14.8 C
Hamburg
Montag, Juni 21, 2021
StartHomeBir gazetecinin kızından çağrı

Bir gazetecinin kızından çağrı

Büşra Öztaş, gazeteci babası Mevlüt Öztaş için çağrıda bulunuyor. Baba Mevlüt Öztaş, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Cihan Haber Ajansı Uşak muhabiri ve ‘terör örgütü üyesi olma suçundan’ tutuklu. Gazeteci Öztaş’ın sağlık durumundan dahi haber alamayan aile, hem tedirgin hem de korku içinde.

24 Yaşındaki Büşra Öztaş, Şubat 2018’den beri tutuklu olan gazeteci babası için sosyal medya hesabından yaklaşık 3 haftadır çağrıda bulunuyor. Gazeteci Mevlüt Öztaş; Cihan Haber Ajansı Uşak muhabiri ve ‘terör örgütü üyesi olmak’ suçundan 9 yıl 3 ayla yargılanıyor. Babası Gazeteci Öztaş’ın 24 yıllık muhabir olduğunu belirten Büşra Öztaş, 4 hafta önce babasının ameliyat olduğunu belirtiyor. Sağlık durumundan da haber alamayan Öztaş ailesi, bunu sadece baba Öztaş’ın telefon görüşmesinden öğreniyorlar.

49 yaşındaki gazeteci Mevlüt Öztaş, 2015 yılında Uşak’taki AKP Mitingi sırasında bir kadının MHP’nin Bozkurt işareti yapması üzerine, bunu yorumsuz, sıradan bir haber şeklinde yazdığı halde tutuklandığı belirtildi. Ayrıca kızı Büşra Öztaş, “Oradaki yerel gazetelerdeki diğer gazeteciler de bu haberi yapmıştı ve yorumsuz bir şekilde, sadece süreci anlatan bir haber yapmıştı; ama sadece babama bir soruşturma açılmıştı,” dedi.

Uşak E Tipi Cezaevine getirildikten sonra, Afyon Cezaevine sevk edildi gazeteci Öztaş, geçen ay Ankara Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmıştı. Ayrıca geçen hafta Pankreas kanseri olduğu öğrenilen Mevlüt Öztaş, hastanenin bodrum katındaki demir parmaklıklı bir odada tedavi altına alınmıştı. Fıtık, safra kesesi ameliyatı olan gazeteci Mevlüt Öztaş, böbrek yetmezliği ve hipertansiyon hastalıkları da ciddiyetini koruyor. Bir başına bu hastalıklarıyla mücadele ederken, arkasında da endişeli ailesi dört gözle çıkacağı günü bekliyor.

Öztaş ailesinin 4 çocuğu var. 24 yaşındaki Büşra, babasının çıkacağı günün umuduyla sosyal medya hesaplarından çağrıda bulunuyor, okuyor ve ayrıca çalışıyor. Büşra’nın bir de 3 kardeşi daha var. 22 yaşındaki Elif, üniversite öğrencisi; 18 yaşındaki Rabia, lise son sınıf öğrencisi; Ali Yekta ise henüz 5 yaşında, 48 yaşındaki anne Gülten Öztaş ise günü birlik bulabildiği işleriyle geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar. Acılı aile, demir parmaklıklar ardında hastalıklarıyla boğuşan 24 yıllık gazeteci Öztaş babayı, büyük bir umutla bekliyor.

Büşra Öztaş; babasıyla telefonda görüşemediğini şu sözlerle dile getiriyor:

Sonraki telefon görüşünü iple çekerken babam bizi aramadı. Neden aramadığını, hastaneye tekrar kaldırıldığını bile uzun uğraşlar sonucunda öğrenebildik. Bu sefer hastane durumu hakkında bilgi vermeyip buraya gelmeniz gerekli dendi ancak biz şehir dışı yasağı sebebiyle gidemiyorduk.

Hastane ve cezaevi bize rapor vermediği için Ankara’ya gitme iznini emniyetten alamadık. Sadece haber almak hastaneye kaldırılış sebebini öğrenmek istiyorduk ancak ailesine, bizlere bu bile çok görüldü. Raporu hastaneye gidince almak üzere emniyetten izni aldık, hastaneye gittik.

Gazeteci Öztaş’ın kızı Büşra Öztaş, ayrıca şunları da ifade etti:

Zaten cezaevinde bulunduğu süre içinde böbrek ve karaciğer yetmezliği hipertansiyonu başlayan babama bu sefer de kanser teşhisi konduğunu, tehlikeli bir bölgede olduğunu ve 4. evre olma ihtimalini de hastaneye gidince öğrenmiş olduk. Kanser türü itibariyle hızlı yayılıyormuş.

Sadece bunları öğrenip cam arkasından bile görmemize izin verilmeden dönmek zorunda kaldık. Babam şuan hastanenin bodrum katında demir parmaklıklı bir odada, yatağına bağlanarak, kelepçeyle kemoterapi (kimyasal tedavi) tedavisi görüyor. Bizim için babama konulan tanı zaten yeterince zor.

Hücrede değil, evinde devam etmeli

Babamı göremiyor, hakkında yeterince bilgi alamıyoruz. İstinafta bulunan dosyasından umutluyuz. Babamın bu zor dönemde sağlık durumu göz önüne alınarak tahliye olmasını, tedavisine en azından kemoterapiden çıktıktan sonra alınacağı hücrede değil evinde devam etmesini istiyoruz.

Babamın kanser gibi zorlu bir hastalıkla herkesin sahip olduğu şartlarla, kelepçesiz, demir parmaklıksız bir odada tedavi görecek kadar insan hakkı olduğunu düşünüyorum. İnsan hakkını talep etmek zorunda kaldığım için çok üzgünüm. Sesimi duyuracak herkese şimdiden teşekkür ederim.

Turgay Kılıç / 12.05.2020

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular