3.8 C
Hamburg
Dienstag, Dezember 1, 2020
Start Home Kadın katillerine ödüllü ceza

Kadın katillerine ödüllü ceza

Türkiye’de sayısız kadın cinayetleri işleniyor. Bunun ötesinde kadınlara şiddet uygulayan, öldüren kimse; caydırıcı cezalar almıyor. Birkaç yıl içerisinde serbest kalıyorlar. Katiller ödüllü cezalar alırken, öldürülenlerin aileleri de kendi içlerinde acılarıyla hapsoluyorlar.

Türkiye’de öldürülen kadınların sayısı oldukça fazla olmakla beraber, katillere gereken ağır cezalar verilmiyor. Kadına yönelik cinayet ve şiddetin azaltılması, yok edilmesi için kurulan kadın dayanışma dernek veya platformlar; bunlarla ilgili belirli başlı faaliyetler gösteriyor. Bu çalışmalara rağmen Türkiye’deki kadına yönelik cinayetler azalmıyor.

Katillere ödül gibi ceza

Kadınlara yönelik gösterilen şiddet ve cinayetin sayısı her yıl artıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre;

2020’de 75 kadın (anıtsayaç adresinin verisi)

2019’da 474 kadın,

2018’de 440 kadın,

2017’de 409 kadın,

2016’da 328 kadın,

2015’te 303 kadın,

2014’te 294 kadın,

2013’te 237 kadın,

2012’de 210 ve 2011’de ise 121 kadın erkek egemenliğinin verdiği şiddet karşısında hayatını kaybetti.

Feray Şahin için adalet

feray

Mersin’de üniversitesi öğrencisi olan Feray Şahin’i (23) 19 Eylül 2017’de öldüren ve 5 yıl 3 ay ‘bilinçli taksirle adam öldürmek’ suçundan tutukluluk cezası alan polis memuru 27 yaşındaki Burak Aykul’un cezası hafifletici bulundu. Alınan cezayı az bulup sinir krizleri geçiren annenin yanı sıra bu sonuca da sinirlenen baba; “Adaletin daha tarafsız, bağımsız, objektif karar vermesi gerekirken, niye katili koruma gereği duydu? Kararı veren yargıçların vicdanları rahat mı?” demişti.

Kadını öldürenler, ödüllü ceza alıyor

Feray Şahin’i öldüren polis memurunun 5 yıl 3 aylık süresi dolmadan, bir buçuk yıl tutukluluğunun ardından tahliye edildi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Aykul’un yurt dışına çıkma yasağı kararıyla serbest bıraktı.

Gazeteci baba Bekir Şahin, mahkemedeki dosyaların eksikleri soruşturma gereği görmediğini bildirmişti. Ayrıca sözlerine de şunları eklemişti: “Sanığın yalan, yanlış, asılsız iddiaları doğrultusunda Mersin’deki 5. Ağır Ceza Mahkemesinin savcısının verdiği mütalaa aynı mahkeme tarafından hiç düzeltme yapılmadan karar olarak verilmişti. Ancak büyük umutlar içinde olduğumuz, hatadan dönülür diye beklenti içinde olduğumuz Adana İstinaf Mahkemesi de maalesef vicdanlarımızı sızlatan o kararı onayladı. Adana İstinaf Mahkemesi kararında sanığın kasten öldürdüğüne dair somut delil olmadığını belirtiyor. Madem öyle katil delilleri neden yok etti. Nerde bu deliller, niçin yoktur diye niye sorulmadı, sorgulanmadı, araştırılmadı. Bunu görmeyecek kadar acizler mi? Katil 3 yıldır maktul ile görüştüğünü iddia ediyor ve mahkemede bunu olduğu gibi kabul ediyor. Peki, geriye dönük üç yıla ait, herhangi bir delil veya tanık var mı, mahkemeye bunla ilgili bir şey sunuldu mu? Ne bizler ne okul arkadaşları ne binadaki hiç kimsenin tanımadığı bu katilin söylemi nasıl kabul ediliyor? İstanbul Adli Tıp Kurumu Feray’ın uzak atış ile öldürüldüğünü belirtiyor. Üstelik o raporda mesafe belirtilmemesine rağmen, mahkemenin ileri sürdüğü 40 cm mesafesinin bilimsel dayanağı nedir, bu yönde yapılan bir keşif, inceleme var mı, araştırma ölçüm var mı? Varsa somut belge neden gösterilmedi? Böyle afaki, gerçekten uzak, bilimsel dayanağı olmayan varsayımlarla gencecik bir kızın öldürülmesinin üzerini kapatmaya kimin ne hakkı var?” diye sitem etmişti.

Türkiye’de sosyal medya üzerinden başlatılan kampanyalar, yankı bulduktan sonra mahkemeler, savcılar ‘adalet’i işleme alıyorlar. Tokatlanan kadın, sakız çiğnediği için darp edilen kadın, öldürülen kadın, cinsel istismara uğrayan kadın… hepsi; sosyal medyadaki çağrıların yankı bulmasıyla biraz susadıkları adalete kavuşuyorlar.

Bunlardan ikisi ise, Melek Rabia Özyer ve Tuğçe Kaleli.

Özyer, iki çocuğu gözü önünde bir avm’de bıçaklı saldırıya uğramıştı. Bacaklarında derin kesikleri vardı. Kesiklerin derinliği, kemiği görmeye yetiyordu. Mucize eseri kurtuldu Melek Özyer.

Bir diğer ise, Tuğçe Kaleli’ydi. Muğla Üniversitesi’nde öğrenciydi Kaleli. Eski erkek arkadaşı tarafından bıçaklandı. Hastaneye yetiştirilmeseydi, o gece Muğla sokaklarında ölebilirdi.

Sosyal medya üzerinden başlatılan kampanyalar sayesinde Özyer ve Kaleli’yi öldürmekle suçlanan şahıslar; gereken cezayı almışlardı.

Bu defa aynı çağrı Feray Şahin için var. Feray’ı öldüren polis memurunun tutukluluğunun devam etmesi için çağrıda bulunan yakınları, arkadaşları ve diğer sosyal medya kullanıcıları; #yargıtayferayıhatırla kampanyası başlattı. Türkiye’ye son zamanda İnfaz yasasında birçok katil, hırsız, tecavüzcü çıkarken; gazeteci ve siyasiler henüz tutuklu.

Turgay Kılıç / 17.05.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Yönetmen Özpetek önerdi, İtalya’da sağlıkçılar için „Beyaz Önlüklüler Günü“ yasalaştı

İtalya'da yaşayan yönetmen Ferzan Özpetek, ilk kez kendisinin gündeme getirdiği önerinin kabul edilmesiyle 20 Şubat tarihinin İtalya'da "Beyaz Önlüklüler Günü" olmasından dolayı mutlu olduğunu...

EU-Treibhausgasemissionen sind 2019 gesunken – trotz wachsender Wirtschaft

2019 sind die Treibhausgasemissionen in den 27 EU-Mitgliedstaaten im Vergleich zum Vorjahr um 3,7 Prozent zurückgegangen. Gegenüber 1990 wurden die Emissionen um 24 Prozent...

Dışişleri Bakanlığı Arjantin’in Ankara Büyükelçiliğine Maradona için taziye mesajı gönderdi

Dışişleri Bakanlığı, Arjantinli futbolcu Diego Armando Maradona'nın hayatını kaybetmesi nedeniyle açılan taziye defteri için Arjantin'in Ankara Büyükelçiliğine başsağlığı mesajı gönderdi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat...

Lieferengpässe bei Arzneimitteln auf Höchststand – europäische Lösungen notwendig

Immer mehr Patienten in Europa sind von Lieferengpässen bei rezeptpflichtigen Arzneimitteln betroffen. Im 1. Halbjahr 2020 hat sich allein in Deutschland die Zahl der...