9 C
Hamburg
Freitag, Mai 14, 2021
StartGesundheitHamburg Polisinde Irkçılık

Hamburg Polisinde Irkçılık

ALMANYALILAR – 31 yaşındaki John H., Afrika -Gana kökenli, meslek olarak da son üç yıldır şehrin Eimsbüttel semtinde, hasta ve yaşlılara bakan bir firmada hastabakıcı olarak çalışıyor. Hastaların birbirlerine yakın mesafelerde oturmalarından dolayı hemen her mobil hasta ve yaşlı bakım servisi çalışanı gibi bir hastadan diğerine bisikleti ile gidip onların ilaçlarını veriyor, bakımlarını gideriyor, firmanın kendisine verdiği çalışma planında ne gerekiyorsa onu yapıyor. Bu Coronalı günlerde dünyanın en tehlikeli mesleklerinden birini, icraa ediyor. John’un başına gelenleri, olup bitenleri kişisel Instagram hesabından aktarmasa belki hiç bilmeyecektik, onbinlerce insan olup bitenleri okuduktan sonra tepki vermeseydi yerel gazeteler bu ırkçı uygulamayı haber bile yapmayacakları, nihayetinde Hamburg polisi de zorunlu bir açıklama yapıp ondan ve halktan özür dilemeyecekti.

Hangi yüzyılda nerede yaşıyoruz bir bakılsın. Hamburg neredeyse kuruluşundan beri kozmopolit bir kent, adı “Dünyaya Açılan Kapı”. Resmi verilere göre Hamburg’da 6-7 bin Gana Cumhuriyeti vatandaşı, 17-18 bin civarında Afrika kökenli insan yaşıyor. 1900’lü yılların başından beri Hamburg’da Afrika kökenli insanlar yaşıyorlar. Yine resmi rakamlara göre her beş Hamburg polisinden biri göçmen kökenli. Geçen yıl SPD’li milletvekili Kazım Abacı’nın soru önergesine verilen yanıta göre 2017 yılında bu mesleğe başlayacak olan 654 polis adayından 78’i göçmen kökenli. 2018 yılında mesleğe atılacak olanlardan ise 729’undan 115’i. 2019 yılında ise 334 adaydan 53´ü yine göçmen kökenli. Her üç adayın biri kadın, bu adayların çoğunluğu Polonya, Türkiye, Rusya, Afganistan, Yunanistan, İran ve Portekiz kökenli. İçlerinde Afrika kökenli var mı? Yok. Zira Hamburg sokaklarında daha Afro-Alman bir polise henüz denk gelen de yok. Bu veriler bile başlı başına Hamburg polisinin ırkçılığına güzel ve yeterli bir örnek teşkil ediyor.

polis

Irkçı saldırı ile yukarıdaki bilgiler neden bu kadar birbirleriyle tezat dahası uyum oluşturuyorlar? Hastabakıcı John 18 Nisan’da olağan çalışma günlerinden birinde. Yine her zamanki gibi bisikleti ile bir hastasından diğerine koşuşturup duruyor. Polise göre hareketleri şüpheli. Telaşlı koşuşturmacasını, bir evden diğerine girip çıkmasını ya bir uyuşturucu satıcısı ya da kuryesi diye yorumlarlar. Oysa hastabakıcılık mesleğini az çok bilen sıradan bir insan bile nasıl bir çalışma tempoları olduğunu, neden koşuşturmak zorunda olduklarını, hastabakıcıların zamanla yarıştıklarını çok iyi bilirler. Zira hastalık kasaları belirli bir dakika verir, o süre içerisinde hastanın ilacı verilmek, bakımı yapılmak zorundadır. Öbür türlü harcanan zamanı ne firma, ne kasa, ne de hasta öder. Bir değil, tam üç sivil polis John’u izlemeye alır, sonra da uygun an ve zamanda bisikletinden kaba hareketlerle yere devirir, onu yüz üstü yatırıp şüpheli bir zanlıya bile nasıl davranılmaması gerekirse öyle yaparlar. Gövde gösterisi, keyfine göre müdahale, kimlik göstermeme vs. Sonradan yapılan açıklamalara göre olası bir şekilde kaçmasını engellemişlerdir.

Bisikletinden zorla indirilip hemen yere yatırılan ve elleri arkadan bağlanan John’un cepleri aranmaya başlanır. Sivil kıyafetli şahıslar ne polis olduklarını ibraz ederler, ne de bu yönlü bir beyanda bulunurlar. Kim tanımadığı insanlar tarafından böyle davranılmasına razı olabilir? Soyulacağını zannedince, kendini savunmaya çalışıp itiraz eder. Adamların polis oldukları sonradan anlaşılacaktır. Kendisini savunmaya kalkınca da kelepçelenir. Sonrasında yapılan açıklamaya göre girip çıktığı evlerin birinde uyuşturucu satılıyordur. Gerekçe de budur. Davranışları şüphe uyandırmıştır. Üzerindeki hastalarıyla ilgili evrakları gösterdikten sonra hastabakıcı olduğu anlaşılır ve bırakılır. Bırakılınca da bozulan bisikleti, saati, cep telefonu, gururu ve ayağı yaralanmış bir halde evine gider. Karşılaştığı haksızlık, ayrımcılık ve ırkçı davranışlar içini yer kemirir.

Akabinde John ve şefi kendisine böyle davranan sivil polislere, bu küçük düşürücü ve onur kırıcı ırkçı uygulamaya karşı resmi şikayette bulunurlar. Polislerin açıklamaları ve gerekçelerinin haklı bir yanı olmadığını onlar da görmüşlerdir. Karşılaştığı zorbalığı anlayamayan John başından geçenleri sosyal medya hesabından kısa bir not ile takipçilerine duyurur. Mevzu, takipçileri sayesinde büyük ilgi görüp kısa sürede viral olur. Sosyal medya kullanıcıları John’un başına gelenler karşısında onunla gittikçe artan dayanışma paylaşımlarında bulunurlar. Hatta içlerinde bu Corona günlerinde hasta ve yaşlı insanlara baktığı için şükranlarını bildirenler de vardır. Gösterilen tepkiler sonucunda Hamburg polisi de kendi Instagram sayfasından yarım ağız da olsa özür dilemek, onun görünüşü ile değil davranışı ile ilgilendiğini açıklamak ve meydana gelen maddi hasarı da üstlenme sözü vermek zorunda kalır.

10.05.2020

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular