11.9 C
Hamburg
Dienstag, Mai 11, 2021
StartGesundheitEkonomik krizin etkilerini azaltacak reçete: “Emek Gelir Desteği”

Ekonomik krizin etkilerini azaltacak reçete: “Emek Gelir Desteği”

Erinç Yeldan ve Ebru Voyvoda, salgın krizi ile beraber Türkiye ve dünyada yaşanması muhtemel makroekonomik gelişmelere dikkat çekerken, krizin olumsuz etkilerini en aza indirgeyecek gerçekçi gelir ve maliye politikasına dair öneresini sundu

 

COVID-19 salgını hem arz yönünden üretim zincirlerini, hem de talep yönünden tüketim ve yatırım harcamalarını olumsuz etkileyerek, dünya ekonomisinde süregelen durgunluk sürecini daha da belirgin hale getiriyor. Halen devam eden salgın krizi ve olası bir ikinci dalga dünya ekonomisinde yıkıcı bir domino etkisi yaratmasına muhtemel gözüyle bakılıyor. Bu domino etkisiyle dünya ticaretindeki daralmaların şiddetlenmesi ve küresel ölçekte toplam talebin gerilemesi bekleniyor.

Öte yandan UNCTAD ve IMF verileri, küresel finansal sermaye piyasalarında da şiddetli bir daralma beklendiğini işaret ediyor.

Türkiye ise salgın krizine, 2018 finansal krizinin etkilerinin tamamıyla çözümlenmediği bir konjonktürde yakalandı. Pandemi öncesinde ve kriz ile birlikte yurtiçi toplam sabit sermaye yatırım harcamalarının ve uluslararası yatırımların Türkiye’ye gelişinin belirgin bir şekilde azaldığı, kamu maliyesindeki ve ithalat-ihracat dengesindeki açığın artığı ve istihdamdaki milyona varan düşüşün yaşandığı bir süreç yaşandı.

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi ve Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ebru Voyvoda, COVID-19 Salgının Türkiye Ekonomisi Üzerine Etkileri üzerine yaptıkları araştırmada Türkiye’nin salgın öncesindeki durumuna ve sonrasında yaşanabileceklere mercek tuttu. Yeldan ve Voyvoda, salgın krizi ile beraber Türkiye ve dünyada yaşanması muhtemel makroekonomik gelişmelere dikkat çekerken, krizin olumsuz etkilerini en aza indirgeyecek gerçekçi gelir ve maliye politikasına dair öneresini sundu.

İşsiz sayısının 11,7 milyona ulaşması bekleniyor

İkili tarafından yapılan araştırmanın model sonuçlarına göre salgının ekonomik maliyeti oldukça yüksek seyrediyor. Model, gayrisafi yurtiçi hasılada yüzde 26,7 ve toplam işgücü istihdamında da yüzde 22,8’lik bir kayba işaret ediyor. İşsizlik oranında beklenen artış, yüzde 14 düzeyinden, yüzde 33’e yükselirken, işsiz sayısı da 4,7 milyon kişiden, 11,7 milyona artması bekleniyor. Araştırmaya göre, istihdamdaki bu gerilemeye bağlı olarak hanehalkı harcanabilir gelirlerinin de 2019’a görece olarak yüzde 46 düşeceği tahmin edildi.

Uygulanabilir reçete: Emek Gelir Desteği

Reel üretimdeki ve hanehalkının tüketim harcamalarındaki düşüşe dikkat çeken Yeldan ve Voyvoda, mevcut ekonomi yönetimi politikalarının çözüm olmadığını söyledi. “Küresel durgunluğun sadece daha bol kredi ve daha da yoğun borçlanmaya dayalı tüketim üzerinden canlandırılabileceği düşüncesi bir yanılsamadır” ifadesini kullanan ikili “COVID-19 salgını dayanışma, sanayi politikası ve devletin kamu politikaları olmadan çözülemeyecek bir krizdir” dedi.

Makroekonomik göstergeler ışığında bir model analiz hazırlayan Yeldan ve Voyvoda krizin etkilerini azaltmak adına “Emek Gelir Desteği” adını verdikleri bir reçete önerdi. Emek Gelir Desteği politikası altında gayrisafi yurtiçi hasılada yüzde 14,43, hanehalkı ücretli emek gelirlerinde ise yüzde 68,91’lik bir iyileşme öngörüldü. Emek Gelir Desteği paketinin mali yükünün 2019 sabit fiyatlarıyla 123,5 milyar TL düzeyinde olacağı hesaplandı.

Ekran-Resmi-2020-06-07-16.31.56

Paketin önceliği hanehalkları emek gelirlerinin desteklenmesi olarak belirlenirken kamu kesiminden doğrudan gelir desteği biçiminde uygulanması öngörüldü. Emek Gelir Desteği uygulaması ve kullanım alanı ise şöyle:

  • Ücretlilerin formel kesim ortalama ücretinin %50’sine tekabül edecek sürekli bir gelir transferi ile desteklenmesi
  • Küçük ve orta boy şirketlerin ve kendi hesabına çalışan kesimin desteklenmesi
  • Kamunun tüketim harcamalarının yüzde 20 düzeyinde arttırılması

Araştıranın sonuç ve öneriler kısmında ise şu ifadelere yer verildi:

Model sonuçları Emek Gelir Desteği (EGD) paketinin mali yükünün 2019 sabit fiyatlarıyla 123,5 milyar TL düzeyinde olacağını ve 2019 milli gelirinin yüzde 2,9’una ulaşacağını göstermektedir. Böylesi bir paketin uygulanması neticesinde hanehalkları kullanılabilir ücret geliri kayıplarının yüzde 85’i telafi edilmekte ve yurtiçi gayrı safi hasıla COVID-19 salgınının yaratması muhtemel düzeye görece yüzde 60’lık bir kazanım sağlamaktadır. EGD programının kamunun bütçe dengelerinde de görece olumlu sonuçlar yaratmakta ve olası COVID-19 altındaki bütçe açığını yarı yarıya azaltmaktadır.

Model sonuçları EGD programının özellikle ara ve yatırım malları üreten sektörlerde canlanma yaratacağını göstermektedir. Böylesi bir modelin uygulanma koşulu, kuşkusuz ki siyasi irade ve politik kararlılığa bağlıdır. Gerek ekonominin kaynak kısıtları, gerekse sosyal dayanışma ve salgının yol açacağı (derinleştireceği) gelir eşitsizliği üzerine olan toplumsal duyarlılığımız, geliştirilecek politika alternatiflerinde önceliğin emek gelirlerine verilmesini gerekli kılmaktadır.
Sendika.Org

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular