24.6 C
Hamburg
Donnerstag, Juni 17, 2021
StartHomeİranlı gazeteciler Türkiye’de tehlike altındalar

İranlı gazeteciler Türkiye’de tehlike altındalar

ALMANYALILAR – Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) kuruluşu bugün bir açıklama yaparak Türkiye’de faaliyet sürdüren sürgündeki İranlı gazetecilerin hayatlarının tehlikede olduğuna acil dikkat çekti. Bu gazetecilerin ve ailelerinin hayatlarının İran Gizli Servisi’nin baskıcı ve intikamcı faaliyetlerine maruz kalma tehlikesine değinen basın kuruluşu, yakın zamanda gerçekleşen bir cinayete ve bir kaçırma olayına değinerek Türkiye’de sürgünde medya faaliyetlerinde bulunan İranlı gazetecilerin genel durumlarına işaret etti. Türkiye’deki ilgili resmi dairelerim küresel salgını mazeret göstererek iltica ve başka ülkelere göç dilekçelerini işleme koyma konusunda yeteri kadar hızlı hareket etmediklerini an itibarı ile kendilerince bilinen Türkiye’de faaliyet gösteren İranlı 12 gazetecinin hayatlarının ciddi tehlike altında bulunduğunu vurguladı.

Türkiye’nin mülteci gazetecileri etkili bir şekilde korumalarını isteyen RSF aynı zamanda BM Mülteci Örgütü UNCHR ile birlikte hareket edilerek iltica işlemlerinin uygun zaman dilimleri içerisinde sonuçlanması talebinde bulundu. Genel Müdür Christian Mihr bu insanların ve ailelerinin Türkiye’de acil tehlike durumu altında olduklarını ve üçüncü bir ülkeye gidebilmelerin ve güvenliklerinin sağlanmaları gerektiğini açıkladı.

2018 yılı sonuna kadar İran’dan Türkiye’ye gelebilen İranlı gazeteciler BM Mülteci Örgütü’ne iltica için başvurabiliyorlardı. Bu yasanın değişmesiyle gelenler önce Türkiye’de ilgili resmi yerli makamlara başvurmak dahası kayıt yaptırmak zorundalar ki korunma statülerini alabilsinler. Türkiye göçmen daireleri ve polisinin başvuru dilekçelerini incelemeleri uzun zaman alabiliyor. Bunların arasında ABD’ye gitmek isteyenlerin işlemlerinin daha da uzamasının nedeni olarak Başkan Donald Trump’u suçlayan RSF, önceki başkan döneminde farklı olduğunu ama Trump’un artık bu türden iltica ve göç başvurularına izin vermediğine değindi. Bu yüzden işlemlerin uzun bir zaman dilimine sarktığını açıklayan kuruluş, ABD’nin artık hiçbir göç başvurusunu kabul etmediğini, sağlık giderleri gittikçe arttığı için İran’dan gelen mültecilerin ilgili yardımlardan yararlanamadıklarını ve sağlık kartlarına sahip olamadıklarını, salgından dolayı mültecilerin ekstra risklere maruz kaldıklarını belirtti.

iranlı gazeteciler

14 Kasım 2019’da İstanbul’da İranlı gazeteci Mesut Mevlevi Vardanjani sokak ortasında öldürülmüştü. Muhalif internet portalı Black Box’ta haber müdürlüğü yapan gazeteci hakkında Türkiye basını ise onu hem siber ajan olarak tanımlamış, hem de gazeteciyi adeta suçlayarak onun ABD’de yapay zeka üzerine doktora yaptığına ve İran’da ‘yapay zeka biliminin babası’ unvanıyla da tanındığına, hatta eski bir İran gizli servis görevlisi olduğunu iddia etmişti. RSF ise onun öldürülmesini 2018 yılında ülkesini terk etmeden önce İran Devrim Muhafızları ve lideri Ali Hamaney hakkında rüşvet ve yozlaşma ile suçlayan yönde yayınlar yapmasına, Reuters haber ajansının Türkiye resmi kurumlarına dayanarak İstanbul’da faaliyet sürdüren İran Konsolosluğu ve Gizli Servis Temsilciliğinin öldürülmesi yönünde talimat verdiğine değindi.

Bir başka İranlı gazeteci Arash Shoa Shargh ve politikacı Ali Asker Korush Zamani ile birlikte 2017’de Van’a iltica etmişti. Ali Asker Korush Zamani, Şubat 2018’de İHD Van Şubesi’ne başvurarak, “Gilan Nu” adlı haber sayfası yazarı gazeteci Shargh’tan haber alınmadığını bildirdi. Gazeteci Sharg’ın arkadaşı Ali Askhar Kourosh Zamani, İHD’ye verdiği dilekçesinde, „6 Şubat günü akşam 15.30’da ayrıldık. Şu ana kadar kendisinden hiçbir haber alamıyorum. Evine gittim ama evde de yoktu. Telefonu kapalı ve eve gitmemiş. Daha önce İran istihbaratı bizi tehdit etti, hatta bizi öldürmeye çalıştı“ dedi. İHD Başkanı Şube Başkanı Murat Melet, gazeteci Shargh’ın muhalif duruşu nedeniyle tehdit edildiğini belirterek: „İran istihbaratı ailesine giderek oğullarının nerede olduğunu sormuş. 7 gün önce gazeteci Shargh’ın evine giderken kaybolduğunu arkadaşı bize bildirdi. Bir haftadır kendisinden bir daha haber alamadık. İHD olarak arkadaşını Emniyet’e de yönlendirdik. Biz İranlı gazetecinin yaşamından endişe ediyoruz“ demişti.  Ayrıca gazeteci Shargh, ANF’ye de konuşarak, şunları dile getirmişti: „İran’da gazeteciler insanlık dışı uygulamalara maruz kalıyor. İran’da basın ve ifade özgürlüğü neredeyse hiç yok. Bize yönelik zulmü uluslararası kamuoyuna anlatamıyoruz. İran’da en kötü şartlar altına yaşayanlar gazetecilerdir. Resmi olmayan rakamlara göre onlarca gazeteci cezaevindedir. Bazıları ise gözaltında kaybettirildi. Ben devlet yetkililerinin aldığı rüşveti haberleştirdiğim için ceza aldım. Türkiye dışında hiçbir ülkeye gidemediğim için buraya geldim“ demişti. Arash Shoa Shargh kaçırılmasından 25 gün sonra İran’da bir cezaevinde ortaya çıktı. Türkiye’de kaçırıldıktan sonra üç hafta boyunca bir araba garajında bir hücrede tutulan ve sorgulanan gazeteci Farsça sorguya tabi tutulmuş, iş birliğine yanaşmayınca da İran sınırına getirilip Tebriz Devrim Muhafızları’na teslim edilmişti. Shargh daha önce de izinsiz ve yalan haber yapmak iddialarıyla suçlanıp cezalandırıldığı için Türkiye’ye kaçmak zorunda kalmıştı.

İran, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde bu yıl 180 ülke arasında 173. sırada, Türkiye ise 154.

08.05.2020

Fotos: Twitter – Mesut Mevlevi Vardanjani / ANF

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular