8.6 C
Hamburg
Freitag, Januar 22, 2021
Start Home Uluer Aydoğdu: Efendisizlik ya da otoritesizlik

Uluer Aydoğdu: Efendisizlik ya da otoritesizlik

 

Kendi kendine kendini işleten işletim sistemi olarak kâinat

İmparatorluklardan uluslara, şirketlerden taraftar gruplarına ve siyasi örgütlere ya da yeryüzü şekillerinden insanın varoluş şekilleri anlam, değer ve kurallara kadar bütün ‘toplamlar’, her şey, kâinatta, dolayısıyla da dünyada durmaksızın yeniden yapılanan malzemenin (madde-enerji akışları) yavaş yavaş birikmesiyle oluşur. Bu konfigürasyonlar (yapılanmalar) bütün her şeyin katıldığı bir yapılıp edilme olsalar da, ortaya çıktıktan sonra birer yapıp etme düzeneği olarak katalizör gibi çalışmaya başlarlar. Tıpkı canlı bir organizma gibi tepki veren, akışı kısıtlayan ya da akışın önünü açıp hızlandıran yapılanmalardan söz ediyoruz. Her durumda çizgisel olmayan dinamik süreçler söz konusudur. Örneğin avcı-toplayıcı bir grubun gelişimi sırasında bireyler arasındaki yoğun etkileşimin ortaya çıkardığı dünyaya bakış ve yaşama biçimleri etkilidir. Elbette malzeme tıpkı genler gibi yalnızca rastgele birikip gelmemiştir. Malzeme coğrafya, iklim, bu coğrafya ve iklimin sunduğu beslenme imkân ve kabiliyetleri gibi “çeşitli seçilim baskılarıyla da ayıklanır.” Aslında rastlantılarla zorunlulukların yan yana olduğunu rahatlıkla söylemek mümkün. Örneğin coğrafya ve iklimin zorunluluklarından kaçamayan topluluklar belki de rastgele geldikleri coğrafya ve dolayısıyla da ikilimin imkân ve kabiliyetleri doğrultusunda ister istemez şekillenmişlerdir. Coğrafya ve iklimin yaptığı baskının ortaya çıkardığı ‘toplamlar’ elbette o coğrafya ve iklim için en uygun tasarım anlamına gelir ama aynı zamanda da bir topluluğun belki de rastgele geldiği coğrafya ve iklimde kendi kendine kendisini örgütleme imkân ve kabiliyeti de bir ‘uyarlanma’ olarak bir o kadar önemlidir.

Uluer Aydoğdu

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular