18.2 C
Hamburg
Samstag, August 15, 2020
Start Gesundheit Ali Şeker: KORONAVİRÜS GÜNLÜĞÜ (3)

Ali Şeker: KORONAVİRÜS GÜNLÜĞÜ (3)

“ Yoksul bir coğrafyanın biz yoksul çocuklarına bıraktığı, arta kalan bir sırt ağrısı her zaman vardı – karın boşluğumuzda… “ Türkiye ‘ de kısmi tatil günleriyle geçiştirilen koronavislü güncelerin toplamında bir milyona yakın kişiye test tiki yapıldığını öğreniyoruz. Çokta bu iktidarın şeffaflığına güvenmezsekte… Bilimsel olarak, seksen iki milyonluk bir ülkede bu test kitleri devede kulak sayılır. Uzun bir zamandır, beklide ilk defa koronavirüs ‘ lü günler – aylarla birlikte, insanlığın gündemin de savaş – kıyım sözcükleri salyalı ağızlardan kullanılama sokulmadı.  Bir anlamıyla da, bu olağan üstü günlerde savaştan toplu ölümlerden bahsetmemek oldukça önemli bir gelişme. Tamda bizler bunları düşünürken, Türkiye ‘ de hiçbir şeylerin değişmediğine tekrar tanık olmak insanlık adına çok üzücü. Grup yorumun bas gitaristi İbrahim Göçek ‘ in ölümü insanlık onurun tekrardan üçüncü kez yaraladı. Öte yanda atmış beş yaş üstü insanlarımızla birlikte, sokağa çıkma yasağı kapsamı içine alınan yirmi yaş altı çocuklarda neredeyse iki aya yakın bir zamandır ki, dışarıya yani sokağa çıkamıyorlar.  Öznesi insanlığı tedirgin eden bu koronavirüs salgının biz insanlara söylemek istediği bir şeylerin olduğunu sanki bizlere maddeci yönümüzle tekrar tekrar duyumsatıyor. Barışın, dayanışmanın ve birlikteliğin ne kadar kıymetli olduğunu biz insanlara birinci elden hatırlatıyor koronavirüs…

Sadece ilaç dışında, kişinin su sabun, temiz hava güneş ve toprak gibi hayati elementlerin koruyucu olabildiğini kendi almış olduğumuz önlemlerimizden biliyoruz. Kişinin sağlık açısından için aldığı önlemler ancak kişiyi koruyabiliyor. Bağışıklık sistemi güçlü olmayan insanlar, eğer kendilerini koruyamazlarsa birey olarak, kendi Koronavirüsün akciğerleri ve oksijeni çok seven iradesiyle kendini ölümün kollarına bırakabilirler…  Bizler ülke toplumu olarak kendimizi ailemizle birlikte izole etmeye uğraşırken, her zaman olduğu üzere, elinde ateşli sözleri ve çalışır vaziyette bekleyen ateşli silahları olanlar gündemi belirleme devam edecek. Ama meşru bir kurşun, insanı apaçık ortalık bir alanda hedef alabilir…. On yedi yaşını yeni bitirmiş, henüz on sekiz yaşından yeni gün almış 18 ‘ inde Suriyeli bir çocuk polis kurşunuyla kalbinden vurularak öldürülebilir… Ve bu öldürüşün karşılığı çok nüfuslu mülteci aileye kan bedeli olarak vatandaşlık kimlikleri verilerek susturuluyordu. Bu dört günlük sokağa çıkma yasağı, çocukları tutunda atmış ya da atmış beş yaş üstü insanlarda kısmi travmalar yaratmış bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Bunu nereden mi, çıkarıyorum? Bizati kendimden pay biçerek bunu söylüyorum. Bu tatil ve özel günlerin birleşimiyle uzatılan bu doksan altı saatlik yasakla birlikte, henüz bizlere parayla ya da hizmet olarak ulaşılmış ne bir hizmet niteliği olan sosyal bir dayanışma örneğini görmüş değiliz. Hiçbir sosyal yardımı almamış insanımız milyonlarla ifade etmek pek de abartı olamasa gerek.

virüs

“ Giderayak Mart ‘ ın koltuk altlarında Nisan ayı. Nisan ayı ‘ da artık ölümleri umursamıyor… “ Bu kırk günlük süreç, ha bizler kendimizi izole ettiğimiz ya da yönetenlerin tatil günlerini kapsayan bu kısmi sokağa çıkma yasak günlerinde, bırakınızda bir solunum maskesi bile elimize ulaşmış değil, sosyal medya üzerinden sosyal yardım kampanyaların yaygara ve fırtına koparılan, reklam kokan bu günlerinde… İnanız ki, biraz duygudaşlık yapmaya çalışıyorum.  Yıllarca düşünce suçlusu olarak, onca yıllara varan mahpusluk günlerini geçiren insanlara, gıptayla bakmaya çalışmak abartıya çakmaz diye düşünüyorum. Bunca sene, o dört duvar arasında, yalnız başına nasıl yaşamaya çalıştıklarına gıptayla bakıyorum. Bizler hepi topu üç veya dört günü kendi evlerimizde geçiremiyorken, o güzel insanların iradesine şaşmamak elde değil.  Ülke genelinde otuz bir ili kapsayan dört günlük kısmi yasakla birlikte, kendimce evde yapılmak üzere egzersiz hareketlerini tekrarlayıp durdum, sonradan fark ettim ki vücudumun her bir tarafı tutulmaya başladı. İnanır mısınız? Bu yazıyı yazmak için parmaklarımda mecalim kalmadı ki, bilgisayar klavyesideki tuşlara tek tek basarak bu yazıyı tamamlamaya çalışıyorum. Yönetenlerin sağlık ve ekonomik tedbirler açısından çok olumlu bir tablo çizdikleri şu günlerde, ben bir birey olarak çokta iyimser değilim. Henüz şehirler bazında kaç kişiye test kiti yapılmış bunun bir verisi elimizde yok. Daha açık bir dille, İstanbul – Ankara – İzmir – Konya – Bursa – Adana – Mersin vs. Kentlerinde toplamda kaç kişiye test kiti yapılmış bunun sayısal bir toplamı, biz topluma açık bir şekilde aktarılmamış, karanlık bir nokta gibi önümüzde duruyor. Duyumlarımıza göre bu salgına yakalanan insanlarımızın büyük bir çoğunluğuna bile, test kiti yapılmış değil. Girdiği ölüm orucuna 323 ‘ üncü gününde ara vermesinin ardından kaldırıldığı hastanede vefat etti. Gökçek ‘ in naşı hastane morgundan alınıp Gazi Cem evine getirilmesiyle, iç savaş provası yaparcasına gerçek muhaliflere saldıran bir iktidarla yüz yüzeyiz. Bu ülkede sağcı grupların yaptıkları hukuksuz hiçbir eyleme ses çıkarmayan, tekçi bir anlayışın seçimle aldığı bütün mevzileri kaybetme korkusunun, halka baskı ve zulüm yapma isteğinden başka bir şey değil, bu yapılanlar…  Bu koronavirüs güncesinde, Alevilerin inanç merkezi hukuksuzca basılıp tahrip edildi, acaba doksanlı yıllara dönen bir devler aklıyla karşı karşıya mıyız, sorusunu kendimize sormadan edemiyor insan? Yine Kürt coğrafyasında mezar yerlerine saldırıların yapıldığı gelen haberler arasında. Aynı keza İbrahim Gökçek ‘ in mezar yerine ülkücü cenahın bindirilmiş kıtaları tekçi devlet aklıyla meşrutiyetini hala koruyor. Bu koronavirüslü günlerin güncesi, bir yanıyla da salgının insanlık üzerindeki etkisinin,  milliyetçi ve din faşizmine kurban edildiği, düşüncesine inanan insanların sayısının bu ülkede çokta az olmadığı kanısındayım. Gündem koronnavirüslü günlere tekrar dönmeye başladığı dikey örgütlenmenin faşizan anlayışıyla. Bırakınızda benim gibi hasbel kader sosyal düşünen insanların, bu noktadan sonra virüsü – mürüsü düşündüğünü zannetmiyorum. “ Onurlu bir yaşam için “ her ne kadar ilkesel olarak tasvip etmezsem de, insanlar bedenlerini ölüm orucuna yatırmışken, bizlerin virüsten korunmak için kendimizi evlere kapatmamız ne kadar çelişkili bir durum…  Böylesi küresel bir salgında bile, sosyal düşünmemize olanak tanımayan, darbe söylemlerine paralel tehditler ayyuka çıkmış bir vaziyette. Birde milliyetçi – muhafazakâr bir iklimde, nasıl öldürüleceğimizi, bizlere birinci elden bildiren gazeteci…

Ve bir kadının kendi oturduğu siteden tarafımıza bildirilen görülmüştür nağmesi, işin farklı bir boyutu. Ölüm listeleri elimizde var gerekeni yaparız tehditleri arasında, sosyal medyadan gösterime sokuluyor. İktidarı seven birilerinin memnuniyetini karşılayan pişkin bir üslupla.. Tabi bu gösterime sokulan parmak sallayışları, gözdağı kan kokan, kısa metrajlı filmlerin, on beş Temmuz öncesine ait görüntüler olduğu bilinen bir gerçek. Öznesi, “ kırk katır mı – kırk satır mı deyimiyle yaşamamızı isteyen, iktidar sevicilerinin sahte darbe senaryolarından başka bir şey olmadığı aşikârdır. Bizlere söylemek istedikleri birçok sözleri var, ya salgınla ölüp gidersiniz, ya da bizlerin belirlediği koşular altında paşa paşa “ aç – biaç yaşarsınız. Bu iki seçenek her zaman sizlerin önünde duruyor.

“ 1944 ‘ ten günümüze değin devletten tırtıklanan silahlar kimin elinde var ise, yanında da çok ateşli sözleri vardır biline. “ Bunu bilmeyenlerin kulaklarına küpe olunur…

Ali Şeker / 15.05.2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Nächtliche Tierstimmen: Das Murmeln der Gartenschläfer

In warmen Sommernächten ist es mancherorts nicht zu überhören: ein eigentümliches Schnattern, Murmeln und Fiepen, das die ganze Nacht andauern kann. Dahinterstecken könnte der...

Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı’nın Bolu kampı sürüyor

Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı'nın başantrenörü Burak Bıyıktay, "Uzun vadede milli takımın omurgasını oluşturacak oyunculardan bir takım oluşturduk." dedi. Bolu Dağı kesimindeki bir otelde kampta bulunan...

Thomas Jarzombek, Digitalbeauftragter des BMWi: „Innovationsentwicklung in Deutschland braucht Technologie und Kreativität“

Das Kompetenzzentrum Kultur- und Kreativwirtschaft des Bundes veranstaltet vom 13. bis 16. August 2020 das digitale Innovation Camp „Sprungkraft“. Über 300 Expert*innen aus Wirtschaft,...

Flugzeug mit humanitärer Hilfe aus der EU in Beirut eingetroffen

Donnerstag Morgen ist in Beirut ein EU-Flugzeug mit mehr als 17 Tonnen humanitärer Versorgung, Medikamenten und medizinischer Ausrüstung gelandet. Die Notfallmaterialien dienen der Versorgung...