Werbeanzeigen
Start Kultur Kino Şahan Gökbakar’ın üzerine atılan iftiralar asılsız çıktı

Şahan Gökbakar’ın üzerine atılan iftiralar asılsız çıktı

Ünlü komedyen, oyuncu ve aynı zamanda Çamaşırhane Film şirketi sahibi Şahan Gökbakar ve kardeşi Togan Gökbakar’ın salgın sebebiyle bir güvenlik personelinin kovduğuna dair haberler asılsız çıktı. Açıklama yapan Gökbakar: “Güvenlik personelinin maaşlarını ben ödemiyorum. O personel bizim çalışanımız değil. Biz kendi çalışanlarımızın maaşlarını salgından dolayı tatil olmasına rağmen ödüyoruz,” dedi.

IMG_5410

Oyuncu ve film yönetmeni de olan Şahan Gökbakar bazı haber sitelerinde ve gazetelerde hakkında asılsız haberler çıktı. Gökbakarların ‘Çamaşırhane Film Şirketi’nin anlaşmalı olduğu Securitas şirketinin bünyesinde görevli bir güvenlik personelinin covid-19 salgınından dolayı hastalandığı ve güvenlik personelinin de Çamaşırhane yönetimi Gökbakarlar tarafından kovulduğuna dair haberlerdi. Bu konuda sosyal medya hesabıyla evinden yaptığı canlı yayınla açıklama yapan Gökbakar, şunları ifade etti:

Bu normalleşme döneminde aslında sadece sosyal olarak, koronavirüsten dolayı normalleşmek değil, bence artık ülke olarak normalleşmeliyiz. Kafalar kişiler olarak normalleşmeliyiz. En azından bunun adımını atmalıyız. Yeni normallerde bence artık ülke olarak bir çeki düzen vermeliyiz. O yüzden de böyle bir konuşma yapmak istiyorum.

Aslında çok önemli bir konu, normalleşme konusu. Ülke olarak, her organıyla normalleşme konusunda fikirlerimi söylemek istiyorum. Başlıca yapılması gereken şeyler, toplumsal olarak normalleşmeliyiz. Her türlü konuda sosyal mesafeye, tüm hayatımızda bizi etkileyecek. Başta dediğim gibi toplum olarak. Birbirinden bıçak gibi ayrılan iki ayrı fikir, zihniyet, bakış açsı olmaktan, takım tutar gibi, siyasi partiye gönüllüsü olmaya hem bu tarafta hem diğer tarafta olanlar için diyorum, bu toplumsal yapının da normalleşmesi lazım. Basınımızın da normalleşmesi lazım. Bu ayrışma, kutuplaşma, çizgi şeklindeki bölünmüşlük, basında da aynı şekilde iki şekilde ayrılmış. Böyle bir ülkede yaşıyoruz. Bu ülkede yaşamak, TC vatandaşı, ferdi olmak her daim gurur verdi, veriyor. Bu tür bir insanlarla, bu tür yapının içinde yaşamak belirli bir yere kadar mutsuz eder insanı. Sonuçta Türkiye’ye yaşamak çok güzel; ama daha iyi olsun, daha güzel, herkes için nefes alınır, yaşanılır bir ülke ve düzgün bir toplum olalım diye ben de naçizane ve milyonlarca seveni olan bir insan olarak fikirlerimi açtım.”

Birine eyvallah demek zorunda değilsiniz’

Aslında benim hiçbir zaman üzerinde durmadığım yaklaşık 2008’den beri hayatımda defalarca o yükü ve o koşullara göre şekil alan bir basın ilişkisi yaşadım. Hiçbir zaman hiçbir basın kuruluşundan, basın camiası içindeki bir fertten talepten bulunmadım. Kendi yaptığım işleri ve sizlerin de bu işlere verdiğiniz, gösterdiğiniz teveccüh ve ilgi sayesinde başarılarımı yakaladım. Bu sebeple de kimseye eyvallahım yok. Olmadı ve olmayacak da. Bir kere bunu buradan net bir şekilde açıklayayım.

Birilerine eyvallah demek zorunda değilsiniz. Sırf basın olarak değil. Kimseye bir eyvallahım yok. Birine eyvallah demek zorunda değilsiniz. Çünkü açığınız, gediğiniz, yalanınız dolanınız, ilişkiniz yoksa kimseye bir eyvallah duymak zorunda değilsiniz. “

Diese Diashow benötigt JavaScript.

Hakkımda yüzlerce haber yapılmıştır’

Hakkımda bu zamana kadar sayısını bilmediğim yalan ve kulaktan doldurma haber yapılmıştır. Filmlerimle ilgili, yaptığım karakterlerle ilgili hakkımda yüzlerce yazı yazıldı. Beni hem muhalif, hem de yandaş diye ifade edilen gazetelerden yüzlerde yazılar yazılmıştır. Dönemin koşullarına göre yazılmıştır. Cumhurbaşkanlığı kahvaltısına katılmışımdır, o dönemde muhalif yazmıştır, onların hoşuna gitmiştir.

Diğer bir yerde, diğer durumda açıklamada bulunmuşumdur; diğerleri yazmaya başlamıştır. Bu aslında komik. Komedyenin başına gelmesi de çok komik. Ben komedyenim yaptığım işler, ortada bir film. Biz komedyeniz, bir karakter yaratıyorum, sinema salonunda canlandırıyorum.

Bugün en saygın köşe yazılarında canlandırdığım, yarattığım karakter üzerinden, ‘Recep İvedik’ olarak bahsediyorlar ve çirkin bir şey. Bir insanı eleştirirken yaptığı görevi veya yapamadıklarıyla eleştirmek lazım. Sosyal statüsüyle değil. Beni, herhangi bir filmimi beğenip beğenmemekle eleştirmek gerekiyor. Benim film karakterimi benim hayatıma adapte ederek ‘kıro, cahil, maganda’ gibi adlandırması çirkin ve kötü. İki tarafa da karşıyım. Ne pozitif ne de negatif hakkımda çıkan eleştiri veya köşe yazarına cevap vermedim, dava açmadım.

Hakkında çıkan haberleri konuşan oyuncu ve yönetmen Gökbakar, bir gazetenin iki A4 sayfası kadar yer edindiğine de mizahi bir eleştiri yaparak şunları ekledi:

“Bugün hakkımda çıkan haberlerle ilgili(gazete küpürlerini gösteriyor). Bu haber devamı da arka sayfada. Gazetedeki birebir boyutlardır. İki a4 sayfası kadar yer işgal etmişim bir gazetenin sayfalarında.”

Güzel haberciliklere uğradı günahsız eşim’

Ay zamanda hakkındaki iftiraları atan gazeteleri de gösteren Oyuncu Şahan Gökbakar, eşiyle olan fotoğrafı da kullandıklarını, günahsız eşini de bu iftiralara kurban ettiklerini anlattı. Gökbakar’ın açıkladığı medya organları ise şöyle:

Sabah, Akşam, Hürriyet, Ahaber, Takvim, t24, Ensnhaber, haber7.com, son dakika.com, haberler.com, internethaber,haber3.

Güzel bir medya organı, gücü. Hepsinde bu haber çıkmış. Eşimle olan fotoğrafımı koymuşlar, günahsız eşim de bu haberlere konu olmuş. Güzel haberciliklere uğradı günahsız eşim.

Benim kim olduğumu, nasıl bir insan olduğumu, karakterimin ne olduğunu, 2005 yılından beri tanıyorsunuz. 5 yılı doldurdum, 1 evliliğim var. 2 güzel çocuğum var ve kendi hayatımda bir insanım. Ne karakterde bir insan olduğumu biliyorsunuz. Bu haberler yapanları da çok iyi biliyorum. Bizim Çamaşırhane Film Şirketimiz, güvenlik görevlisi ihtiyacını Securitas adlı özel bir güvenlik şirketiyle anlaşarak ve bu işi tabiriyle dışarıdan hizmet alarak, güvenlik personeli hizmetini alarak ihtiyacını karşılıyor.”

Çamaşırhane şirketinin güvenlik görevlisi yok

Çamaşırhane şirketinin kendi çalışanları listesinde herhangi bir güvenlik görevlisi bulunmamaktadır. Securitas adlı güvenlik şirketiyle yapılan anlaşma sonucu, şirketin dışında kurulan güvenlik kulübesi içerisine Securitas şirketine bağlı üç ayrı güvenlik görevlisi veya dört, ben de tam bilmiyorum, güvenlik personeli oluşturuyor. Bazıları uzun, bazıları kısa zamanlı çalışıyor. Bu personelin işe geliş gidiş, iş yerindeki davranış ve tutumu, Securitas güvenlik şirketinin kontrolünde. Biz de bu sebeple bu hizmeti alıyoruz. Bütün firmalar böyle güvenlik şirketlerinden alıyor. Bu personelin bizde bordrosu yok, bizim çalışanımız değil, maaşlarını biz ödemiyoruz. Biz, Securitas adlı şirkete bir güvenlik hizmet bedeli ödüyoruz, onlar bedel içerisinden bu personellere maaşlarını ödüyorlar.”

Çamaşırhane’nin çalışanları, işsizken maaşlarını alıyorlar

Recep İvedik’in yaratıcı Şahan GÖkbakar, 16 Mart’tan beri tatil olan Çamaşırhane Film Şirketi ekibinin evlerinde kaldıklarını ve maaşlarını da gününde aldıklarını şu sözlerle ifade ediyor:

Ben Covid-19 başlangıcında maaşları da film şirketinde çalışan tüm arkadaşlarının bu süreç bitene dek maaşlarını aynı şekilde ödemeye devam edeceğim ve şirketimizin tamamen 16 Mart’tan itibaren kapattık ve hepsi evlerinde. Maaşlarını da tıkır tıkır gününde ödemeye devam edeceğiz. Kimseyi mağdur etmeyeceğiz, keşke herkes böyle yapsa diye açıklama yapmıştık.

Bizim kendi şirketimize bağlı olan personelimiz, 30 kişidir ve devam ediyorlar maaşlarını almaya. Ben, bizzat bizim şirketimizde bordo olmayan; ama bizim şirketimizde görev yapan şirketimizin güvenliğini sağlayan Securitas adlı şirketin, bizim şirketimizde görev yapan arkadaşlarımızın maşalarını bu süreç içerisinde e sorgulamış, araştırmış ve bu konuda bilgi almış bir insanım. “Maaşlarını biz ödüyoruz hizmet bedeli olarak, sizlere bu maaşı veriyorlar mı acaba?” diye de araştırmış bir insanım.”

Güvenlik şirketi Securitas’ın açıklamasından özetler:

Oyuncu Gökbakar, kendi şirketlerinin genel müdürlerine ulaşıp, Securitas şirketiyle görüşmesi gerektiğini belirtip, gerekli konuya ilişkin açıklama istedi. Aynı zamanda açıklamanın önemli kısımlarını da aktarırken, çalışan güvenlik personelinin kendi isteğiyle işten ayrıldığını, diğer projelere de kendi isteğiyle gitmediği belirtilmiş. Hastalanan personel, çalıştığı Securitas’a hastalandığı günleri belirteniki günlük raporu da sunduğunu açıklayarak, kısaca şunları ekledi sözlerine:

Genel Müdürümüzden Securitas ile iletişim kurmasını istedim ve bu da Securitas açıklaması. Ben işvereni olmadığım bir güvenliği işten çıkartamam. Biz Securitas firması ile çalışıyoruz.” Diyerek Securitas güvenlik şirketinin tarafına gönderilen açıklamadan bazı önemli bölümleri okudu:

28 Kasım 2019 tarihten itibaren Securitas, Türkiye bünyesinde görevli olan çalışanımız, 19 Mart 2020 tarihinde geçerli olmak üzere 2 günlük iş göremezlik raporunu tarafımıza sunmuştur. 23 Mart’ta şube müdürlüğüyle iletişime geçmiş ve kişisel nedenlerden dolayı iş bırakmak istiyorum demiş. Bu şirketin bize yaptığı bir açıklama. Dolayısıyla kendi isteğiyle işi bırakmış diyor açıklamada. Çalışanımıza ilgili şube müdürlüğüne gelerek ilgili evraklarının imzalanması gerektiği bilgilendirmeler yapıldı, söz konusu şube müdürlüğü ile ayrılacak kişiyi söylenince tamamlandı. 25 Mart 2020 tarihinde de özür göstermeksizin bağlı bulunduğu projeye gitmemiştir. Haber içeriğinde bahsedilen ve adı geçilen şahıslar tarafından salgın hastalık durumunda iş akdine son verilmesinin durumunun söz konusu olmadığı ve haberin doğruyu yansıtmadığı açıkça görülmektedir,” dedi.

Turgay Kılıç / 02.06.2020

Werbeanzeigen

Almanyalılarhttp://almanyalilar.com
Online Magazin. Unparteiisch, Objektiv und Aktuell.
- Advertisment -

Most Popular

EU unterstützt Uganda bei der Bekämpfung der Coronavirus-Pandemie

Die EU wird im Jahr 2020 humanitäre Hilfe in Höhe von 24 Mio. Euro für die am stärksten gefährdeten Bevölkerungsgruppen in Uganda bereitstellen, um...

Drei Raketen-Start-ups starten in die 2. Runde des deutschen Wettbewerbs für Mikrolauncher

Beim Mikrolauncher-Wettbewerb des DLR Raumfahrtmanagements haben drei Teams die zweite Runde erreicht: HyImpulse Technologies aus Baden-Württemberg, IsarAerospace Technologies und Rocket Factory Augsburg aus Bayern...

Afrika’dan göç deniz ürünleri sayesinde mümkün oldu

Küresel ısınma ve çevre kirliliği nedeniyle her geçen gün daha da kaynakları yok edilen denizler, günümüzden on binlerce yıl önce insanlığın yok olmasını önlemiş Birçok...

„Die einseitigen Aktionen der Türkei müssen ein Ende haben.“

Bei ihrem Ratstreffen in Brüssel haben die EU-Außenminister gestern (Montag) über die Beziehungen zur Türkei und die Reaktion der EU auf das sogenannte Sicherheitsgesetz...

Recent Comments

Metin Yetişen on Ayşe Yılmaz Yetişen: Sevdam
Hürmet Kırmızı on Ayşe Yılmaz Yetişen: İnadına
davut aksen on Urlaub – Tatil
Mükremin Yorar on Urlaub – Tatil
Mükremin Yorar on DOMiD im Filmporträt
Mükremin Yorar on “Sadece Alman” Kiracı
Mükremin Yorar on Türkiye´de Las Tesis
Mükremin Yorar on Cem Karaca – Almancılar
Mükremin Yorar on Wohin mit der Deutschen Bahn?
Mükremin Yorar on 9 ayda 88 saldırı
musa bobur on Çocuklar Sana Emanet
ismail Firdevsoglu on Sabahattin Ali: Kuyucaklı Yusuf
%d Bloggern gefällt das: