilir. 11 yıldır yapmadığınız işleri, 11 aylık bir yönetime ‘sana mal ediyorum’ demekle bu süreci çözüme ulaştıramazsınız sayın bakan. Size tane tane anlatmak istediğim bu süreç, hâlâ devam ediyor. Ne yazık ki biz burada büyük ihmaller görmekteyiz.”

Riva deresinin çevresindeki 13 atık fabrikası

Riva deresinin çevresindeki 13 fabrikanın kâğıt atıklarından dolayı çevre kirliliğinin çok yüksek olduğunu belirten Ekrem İmamoğlu, buradaki numuneleri inceleyip, gerektiğinde suç duyurusunda bulunacağını anlattı sözleriyle ve şunları dile getirdi: “Geçmişten bu güne dek gelen arıtma ile ilgili ihmallerin, zamanların geçmesi, zamanında ihalelerin yapılmaması ile beraber süreçteki sıkıntılar büyümüştür. Riva deresi civarsındaki 13 fabrika ne yazık ki ciddi çevre kirliliği yaratıyor. Bu fabrikalar, sanayi kuruluşu olduklarından dolayı, çalışma ruhsatlarıyla ilgili de bu tür çevreyle ilgili ruhsatlarını çevre ve şehircilik bakanlığına aittir. İl çevre müdürlüğü aldıkları için, biz de burayla ilgili yaptığımız tespitler üzerine hem çevre ve şehircilik il müdürünü uyarıcağız hem de bu fabrika hakkında aldığımız numuneler üzerinden, tespitlere göre gerekirse suç duyurusunda bulunup, mahkeme yoluna çevre adına gideceğiz.

Buradaki bir kâğıt fabrikasının atıklarıyla ilgili, nereyse atıkların tespitine göre; belki 15-20 yılın kötü birikimi, muazzam bir kitlilik yaratmakta. Neredeyse sıfır noktasında bir oksijen elde etmekteyiz. Bu manada çalışmalarım sürüyor, buradan da tekrar il şehircilik müdürlüğü denetimleri konusunda hassas olmaları ve yaptırımlarının titiz olmaları, bu Riva’nın korunması ile ilgili çok önemli bir başlangıç noktası olduğunun altını çiziyorum.”

‘Bu tür konular bir arada çözümlenir’

“İstanbul’un çevre sorunu çok önemli bir sorundur. Sıfır atıktan tutun, atıkların enerjiye dönüşümünde tutun doğanın ormanların, akarsuların, derenin korunması, dere yataklarının korunması, su kaynaklarının, barajların, Terkos’un, Sazlı derenin korunması ve İstanbul’un tek damla suyunun korunması; çevre duyarlılığı gerektirir.

Biz İstanbul’a facia getirecek suyollarının kanalların yapılmasına karşı duruşumuz, her zaman vardır ve devamı gelecektir. Çünkü akılla ve bilimle hareket ediyoruz.

İsteyenler her kurumla ilgili yazışmalarımızı, DSİ’ye 5 ay önce yaptığımız ve cevap alamadığımız çağrıyı, daha önce mahkeme kararı ile ‘DSİ sorumludur kamulaştırmadan diyen’ karar, ‘buradaki kamu kararı yoktur’ kararının valilik tarafından bildirilmesi, buradaki kamulaştırma süreçlerinin nasıl tıkandığına dair bir takım belgelerin akışlarını sayın bakan ve yetkililere sunuyoruz.

Bu tür konular, sadece İBB olarak değil; ilgili ilçe, kurum, kuruluşlar ve bakanlıklar, bir arada çözümlenir. Yani siz kalkıp İstanbul ile ilgili açıklama yaparken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB) kenara iterek bir seçimden hareketle ilçe belediye başkanlığını ve iki tane de bakanlığı açıklayarak bölücülük yapamazsınız. Beykoz, büyükşehir belediyeleri, koltuğunda oturup bakanlık yaptığınız, hangi bakanlık olursa olsun, benim bakanlığımdır. Ben, 83 milyon birisi olarak, hakkım olan her kurumla ilgili hakkımı sonuna kadar savunurum. Hiçbir koltuk ne bir kişiye, ne bir siyasi partiye ait değildir.”

Turgay Kılıç / 09.06.2020

 

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Bodrum mandalinası yağından üretilen sabunlar yurt dışına ihraç ediliyor

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, kendine has aroması ve kokusuyla bilinen ve son yıllarda kozmetik sektöründe de kullanılmaya başlanan Bodrum mandalinası, yağından üretilen sabunlarla ABD'ye açıldı....

Bundeswirtschaftsminister Altmaier übergibt Investitionsförderbescheid für international wettbewerbsfähige Produktion von Schutzmasken in Deutschland

Bundeswirtschaftsminister Peter Altmaier übergibt heute einen Förderbescheid im Rahmen des Förderprogramms „Schutzmaskenproduktion“. Mit drei geförderten neuen Anlagen wird die Skylotec GmbH in Neuwied, Rheinland-Pfalz,...

Sarkozy rüşvet ve yolsuzluk suçlamasıyla hakim karşısında

Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin, "2007'de cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasını yürütmek için o zamanki Libya lideri Muammer Kaddafi'den yasa dışı maddi destek aldığı, kampanyayı bu...

Bundesinnenminister verbietet rechtsextremistische Vereinigung „Sturm-/Wolfsbrigade 44“

Der Bundesminister des Innern, für Bau und Heimat Horst Seehofer hat heute die rechtsextremistische Vereinigung „Sturmbrigade 44“ bzw. „Wolfs-brigade 44“ auf Grundlage von §...