11.4 C
Hamburg
Sonntag, September 27, 2020
Start Home RTÜK belgesel izlemeyi seviyor

RTÜK belgesel izlemeyi seviyor

Medya Mahallesi, Halk Tv’de yayınlanan ve gerçekleri ekrana taşıyan gazeteci Ayşenur Arslan’ın sunduğu bir programdır. Birçok sevenini ekrana kilitliyordu, uzman konuklarıyla gündemi konuşuyordu. Ama Radyo ve Televizyon Üst Kurulu(RTÜK), bir kez daha özgür bir medyaya pimi çekilmiş bombayı attı. RTÜK’ün alışık bu hallerine karşın, özgür ve bağımsız medya da sesini kesmeye çalışanlara karşı direniyor. Oysaki Ülke TV ekranının ‘Arafta Sorular’ programındaki iki kadın gazeteci (!) Sevda Noyan ve Esra Elönü; komşularını tehdit etmiş, ekran karşısında kin kusmuşlardı. Sevda Noyan, “15 Temmuz kursağımız da kaldı. Yapamadık istediklerimizi. Benim de listem var. Apartmanımızda var böyle birkaç kişi. Ayaklarını denk alsınlar.” Esra Elönü ise, “Dört ayaklarını da denk alsınlar,” demişti. RTÜK ceza kesmedi henüz. Sanırım günlerdir cezayı düşünüyordur.

Pazartesi sabahı da aynı şekilde Medya Mahallesi programı vardı. Aslında hafta içi her gün sabah saat 11’de ekranlarının karşısına çıkan Ayşenur Arslan, bu defa ekranda yoktu. Salgın sebebiyle evinden katılıyordu programa, konukları da eve gidiyordu. Medyanın baskı altında olduğu bu süreçte, Ayşenur Arslan, İrfan Değirmenci, Enver Aysever, Fatih Ertürk, Gökhan Hacır, Şirin Payzın, Barış Yarkadaş, İsmail Saymaz, Murat Sabuncuoğlu, Şule Aydın, Levent Gültekin… ve de diğer tüm Halk Tv, Fox Tv, Cumhuriyet, BirGün, Evrensel, Sözcü, Yeniçağ, Aykırı haber sitesi… bu ülkenin tek nefes alabileceği alanlar oldu. İktidar yönetimi, bu alanları çembere alıp, iğne ucunda bir hava yolu da bırakarak boğmaya mahkûm ediyor. Medyanın bu denli baskı altına alınması, iktidarın kendi yandaş medyasına alan açmıyor. Bunu yanlış yapıyorlar. Çünkü yurttaşlar, medyaya olan baskının da, kendi üzerlerindeki baskının da farkında artık. Yandaş medyayı kimse okumuyor, okutmuyor.

Bu defa farklı bir yayın ekrana kilitlendi izleyici… Hem Karadeniz’in doğasıyla bütünleşti ekranda hem de ‘balık nasıl tutulur’u öğrendi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), bu cezayı belgeselle önlüyor. Daha önce de bu belgesel olayını, Gezi olaylarında görmüştük. Sokaklarda gaz fişekleriyle köşelerde sıkıştırılan eylemciler; Gezi Parkı’ndaki ağaçlar kesilmesin, demokrasi ve özgür bir toplum olabilmek adına mücadele ederken, olayları Halk Tv başta olmak üzere, bazı gazeteler yayınlattı, yayımladı. CNN Türk ise, o eylemlerde Penguen belgesellerini yayınlıyordu. RTÜK, belgesel izlemeyi seviyor galiba, sürekli belgesel cezalarını verip, izliyor/ izlettiriyor. Oysaki belgeseller de çok önemli yayın akışıdır, bilgi kaynaklı içerikleri vardır. Böylesi bir kararı durdurmak için, cezalar yağdırmak; bahsettikleri demokratik ülke pozisyonuna sığıyor mu?

Şule Aydın’ın Pazartesi saat 13.00’teki ‘Haber Masası’ programın konuğu Ayşenur Arslan’dı… Eğer bugün ‘Medya Mahallesiolsaydı, neler konuşulacaktı?’ sorunun cevapları da vardı elbette.

Gazeteci Arslan, “Bana gelen mesajlara göre izleyiciler çok memnun. Balık tutmayı nasıl özlemişiz nasıl da unutmuşuz. Ne oldu ben de gideyim balık tutayım, diyenler vardı. İnsan ve hatası olduğu halde işi Allah’a havale edenler, sonunda evi başına çökmediği için de iktidara teşekkür eden seçilmiş vatandaşları malum, bu belgeselleri çekenler belli. Sevinçliydiler, memnundular.”

Bazı başlık soruları da vardı Ayşegül Arslan’a yöneltilen…

Birkaç başlığı kafamda ayırmıştım. İşsizlik, açıklanan rakamlar şubat ayına aitti. Salgının henüz tam anlaşılmadığı, kapıların da kapanmadığı için iki sonraki ayda görebiliriz. TÜİK bile 4,5 milyona yakın işsizlik var diyor. 15-24 yaş arası çalışan oranı yüzde 2 artmış. 3 gençten birinin ne işi ne de okulu var. Hem zihni ve bedeni kapasitesi yüksek olan birinin, enerjisinin boşa harcandığını düşünün. Asıl tablo gelecek ayda açıklanabilir,” dedi.

Pandemi ve sonrası

Bugün verilen bir kararla AVM’ler de açıldı. Yurttaşlar avm önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Salgının hem tetikleneceği bir andı hem de bu salgının henüz tam geçmemesi de krizlerin farklı yönlere çekileceği de olasılıktı.

Gazeteci Arslan, diğer konulara da şu şekilde açıklık getirdi:

Pandeminin yeni döneminde söz edecektim. Daha saat 10’da çok özlemiştik diye avm’lerin önünde sıraya girmişti. Bilim kurulu üyeleri, ‘ben olsam gitmem’ diyordu. Daha ne desinler. Pandemiyi birebir gören bir uzman Profesör Tufan Tükek, ‘Eğer böyle giderse, Eylül’de başa daha beter döneriz’ demişti. Daha ne desinler. Almanya’daki vakalarda artış var, Güney Kore’de yeni vakalar görüldü.

Çin’de Wuhan karantina altındaydı, ABD 1,5 milyona doğru gidiyor vaka sayısı, danışmanda da vaka görüldü; bu gibi durumda ekonominin de işlemesi lazım, maskeler dahi çözülmeden, avm’leri açmakla mı çözülmeliydi.

Bir yandan ekonomik kriz, bir yandan da pandemi; iktidar muazzam idare ettiğini düşünüyor. Ama söyledikleriyle, yaptıkları arasında muazzam çelişki var. Her şeyi iyi yapan ve iyi gittiği yerde iktidarlar bu kadar baskı ve siyasi söylemlere, nedret söylemlere gitmezler. Her şey iyiyse, bu kadar şiddet ve celal kime?

Eğer işler yolunda gitmezlerse içeride iktidarlar için düşman lazım olur. O düşman da olağan şüpheliler olarak bizler oluyoruz. “

Bahçeli hastalığı

Herkes gibi belki muhalefetten daha iyi bir biçimde durumun giderek sertleşeceğini görüyorum. Ekonomideki gerçek tabloyu, bir birey insanlar biliyor. 7 haneden biri yardım talebinde bulunmuş. Bu daha da kötüleşecek. Bazıları idare ederken, bazıları da dişini sıkıyor. Siyasetin daha da sertleşmesi, daha da baskıcı olması neredeyse kaçınılmaz. Bahçeli de (MHP Genel Başkanı) bunu görüyor. Burada kendince bir alan açıyor. Günü geldiğinde Bahçeli: “Ben söyledim. Bakın bu kötüler, bu şeytanlar, bu hainler cezalandırılıyor,” diyecek. Bahçeli’nin uzun zamandır yaptığı şey, perde arkasında müthiş bir oyun oynuyor. Dolayısıyla sorumluluğu yok, hesap vermeyecek belli ki. İktidarı daha da sertleştirecek (bahçeli) daha da köşeye sıkıştıracak. Kendisine yarattığı yeni alanlar, belki yeni kadro da istenecek belki yeni şeyler talep edecek bilemiyorum. Yeni dönemin işaret fişeği hep MHP’den gelir, yine geldi.”

Turgay Kılıç / 12.05.2020

 

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Robotik-Unternehmen aus Deutschland erhält Darlehen über EU-Investitionsoffensive

Die Europäische Investitionsbank (EIB) stellt dem deutschen Unternehmen Magazino im Rahmen einer Finanzierungsrunde ein Darlehen von bis zu 12 Mio. Euro zur Verfügung. Das...

Rönesans’ın Rusya’daki projesine yeni ödül

Moskova'nın iş ve yaşam merkezini buluşturan Moscow City'de hayata geçirilen Neva Towers, CRE All-Russia Awards 2020’de, En İyi Karma Proje ve Yılın En İyi...

ADAC Ambulanz-Service bringt Patienten sicher nach Hause

Internationale Herausforderungen in Zeiten der weltweiten Pandemie/ Unterstützung bei medizinischen Notfällen Bei Landung eines ADAC Krankenrücktransportes wurde das Team auf dem Airport Shijiazhuang (China) unter...

Uğur Okulları’ndan kitap okuma etkinliği

Kitap Benim projesi kapsamında her gün okullarda ve uzaktan eğitim kapsamında evlerde 20 dakika serbest okuma saati düzenleyen Uğur Okulları, toplumda okuma farkındalığı oluşturmak...